Yaşamın tüm sahalarında emperyalistin nefesini hissedersiniz. Eğitim müfredatından tutun kullandığımız ilaçlara, atadan-dededen gelen alışkanlıklarımızdan tutun çocukların oynadığı oyunlara kadar her alanda onların izlerini görebilirsiniz. Harita, haritacılık, keşifler gibi konularda da piyasayı başkalarına bırakacaklarını düşünmüyorsunuz herhalde.
Batılılar sizin tüm yaptıklarınızı kendine mal edip siler, üstelik gelecek nesillere bunu yeni hâliyle öğretir. Gerçeği söyleseniz de sesinizi duyan olmaz; en gür ses onlarındır çünkü. Tüm kitle iletişim araçlarıyla, laf cambazı hatipleriyle ve size düşünecek başka konular bırakmayan cellâtlarıyla üzerinize kara bulut gibi çökerler…

“Fuat Sezgin”, “Amerika Kıtasının Müslüman Denizciler Tarafından Kolomb Öncesi Keşfi ve Pîrî Reis” kitabında şaşırtıcı bilgiler veriyor. Amerika’nın çok daha önceden bulunduğu, buralara önceden gelindiğine dair işaretler okuyucuyu derin düşüncelerle birlikte paralel evrende gezdiriyor.
Siz giderken biz dönüyorduk

Daha önce dinsel ve bilimsel düşüncelerle başlayan dünyaya yayılma hareketi belirli bir zaman sonra tamamıyla ekonomik gerekçelerle gerçekleştirilmiştir. Devletler ekonomik zenginlik ve ihtiyaç duydukları maddelerin temini için yeni arayışlara girmişler, bu da beraberinde coğrafi keşifleri getirmiştir. Para kıtlığı, kıymetli maden arama ve bilhassa altın bulma güdüsü keşiflerin başlıca sebebi olarak gösterilebilir. Fakat uzaklara gidebilmek hiç de kolay değildi.
Öte yandan Orta Çağ’da Avrupalıların dünya hakkındaki bilgileri son derece sınırlı idi. Yalnızca Akdeniz ve çevresindeki uluslar biliniyordu. Portekizliler keşifler döneminin ilk girişimcileridir; çok sonra onlara İspanyollar katıldı. Portekizliler, Afrika üzerinden Hint’e varacak, İspanyollar ise Hint’e yol ararken Amerika’yı keşfedecekti. En azından bize anlatılan kısım böyle. Fakat kitabın iddiası çok daha önce bu güzergâhın bulunmuş olduğu yönünde. Çünkü böyle yerlere sadece gelişmiş, zor şartlara dayanıklı ve uzun mesafeler kat edebileceğiniz gemilerle değil hepsinden önce haritalarla ulaşabilirsiniz. Nitekim İslâm dünyasının o dönemde gerek kültürel gerekse de bilimsel alanlarda çok daha gelişmiş olduğunu herkes kabul ediyor.
Hindistan’a Portekizlilerden daha kısa yoldan gidebilmek için hazırlıklar yapan İspanyollar, bu amaçla Cenevizli denizci Kristof Kolomb’u görevlendirdi. Kolomb Amerika istikametine iki seyahat düzenledi fakat gittiği yerleri Hindistan zannettiği için amacına ulaşamadığını düşündü. Aynı düşünceler İspanya kralında da vardı ve onu keşfedilen yerlerin genel valiliğinden aldı, zincire vurdu. Kristof Kolomb 1499’dan sonra acılar içinde yaşamış ve 1506’da ölmüştür. Bu arada Kristof Kolomb’un tarih kitaplarında anlatıldığı gibi biri olmadığını belirteyim. Özellikle Amerikan yerli halkı ve siyahî Amerikalılar, Atlantik ötesi köle ticaretini başlatan kişi olarak gördükleri Kolomb’a pek sempatiyle bakmaz. Yani onlara göre Kolomb, Amerika’yı keşfeden, iyi niyetli bir kâşiften öte bir kolonist ve köleliği başlatan bir zalimdir.
Tamam da o haritayı nereden buldun?
Fuat Sezgin, tüm bunları da hesaplayarak gerek Kolomb’un gerekse de diğer kâşif ve kolonistlerin bir yerlerden edindikleri haritalardan yola çıkarak yeni yerler bulma güdüsüyle hareket ettiklerini ifade ediyor. O dönemde elinde haritayla yolculuğa çıkan bir denizci ya da kolonistin bu haritayı nereden ele geçirdiği veya kendisine ait olup olmadığı pek de sorgulanmazdı. Sonunda kavuşulacak ün, zenginlik ve geleceğe bırakılacak isim çok daha önemliydi.
Kitapta Güney Amerika’nın en güneyinde bulunan ve Atlas Okyanusu’nu Büyük Okyanus’a bağlayan Macellan Boğazı’nın Arap-İslâm kültür çevresince bilindiği ve bu haritaların buradan Avrupa’ya ulaştığı belirtilmektedir. Fuat Sezgin de Arap-İslâm dünyası kaynaklı bir haritanın İtalyanca versiyonunun Kolomb’a ulaştığını ve bunun Kolomb’u teşvik ettiğini düşünüyor.
Kitabın sonunda Pîrî Reis’e de bir bölüm ayrılmış, onun Türk ve dünya haritacılığına olan katkıları anlatılmış. Özellikle gemilerin geçişine imkân veren kanalların derinlikleri, limanlar, kaleler ve demirleme mevkileri gibi bilgiler Pîrî Reis tarafından kusursuzca verilmiştir.
Pek çok teknik terim barındıran kitap, doğru bilgiye ancak doğru açılardan bakmayı öğretmesi bakımından son derece önemli.
2018 yılında kaybettiğimiz Fuat Sezgin, bu coğrafyanın yetiştirdiği en önemli bilim adamlarından birisi idi. Sağlığında hakkını vererek istifade edenlere ne mutlu.