Rusya ve Ukrayna arasındaki savaş yankıları sürerken Türkiye’nin arabuluculuğu unutulmuş gözüküyor. Oysa bir dönem yüksek perdeden dillendirilmişti, hatta Putin’in bu doğrultuda ziyareti için tarih bile bekleniyordu. Ukrayna ile zaten görüşülmüştü. Şimdilik bu konu rafa kaldırılmış vaziyette, fakat her geçen gün yaşanan krizde yeni gelişmeler meydana geliyor.

Bir taraftan Ukrayna sınırındaki askeri yığınak azalıyor mu artıyor mu tartışılıyor, diğer taraftan Rusya-Belarus tatbikatları devam ediyor. Ukrayna’nın doğusundaki Donetsk bölgesinde geçtiğimiz günlerdeki çıkan patlama Rusların savaş çıkartma isteğinin sonucu yapılan bir provokasyon olarak deklare ediliyor. Rusya’nın asimetrik yöntemlerle siber saldırılara başladığı, bankaları hedef aldığı iddia ediliyor. Diğer taraftan ABD-Rusya Savunma ve Dışişleri Bakanları’nın önümüzdeki günlerde görüşmeleri de bekleniyor. Özetle gerilim her yönüyle sıcaklığını koruyor.

Rusların Amerikalılarla görüşme talebinde bulunması ve diyaloğa olumlu bakması sürecin artık bir yere vardırılmasını talep etmelerinden kaynaklanıyor. Rusya yaşamış olduğu ekonomik sıkıntıya ilaveten Ukrayna sınırındaki yığmış olduğu askerlere her geçen gün daha fazla masraf yapmak durumunda kalıyor. Muhtemel yeni ambargoları düşündükçe ekonomik olarak büyük bir krizle karşı karşıya kalacağını artık daha iyi anlamış gözüküyor.  

Ukrayna krizindeki ABD ve İngiltere’nin savaş çığırtkanlığı sonuç vermişe benziyor. Fransa ve Almanya Amerikalıların hegemon iştahından rahatsız olacaklar ki Rusların çok daha geniş yelpazede güçlenmesinden bir seviyeye kadar rahatsızlık duymuyor. Anglo-Sakson diplomatik manevralar Rus aklına galebe çalmış gözüküyor.

Enerji ihtiyacının gereği olarak Amerikalılara Rus yaptırımları konusunda destek vermek istemeyen Avrupa bloku ve ayrıca ABD’de bölge dengeleri açısından Türkiye’nin krizde arabuluculuk yapmasını zaten tercih etmeyeceklerdi.  

Bu sürece Türkiye’nin de fevri şekilde başladığını söylemek gerekir. Arabuluculukların ilk aşamasının gizli yürütülmesi sonuç almak açısından her zaman fayda sağlamıştır. Dünya kamuoyuna arabuluculuk yapılacağının ilan edilmesi tüm taraflar nezdinde olumsuz algılanabilir. Arabuluculuk girişiminin erken teşhir edilmesi itici gelebilir. Arabulucu ülkenin muhtemel menfaatleri bile çatışmanın taraflarınca aranır hale gelinir. Barış görüşmelerinin ve arabuluculuk sürecinin başarısı için belirli bir zaman müzakerelerin gizli yürütülmesi gerekirdi.   

Dünyadaki arabuluculuk örneklerine bakıldığında çatışmanın taraflarına farklı boyutlardaki yakın devletlerin yapmış oldukları arabuluculukların başarılı olduğu görülür, bu açıdan Türkiye Ukrayna krizinde avantajlı bir ülkedir. Ayrıca arabulucu ülkenin küresel ölçekteki barış karnesinin de iyi olması beklenir. Muteber hakem vasfı kendi geçirmiş olduğu testlerden başarıyla çıkmış olmalıdır. Arabulucu ülkenin yapıcı ve olumlu aktör sıfatını küresel kamuoyu da teyit etmelidir. Bir nevi arabulucu ülke önce kendi içindeki sorunlarla başa çıkmalı, büyük oranda kendi problemlerini kontrol altına almalı, daha sonra da başka coğrafyalardaki çatışmalara deva olmaya teşebbüs etmeli yaklaşımı öne çıkmaktadır.