Başımıza bu gelenler sebepsiz değildi…

Yani durup dururken gelmedi bunca şey başımıza…

Bak güzel kardeşim adamlar bir asırdır korkunç cinayetler işliyor kimseye hesap vermiyorlardı…

Katil devletler İslam beldelerini işgal ediyor kimse ne yapıyorsunuz demiyordu…

Âlimlerimizin mezarlarını kahkahalar ile bombalıyorlar dünya suskunları oynuyordu…

Tarihimizi mazimizi çalıp, kendi ülkelerinde eğlenceli müzayedeler yaptılar…

Ortadoğu adeta İsrail’in hayali, Bizans’ın intikam yurduna dönüşmüştü…

Ülkeler çizip biçiyorlar iki milyarın gözünün içine baka baka…

Birleşmiş Milletler bırakın insani yardımı, insani yardıma muhtaç olan Müslümansa sığınanları topluca katillere teslim ediyordu…

Dünyanın sağlıklı suyunu insan zehirleyen içeceklere harcayıp, Afrika’yı aç susuz bırakıyorlardı…

Dünya birkaç katil çeteye teslim olmuştu…

Birkaç ailenin kölelerine dönüşen insanlık vardı artık sadece…

Raflarda son kullanma tarihi geçip çöpe atılan gıdalarla yeryüzünde açlık son bulacakken paylaşmıyorlardı sömürgeciler…

Silahlara, kimyasal bombalara harcanan paralar İslam ülkelerinin sırtından çıkıyor…

O ölüm makinaları yine Müslümanlar’ı vurmak için geri dönüyordu…

Kimsecikler dur demiyor, diyemiyor, diyecek iradeyi gösteremiyordu…

Ve bir gün geldi ipler koptu, bir tarih yeniden yazılsın diye Allah’ın adalet sesi yükseldi…

Bir adam çıktı ve haykırdı, ya herkes için huzurlu olacak bu dünya ya da kimseye huzur vermeyenlerinde huzuru  kaçacak dedi…

Durun bir dakika dediği gün dünya sarsıldı…

Not ettiler onu ve vatanını bir kenara…

Bir avuç katil Siyonist Yahudi’nin sapık hayali uğruna öldürülen insanları dünyaya duyurdu yüzlerine vurdu katilsiniz dedi…

Yazdılar onu o karanlık ajandalarına…

“Dünya beşten büyük” dediğinde dosyası kabardı…

Kudüs insanlığın başkentidir diye haykırdığında, Araplar Kudüs’ü İsrail’e teslim ediyordu…

Bir adam satılmış kimi Arap liderlerin korktuğu Amerika’ya “Sen zalimsin” diye meydan okuyordu…

Rahatsız olan Amerika pusuda bekleyip başımıza terörist örgütlerini bela ediyordu…

Bir adam yoksul ülkelere gidiyor, dünyanın merhamet damarını geliştiriyor, sorunlarını çözmek için dünyayı vicdana davet ediyordu…

Batı sinir oluyordu artık o adama…

Hakça paylaşım derken, eşit dağılım adalet derken zengin katillerin asabı bozuluyordu…

Ne güzel gidiyordu düzenleri öyle ya o adam konuştukça insanlık uyanıyordu…

Uyuyanları uyandıran Recep Tayyip Erdoğan’a artık kafayı takmışlardı…

Ve Türkiye’ye hiç hesapta olmayan bir şekilde ani bir seçim kararı aldı…

Görünen tablo ortaya koydu ki iyi ki erken seçim kararı alınmış…

Zira iyilerin elçisi, mazlumların hamisi zalimlerin sinir olduğu adamı devirmek için her şeyi denemeye başladılar…

Bir dolara ruhunu satanlar şunu unutuyordu…

Bin yıllık kadim bu millet şehadete koşar ancak vatanını yarı yolda koymazdı…

Tarih bu milleti hiç vatansız diye yazmadı…

Bu toprakların ağır imtihanıdır onu sıkı tutmak…

Ama herkes bilir dünyanın direğidir Türkiye, o direkt çökerse cihan sallanır…

Şimdi başımıza gelenlerin hepsi “Yeni bir yüzyılımızı onlar mı yazacak; yoksa Anadolu insanı mı” kavga bu…

Yeni bir yüzyılımızı Allah şahit olsun ki cihanın en kadim lideri Erdoğan’la yazacağız…

Bu uğurda milletin göze aldıklarını bir bilseydiniz bu millete hiç bulaşmazdınız…

Ve size haykıracağım tek sözümüz hep şu olacak BAŞARAMAYACAKSINIZ…