Afganistan’ın ve Irak’ın işgalinde önemli rol oynayan ABD eski Savunma Bakanı Donald Rumsfeld 88 yaşında hayatını kaybetti.

Gerald Ford ve George W. Bush dönemlerinde görev yapan Rumsfeld, 11 Eylül saldırıları sırasında bakanlık görevindeydi ve El Kaide yerine önce Irak’a savaş açmayı teklif etmişti.

Saddam Hüseyin’in kitle imha silahlarına sahip olduğu iddiasını ortaya atarak Irak’ın işgaline zemin hazırlayan da ondan başkası değildi.

Milyonlarca masum insanın hayatını kaybetmesine, Irak’ın yakılıp yıkılmasına, Bağdat ve Musul gibi İslam medeniyetinin güzide şehirlerinin enkaza dönüşmesine sebep olanların başında geliyordu.

Guantanamo ve Ebu Gureyb hapishanelerinde uygulanan insanlık dışı ağır işkencelere yeşil ışık yakan isimdi.

Geride kanlı bir miras bırakan Rumsfeld’in savaş suçlusu olduğunda şüphe yok.

Bu dünyadan yargılanmadan göç etse de öbür dünyada ilahi adalet karşısında hesap vereceğine ve işlediği tüm suçların cezasını hak ettiği şekilde çekeceğine inancımız sonsuz.

Ateşi bol olsun.

Dünyanın birçok ülkesinde yıkıma sebep olan ABD, geçenlerde Florida eyaletinin Miami kentinde çöken 12 katlı binanın enkazını günlerdir kaldıramıyor.

Kaplumbağa hızında ilerleyen arama ve kurtarma çalışmaları skandala dönüşmüş durumda.

ABD Başkanı Joe Biden ancak bir hafta sonra bölgeye gidebildi.

Binanın yıkılma sebebiyle ilgili çelişkili açıklamalar yapılıyor.

TRT World muhabiri Yunus Paksoy’un bildirdiğine göre, yıkılan binadan henüz canlı olarak çıkarılan kimse yok ve enkaz altında hâlâ 140’tan fazla insan var.

Florida valisinin arama kurtarma çalışmalarına katılanlarla çektirdiği fotoğraf ibretlik.

Onlarca insan hayatını kaybetmişken sanki hiçbir şey yokmuş ve birçok kişiyi canlı kurtarmış gibi hepsinin yüzü gülüyor.

Sahip olduğu onca imkâna rağmen ABD’nin Miami’deki enkazı günlerdir bir türlü kaldıramaması ve çöken binanın altında kalan onlarca insanı ölü ya da diri çıkaramaması tam anlamıyla fiyasko.

Bir haftadır yaşananlar herhangi bir Hollywood filminde olsaydı muhtemelen Amerikalı kahramanların mucizelerini seyrederdik.

Fakat hayatın gerçekleri kurgulanmış senaryolara benzemiyor.

Miami’de sergilenen acziyet görebilene aslında çok şey anlatıyor.

Kendi söküğünü dikemezken başkalarına elbise biçmeye kalkışan ABD, 2021 İnsan Kaçakçılığı Raporu’nda Türkiye’yi “ çocuk savaşçı kullanan ülkeler” listesine ekledi.

Skandal kararın gerekçesi Ankara’nın Suriye rejimine karşı savaşan muhalif gruplardan Sultan Murat Tugayı’na verdiği destekmiş.

Hâlbuki Washington o raporu hazırlarken aynaya baksa dünyada en çok çocuk savaşçı kullanan ülkelerden biri olduğunu ve kendi ismini listenin başına yazması gerektiğini görür.

ABD’nin yüzlerce TIR silah ve mühimmat sevk ettiği Suriye’deki müttefiki PKK/YPG, Kürt ve Arap ailelerin çocuklarını kaçırarak zorla silahaltına almasıyla ünlü.

Terör örgütünün bu sebeple bölge halkıyla büyük sorun yaşadığını ve ailelerin örgüte isyan ettiğini bilmeyen yok.

Üstelik bu gerçeğe ABD’nin söz konusu raporunda da işaret ediliyor.

Fakat Washington büyük bir yüzsüzlükle ve sponsoru olduğu PKK/YPG’nin eylemlerinde hiçbir sorumluluğu yokmuş gibi kendini temize çıkararak başkalarını suçlu göstermeye kalkışıyor.