Mısır’da önümüzdeki ayın ikinci yarısında cumhurbaşkanlığı seçimi var ve darbe lideri Abdülfettah Es-Sisi, ikinci kez cumhurbaşkanı seçilmeyi garantilemek için yapılması gerektiğine inandığı her şeyi yapıyor.
Ahmet Şefik ve Sami Anan gibi asker kökenli rakiplerin seçime girmeleri çeşitli baskılarla engellendi.
Şefik’in kurduğu ve bir süre genel başkanlığını yaptığı Mısır Ulusal Hareketi Partisi, cumhurbaşkanlığı seçiminde Abdülfettah Es-Sisi’yi desteklediklerini açıkladı ve Mısırlıları sandığa giderek oy kullanmaya davet etti.
Daha da komiği, ortada aday kalmayınca Abdülfettah Es-Sisi seçime tek aday olarak girmesin diye figüran aday olarak sahneye sürülen El-Vefd Partisi Genel Başkanı Es-Seyyid El-Bedevi’nin ve partisinin “Mısır’ın kurtarıcısı” olarak gördükleri darbe liderinin adaylığını desteklemeleri.
Kısacası, Mısır’da seçimi kimin kazanacağı çoktan belli.
Henüz belli olmayan, Abdülfettah Es-Sisi’nin yüzde 99.9 mu yoksa yüzde 98 veya yüzde 97 mi alacağı.
Darbe liderinin yüzde 90’ın altında oy aldığı açıklanırsa işte o sürpriz olur.
Mısır’da seçim günleri yaklaşırken cunta ve Müslüman Kardeşler arasında uzlaşı konusu yeniden gündeme geldi.
Bloomberg’te yayınlanan bir yazıda Abdülfettah Es-Sisi’nin cezaevlerindeki Müslüman Kardeşler liderleriyle ordu istihbaratı aracılığıyla iletişim kurduğu ve kendilerine siyaseti terk etme karşılığı serbest bırakılmayı teklif ettiği öne sürülüyor.
Yazıda ayrıca her Mısır cumhurbaşkanının ülkede istikrarı korumak için Müslüman Kardeşler’in belirli bir ölçüde siyasete eklemlenmesi gerektiğinin farkına vardığı belirtilerek, uzlaşı meselesinin Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’ı kaygılandıracağı ifade ediliyor.
El-Mısrıyyun gazetesinin konuyla ilgili haberinde ise daha başka ayrıntılar var.
Cuntayla Müslüman Kardeşler arasında arabuluculuk rolünü üstlenen kişilerin Kahire, İstanbul ve Doha’da cemaat liderleriyle görüştükleri, sundukları önerinin Müslüman Kardeşler Cemaati Genel Mürşidi Muhammed Bedii, yardımcısı Reşad El-Beyumi ve Mısır Parlamentosu eski başkanı Saad El-Katatni tarafından olumlu karşılandığı fakat Genel Mürşid yardımcıları Hayrat Eş-Şatır ve Mahmud İzzet’in cuntanın zor durumda olduğunu söyleyerek girişimi reddettikleri iddia ediliyor.
Mısır zindanlarındaki binlerce gencin ailelerine kavuşmasını sağlayacak makul bir uzlaşı, tarihinin en zor dönemlerinden birini yaşayan Müslüman Kardeşler Cemaati’ne nefes aldırabilir.
Fakat uzlaşı girişiminin seçim atmosferinde cuntanın başvurduğu geçici bir manevra olma ihtimali ve darbe liderinin zerre kadar güvenilmeyecek bir kişiliğe sahip olması tüm olumlu beklentileri yok ediyor.
Mısır’da devlet içinde kavga olduğu ve Abdülfettah Es-Sisi’yi istemeyen bir kanadın varlığı artık net.
Darbe liderinin söz konusu kanadın Müslüman Kardeşler ile işbirliği yapmasından korkuyor olması muhtemel.
Değilse cumhurbaşkanı seçilmek için cemaatin desteğine ihtiyacı yok.
Müslüman Kardeşler Cemaati, önceki gün yayınladığı bildiriyle son günlerde gündeme gelen uzlaşı iddialarını yalanladı.
Müzakere merciinin cemaat liderliği değil Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi olduğu kaydedilen bildiride, cemaatin ülke içindeki ve dışındaki liderlerinin birlik ve bütünlük içinde oldukları vurgulanarak cemaati bölme çabalarının başarılı olamayacağı belirtildi.
Bu ifadeden Müslüman Kardeşler’in Abdülfettah Es-Sisi liderliğindeki cuntanın ara sıra gündeme getirdiği uzlaşı girişimlerini ciddiye almadığı ve “cemaat içinde fitne çıkarma çabası” olarak gördüğü anlaşılıyor.