Afrin’e yönelik Zeytin Dalı Operasyonu başladı başlayalı farklı senaryolar ve sonuçlar ortalıkta dolanıp duruyor. Kimi savaş karşıtlığının arkasına gizlenerek bu operasyonu destekleyenleri savaş seviciliği ve kandan beslenmekle/ vampirlikle dahi suçlarken kimi bu operasyon başarılı olsa dahi Pirus Zaferi’nden farklı olmayacağını söyleyip duruyor. ABD’nin Türkiye’nin bu operasyonuna şiddetle karşı çıkmamasını satranca benzetip Afrin’i bir piyon, Münbiç’i kale veya vezir Fırat’ın doğusunu ise şah olarak nitelendiriyorlar.

Bazıları hâlâ terör örgütleri PKK/KCK/PYD-YPG ve DAEŞ ile mücadele edildiğini sanıyor olabilir ama öyle olmadığı Afrin’den çıkan cenazelerle de bir bir ortaya çıkıyor. PYD safında çarpışırken öldürülen teröristlerin tabutlarına örtülen bayraklar ne ile karşı karşıya olduğumuz hususunda çok net bilgi veriyor. İngiliz, Alman,  Amerikan, Kanada bayraklarına ilave Yunan bayrağı Mehmetçik ve ÖSO’nun 7 düvelle karşı karşıya olduğunu çok net gösteriyor. Güvenlik uzmanı Mete Yarar’ın da dikkat çektiği gibi Afrin’e son intikal edenlerin sıradan YPG veya PKK’lılar değil profesyonel askerler olduğunu hatırlatmakta fayda var.

Zeytin Dalı Operasyonu’nda gösterilen ihtimamdan mütevellit zaman almasını bilerek dezenformasyon için kullananlar her türlü yalanları ortaya çıkmasına rağmen algı operasyonlarından, yalan bombardımanından geri adım atmıyorlar.

Operasyonun teknik detayları ve sair konularda hariçten gazel okumak kimseye düşmez. Operasyonun gidişatı ile ilgili lüzumsuz eleştiri, tavsiye telkinler anlamsızdır. Başkasının değirmenine su taşımaktan başkaca bir işe yaramaz. Operasyonu yöneten ve icra edenler ne gerekiyorsa en idealini yapıyor.

Senaryo her ne olursa olsun bilhassa ABD’nin olabildiğince fazla kazanım elde etmek istediğinden kimsenin şüphesi yok.  Rusya’nın da karakaşımıza, kara gözümüze hayran olmadığını da hatırımızdan çıkarmayalım. Suriye özelinde onların da kendilerince bir takım hesapları olduğu sır değil.

Bu arada ikide bir ısıtılıp tekrar servis edilen “Şehit sayıları eksik veriliyor” yalanını/kara propagandasını  kimse dikkate almıyor. Amaç insanların kafasını katıştırmak ve olabildiğince moral bozukluğu oluşturmak. Şehit sayısının eksik açıklanması zaten pek çok açıdan imkansız. Türkiye Cumhuriyeti büyük bir devlet, kantonculuk oynayan veya aşiret düzenine dayalı bir yapı değil.

Türk Silahlı Kuvvetleri de Adalet Bakanlığı (savcılık ve mahkemeler) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (SGK-Emekli Sandığı), İçişleri Bakanlığı (Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü) pek çok farklı kurumlarca tutulan kayıtlarla işlem yapar. Mehmetçiklerimizin ailesi ve yakınlarını da eklediğinizde şehit ve yaralı sayısının gizlenmesi ve sır olarak kalması imkânsız. Ama dedik ya, bunu yayanlar da bunu çok iyi biliyorlar ama her türlü yalan ve iftirayı denemekten başka yapacakları bir şey yok.

Çok uzun zaman sonra üç meselede milletin kahir ekseriyeti aynı noktada birleşti. İlki 15 Temmuz darbe teşebbüsü, ikincisi Kudüs Meselesi ve en son olarak da Afrin’e yönelik Zeytin Dalı Operasyonu.

Bunu kaybetmeyelim, birlik ve dirliğimizi perçinlemeye devam edelim. Bölgeyi iyice karıştırıp istikrarsız bir hale getirmek, Türkiye ve Suriye’yi bölmek isteyen emperyalizme karşı mücadele edildiğini kimse aklından çıkarmasın. Allah’ın inayetiyle her açıdan kazanan biz olacağız.