“Pek acil bir mesele” için yarım bıraktığımız bahse dönelim.
“Erdoğan öyle bir şey dedi ki…” başlıklı yazımda, internet haber sitelerinin çoğundaki çarpık haber dilinden müşteki olmuş, bunun gazeteciliğin temel prensipleriyle hayli çeliştiğini hatırlatmıştım.
Peki haber sitesi yöneticileri, editörleri bunları dikkate alıyorlar mı? Haberciliğin hiç değilse asgari şartlarını gerçekleştirmek için gayret gösteriyorlar mı? Hayır. Aksi halde, bu yönde ilerlemeler dikkat çekerdi ama yıllardır süregelen bu durumdan rahatsız olduklarını ifade edecek tek bir iş (hiç değilse tek bir söz) göremedik. Fakat yeri geldi mi mangalda kül bırakmamakta pek mahirdirler. Hüküm cümlelerinin hüküm sürdüğü ve bol bol ünlem işareti içeren açılış manifestoları yayınlamayı pek severler. “Yayın ilkelerimiz…” filan derler. “Matbu yayıncılık artık bitiyor, devir internet yayıncılığı” gibi iddiaları vardır. Tabii bir de “toplumun haber alma ihtiyacını…”
Kulakları çınlasın, kendisine hizmet vermekten onur duyduğum muhterem Rıfat Yörük ağabeyimin, 2010’da yayın yapan efsanevi habertaraf.com’daki işine besmele çekerek başlarken iki gayesi vardı: Genel olarak gazetecilik sektörünün temel probleminin halli yolunda alın terine ve hakka riayet ederek işçi istihdam etmek ve konuştuğumuz problemin halli yolunda dört başı mamur bir yayın dili ve biçimi oluşturmak ya da en azından temel gazetecilik ilkelerine uygun hareket etmek.
Yayına devam ettiği aylar boyunca habertaraf.com biiznillah bunları başarmıştı ve bu yüzden efsane olmuştu. Ama işte, ancak “aylar” ile ifade edilen bir yayın ömrü oldu. Tertipli düzenli haberler yaptık, kimi özel haberlerimiz (mesela Şevket Kazan-Önder Sav görüşmesini duyurmak gibi) hayli etkili oldu, sansasyondan, çarpıtmadan ve “flaş” kelimesinden uzak durduk. Fakat tam da bu yüzden neredeyse tüm internet sitelerinin adeta taptıkları “hit” yarışında geride kaldık. “Hit”iniz yoksa kimse size reklam vermezdi (eşiniz, dostunuz, kırk yıllık ahbabınız dahi olsa…) Reklam alamazsanız çark dönmekte zorlanırdı. Toparlayarak tersten söylersek: Çarkın dönebilmesi için “hit” odaklı yayın yapmanız şarttı. Yayın politikamızı değiştiremezdi, biz çalışanlarını mağdur etmek, onların haklarına girmek şu hayatta isteyebileceği son şey bile değildi; Rıfat ağabey kararını verdi ve habertaraf.com kapandı.
Belki, dedikleri gibi, matbu yayıncılık bir gün son bulacak, sahne internet yayıncılarının olacak. Ama, geldiğimiz noktaya bakarsak, bu ihtimalde tüm bildiklerimizi unutturacak lüzumsuz bir “hit” yarışına, içinden düzen neşet etmesi neredeyse imkansız bir kaosa yalınayak koşuyoruz demektir.
Onun da kulakları çınlasın, Kayseri’den Aydın Karamkimseli ağabeyimizin bir sözü var: “Sıradan insanın habere ne ihtiyacı olur? O, namaz surelerini bilsin; kafi. Asl’olarak, devleti idare edenlerin habere ihtiyacı vardır; onlar da zaten başka kaynaklara ihtiyaç duymaksızın kendi kaynakları aracılığıyla habere ulaşırlar.”Ara ara bu husus üzerine kafa yormakta da fayda var.