ABD Başkanı Joe Biden, seçim kampanyası sırasında Suudi Arabistan’ı eleştirmiş ve seçimi kazanması halinde Cemal Kaşıkçı cinayetinin hesabını mutlaka soracağını söylemişti.

Başkanlık koltuğuna oturduktan sonra bu tavrından kısmen vazgeçti ve Biden yönetimi Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın cinayette sorumluluğu olduğunu ilan etmesine rağmen “Yabancı devlet adamlarına karşı yapabileceğimiz bir şey yok” anlamına gelen bir bahanenin ardına saklanarak pratikte herhangi bir adım atmadı.

Bununla birlikte gerek “demokrat” imajını bir nebze de olsa koruyabilmek ve gerekse Riyad’ı köşeye sıkıştırıp daha çok taviz koparmak için “Muhammed bin Selman’ı görmezden gelme ve muhatap almama” tavrını sürdürdü.

Fakat Rusya-Ukrayna Savaşı’yla birlikte yükselen petrol fiyatları Biden’dan gelecek bir telefonu dört gözle bekleyen Suudi Arabistan Veliaht Prensi’ne beklediğinin de ötesinde bir fırsat verdi.

New York Times gazetesi geçenlerde ABD Başkanı Joe Biden’ın Haziran sonunda Suudi Arabistan’ı ziyaret edeceğini ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman da dahil birçok üst düzey yetkili ile bir araya geleceğini yazdı.

Haberde ayrıca ABD Başkanı’nın Rus petrolüne getirilen ambargo sebebiyle artan petrol fiyatlarını düşürmeye çalıştığı ve bu nedenle de Suudi Arabistan ile ilişkilerin yeniden kurulması için girişimlerde bulunduğu kaydedildi.

Kısacası, Biden, petrol üretiminin artırılarak fiyatların düşürülmesini sağlamak için daha önce “küresel parya” ilan edeceğini söylediği Suudi Arabistan’a ve dolayısıyla da ülkeyi fiili olarak yöneten Veliaht Prens Muhammed bin Selman’a mecbur kaldı.

ABD Başkanı, geçmişte sarf ettiği sözler hatırlatılarak “geri adım attığına” ve “tükürdüğünü yaladığına” dair eleştiriler karşısında vaziyeti kurtarmak için Suudi Arabistan’a yapacağı ziyareti bir “Ortadoğu turu” ve “barış girişimi” olarak göstermeye çalışıyor.

Hem İsraillilerle hem de -Suudi Arabistan dahil- bazı Arap ülkelerinin liderleriyle görüşeceğini söylüyor.

“Benim yapmak istediğim İsrail ile Arap ülkeleri arasındaki manasız savaşın sürmesini engellemek” diyerek Suudi Arabistan Veliaht Prensi’yle yapacağı görüşmeye kılıf arıyor.

Ankara-Riyad ilişkilerinin her iki ülkenin de yararına olacak şekilde düzelmesi yönünde irade gösterdiği için Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ahlaksızca eleştiren “Biden’ın askerleri” bakalım ABD Başkanı’na “Üç kuruş için Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’a boyun eğdin” diyebilecekler mi?

Bu arada, Biden’ın hangi gerekçeyle ve nasıl olursa olsun petrol fiyatlarının düşmesini sağlaması hiç şüphesiz bizim de lehimize.

Son dönemde enflasyonda görülen aşırı yükselişin sebepleri arasında petrol fiyatlarındaki artış başı çekiyor.

Yani seçim kampanyası sırasında “Erdoğan’ın devrilmesi için Türkiye’deki muhalefete daha çok destek verme” vaadinde bulunan Biden, petrol fiyatlarının düşmesini sağlayarak Erdoğan’ın ekonomiye dair planlarına hizmet etmiş olacak.

Önümüzdeki yaz yapılacak seçimlerde Erdoğan’ın “enflasyon ve hayat pahalılığı sebebiyle kaybedeceği” hayaliyle yanıp tutuşanların bu durumdan memnun olmayacakları kesin.

Fakat ABD Başkanı’na da itiraz edip tepki gösterebilecek halleri yok.