İslami Direniş Hareketi (Hamas), Mahmud Abbas başkanlığındaki Fetih ile uzlaşı konusunda gösterdiği çabaların ve esnekliğin ardından, nihayet gerçeği görmeye başlamış olacak ki söylemini değiştirdi.

Uzlaşı havası, Abbas’ın adamları tarafından sık sık zehirlenmesine rağmen, Hamas yine de havanın tümüyle bozulmaması için bugüne kadar birçok gerçeği dile getirmekten kaçındı. Çünkü uzlaşının sağlanabileceğine inanıyordu. Oysa Abbas’ın ve adamlarının uzlaşıya hiç niyetleri olmadı ve hâlâ da yok.

Hamas’tan istedikleri tek bir şey var: Beyaz bayrak çekip teslim olması.

Bunu sağlamak için de her şeyi yapabilirler.

İstedikleri birtakım siyasi ve ekonomik kazançlar olsa sorun değil.

Filistin’in âli menfaatleri ve halkının birlik ve bütünlüğü için verilebilir.

Fakat Abbas ve ekibinin amacı Filistin davasını, Kudüs’ü ve direniş silahını altın tepside işgalcilere sunmak.

Hamas’ın ise bunu kabul etmesi mümkün olamaz.

Dolayısıyla, “Olur da bir gün uzlaşma sağlarsak birbirimizin yüzüne bakabilelim” düşüncesiyle gerçekleri kamuoyundan gizlemek yararsız.

Hamas liderleri de bunu fark etmiş olmalılar ki önceki akşam Gazze’de düzenlenen basın toplantısında kapalı ifadeler kullanarak, mesaj vermek yerine daha net bilgiler paylaşıldı.

Çok da iyi oldu.

Çünkü Filistinliler’in ve Filistin davasına gönül verenlerin ne olup bittiğini öğrenmeye hakları var.

Geçen yıl ekim ayında Gazze Emniyet Müdürü Tevfik Ebu Naim suikast girişimine maruz kalmış ve arabasına konulan bombanın patlaması sonucu yaralanmıştı. Söz konusu suikast girişiminin ardından yapılan açıklamalarda İsrail suçlandı. Diğer ihtimaller yok sayıldı.

Daha sonra geçtiğimiz Mart ayında Gazze’yi ziyarete giden Filistin Başbakanı Rami El-Hamdallah’ın konvoyuna Gazze Şeridi’ne girdikten kısa bir süre sonra bombalı saldırı düzenlendi.

Abbas ve adamları saldırıdan Hamas’ı sorumlu tuttu.

Önceki akşam Gazze’de düzenlenen basın toplantısında işte bu iki olayla ilgili yürütülen soruşturmalar neticesinde elde edilen bilgiler kamuoyuyla paylaşıldı.

Ebu Naim’i hedef alan suikast girişiminin ve El-Hamdallah’ın konvoyuna düzenlenen saldırının arkasında Ramallah’taki istihbarat birimiyle bağlantılı aynı kişilerin olduğu açıklandı.

Filistin Başbakanı’nın o günkü ziyaretinin Gazze’deki yetkililere 48 saat önce bildirildiği, saldırıda kullanılan patlayıcının ise yola ziyaretten sekiz gün önce yerleştirildiği ve uzaktan kumandayla patlatma düzeneğinin de yine olaydan üç gün önce kurulduğu belirtildi.

Yani konvoya saldırı tiyatrosunu yazıp sahneye koyanlar Filistin Başbakanı’nın ziyaretiyle ilgili ayrıntıları çok daha önceden biliyordu. O gün başka gariplikler de yaşanmıştı.

Filistin Yönetimi Genel İstihbaratı Başkanı Macid Ferec, makam aracı konvoyda yer almasına rağmen kendi aracına değil Filistin Başbakanı’nın aracına binmişti.

El-Hamdallah ve Ferec’in içinde bulunduğu araç bombaların yerleştirildiği yerden geçip güvenli mesafeye ulaşınca patlama gerçekleşti.

Önceki akşam deşifre edilen en ilginç bilgi ise Ebu Hamza El-Ensari kod adıyla internet üzerinden sözde cihatçı ve tekfirci grupları organize eden kişinin gerçekte Batı Yaka’da yaşayan Fevzi Said Savafita olduğu açıklandı.

Filistinli gençleri tuzağına düşürerek terör eylemlerine yönlendirmek için istihbaratın talimatıyla 2011’de “Cihadî Medya Minberi” isimli forumu kuran ve yöneten Savafita’ın General Baha Ba’luşe gözetiminde Ramallah istihbaratı subaylarından Haydar Kemal Hammade’ye bağlı olarak çalıştığı bildirildi.

Bu bilgilerin kamuoyuyla paylaşılması doğru yönde atılmış bir adım.

Dilerim Hamas liderleri “Ramallah istihbaratına yuvalanmış bir grup” söyleminden de artık vazgeçerler.

Çünkü yukarıda bahsi geçen eylemlerin Filistin yönetiminin bilgisi ve onayı olmadan gerçekleştirilmesi mümkün değil.