Çin Savunma Bakanı Li Shangfu, geçtiğimiz salı günü Rusya'da düzenlenen bir güvenlik konferansında yaptığı konuşmada, Tayvan konusunda ABD'ye üstü kapalı bir şekilde "ateşle oynamaması" uyarısında bulundu.
Li'nin bu konuşması, Moskova'nın Ukrayna'da devam eden müdahalesi göz önüne alındığında oldukça önemli duruyor. Hatırlanacağı üzere NATO zirvelerinde ABD’nin başını çektiği büyük ortaklar, her defasında Çin’i, “Pasifik’teki büyük tehlike” olarak lanse ederken ittifakın genişleme planına bu iddia üzerinden meşruiyet kazandırmaya çalışıyor. Köşeye sıkıştırılmaya çalışılan Çin olunca oyunun seyri değişiyor. Çünkü oyun sahası olarak göz dikilen Pasifik bölgesi, Çin’in kendi atını rahatça oynattığı bir stratejik bölge olmasının yanında, sarı ırkın kendi güvenlik duvarını oldukça güçlü ördüğü de bir yer. Günümüz güç savaşlarının gözde mücadele pratiği olan “Hibrit Savaş Modeli” Çin’in taktik oyununda en güçlü hamlelere sahne oluyor.
ABD’nin süper güç rekabetinde Çin’e üstünlük kurması, doğrudan bir mücadelenin konusu değil. 17 milyon metrekarelik yüzölçümü ve dünyanın en büyük ekonomisi, en güçlü insan endüstrisi ve en bilinmez gücü Çin’in etrafından dolaşarak hamle yapmak; ABD dış politikasının başat stratejisi. Tayvan da bu anlamda kullanışlı bir arka bahçe görevi görüyor. Ancak Çin yönetimi, net ve tavizsiz tavrını her mecrada tekrar hatırlatıyor. Çin, son yıllarda Tayvanlı liderler ve ABD'li siyasiler arasındaki görüşmeler de dâhil olmak üzere adaya uyguladığı askeri gözdağını artırdı.
Çin’in niyetini sorgulamak üzere hamle yapmak, jeopolitikte kimsenin göze alacağı türden bir risk değil.
Bununla birlikte ABD, sürek avından vazgeçmiyor. Amerika’nın, Taipei'ye silah satışı da dâhil olmak üzere Tayvan ile olan teknoloji ve savunma iş birliğine olan iştahı kesilmiyor. Üstelik ABD, NATO’nun da bu ticarette etkin rol alması noktasında müttefiklerini teşvik ediyor. Ancak Çin, konu Tayvan olunca tırnaklarını çıkarmakta gecikmiyor. Son olarak Almanya ile Tayvan arasında planlanan üst düzey ticari diplomasi, Çin’in keskin uyarılarıyla sekteye uğramıştı.
BİZ BİZE KONFERANS
Rus silahları satın aldığı için 2018 yılında ABD tarafından yaptırıma tabi tutulan Çin yönetiminden Li, Rusya ve yakın müttefiki Belarus'a altı günlük bir ziyarete başlarken Moskova'da düzenlenen güvenlik konferansına katıldı.
Rus devlet medyasına göre; aralarında Belarus, İran ve Myanmar'ın da bulunduğu 20'den fazla "dost devletten" üst düzey savunma yetkilileri de foruma katılacak. Devlet medyası, hiçbir Batılı ülkenin bu konferansa davet edilmediğini açıkladı.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moskova'daki aynı konferans için kaydedilmiş mesajında, ABD'yi Ukrayna'ya verdiği destek de dâhil olmak üzere küresel çatışmalarda "ateşe körükle gitmekle" suçladı.
Çin de tarafsız bir müttefik ve barış yanlısı olduğunu savunmasına rağmen çatışmayla ilgili kendi resmi yorumlarında benzer bir retorik kullanıyor. Ancak Rusya, Çin’den kendisine yönelik daha etkin bir ittifak beklentisi içinde. Zira Çin’in az sesli müttefikliği, kulislere göre Rusya’nın da bir süredir sabrını zorluyor.
TAYVAN KARARLI
Adanın yaklaşan başkanlık yarışında önde giden Tayvan Başkan Yardımcısı William Lai, Paraguay'a resmi bir ziyaret için yaptığı seyahat sırasında ABD'de ‘planlı’ bir mola vermişti. Li'nin Tayvan'la ilgili yorumları, tam da bu planlı mola sırasında geldi. Çin Dışişleri Bakanlığı, Lai'yi "baştan aşağı sorun yaratan biri" olarak nitelendirerek ABD ziyaretini kınadı.
New York'ta yaptığı bir konuşmada, Tayvan'ın Çin'den gelen tehditlere karşı "asla geri adım atmayacağını" ilan eden Lai ise "Tayvan'a yönelik otoriter tehdit ne kadar büyük olursa olsun, kesinlikle korkmayacağız ve sinmeyeceğiz; demokrasi ve özgürlük değerlerini koruyacağız." cevabını verdi.
Bu restleşme, tüm dünyada suların ısınmasına sebep olurken Çin'in, Ukrayna'daki Rus müdahalesine Batı'nın verdiği tepkiyi yakından izlediği düşünülüyor. Analistlere göre Çin, gelecekte Tayvan'a yönelik olası müdahalesine verilecek muhtemel tepkileri analiz ediyor ve hesaplarını buna göre yapıyor. Tayvan’ın ise yaklaşmakta olan felaket senaryosunda “vekil mutabakatı” peşinde olduğu iddia ediliyor. Bu suların kaç derecede kaynayacağı ise tüm dünyanın merak konusu.