Yıllardır hep bir ağızdan dedik ki; "AK Parti icraat yapıyor ama yaptıklarını anlatamıyor." Kimimiz bunun için "İletişim Stratejisi" geliştirdi, kimimiz seminerler düzenledi.
"Sosyal medya önemli" dendi, herkes oraya yüklendi. Bakanlıklar, belediyeler, üniversiteler ve diğer kurumlar; bir yandan yapay, öteki yandan doğal zekâyla yapılanları anlatmaya çalıştı.
Peki, sonra ne oldu? Onca masraf yapıldı ama "atılan taş ürkütülen kurbağaya değmedi."
Peki, neden böyle oldu?
Yol mu, yöntem mi, strateji mi yanlıştı?
Siyaseti bir kenara bırakarak vicdanlarınıza sesleniyorum: CHP’ye geçen belediyelere bir bakın. Yol yapan yok, metro, kavşak, alt geçit, üst geçit yapan yok. Ulaşım aracı veya iş makinesi alan yok. Araçlara bakım yaptıran, doğru düzgün çöp toplayan yok! Üstelik habire kredi çekiliyor, gayrimenkuller satılıyor. Önceki dönemden kalan neyse onunla yetiniyorlar. Bol bol da yandaş personel alıyorlar.
Şimdi soru şu: Önceki dönemde yapılan icraatlar hangi parayla yapılıyordu? Şimdi o paralar nerede? Karla mücadelede sınıfta kaldılar. Sular akmamaya başladı. Çöp yığınları her gün haber konusu. Personel maaşlarında gecikmeler oluyor. Su faturaları aldı başını gidiyor. Konserlere harcanan paralar devasa boyutta!
Peki, hiçbir şey yapmayan bu insanlar ikinci dönem nasıl seçiliyor? Bu durum, sadece AK Partililerin derdini anlatamamasıyla veya Ak Partinin yanlışlarıyla açıklanamaz.
Biraz da suçu, yapılanı görmeyen insanlarda aramak lazım.
Adam çıkıyor, "Biz bu işi biliyoruz, tüm yollar temizlendi" diye video paylaşıyor; öteki tarafta araçlar birbirine girmiş, insanlar sinir krizi geçiriyor.
Diğeri çıkıyor, "Aynı anda en fazla metro yapan biziz" diyor; öte yandan inşaatlara beton döküyor, yarım kalan tünelleri atıl durumda bırakıyorlar. Trafik çilesi dünya rekoru kırıyor!
Bir başkası, "Yol yaparsak daha çok araç trafiğe çıkar, sorun daha da büyür" diyor.
Öteki, su kirliyse, "Çevre ve Şehircilik Bakanı neden işini yapmıyor?" diye soruyor.
Yandaşları bu tür paylaşımların altına öyle destek yorumları yazıyor ki aklınız durur. Eleştiren herkese hakaret ediyorlar. Şehir içindeki temizlenmeyen yollar için Karayolları'nı suçluyorlar. Başkanlarına toz kondurmuyor, kendi adamlarının hırsızlık itiraflarını bile iftira diye yutturmaya çalışıyorlar.
Biz de hâlâ "Anadolu irfanı, Anadolu feraseti" deyip duruyoruz... Adamlar çatır çatır oy almaya devam ediyorlar. İletişimciler, siyaset bilimciler bununla ilgili çalışma yapıyorlar mı bilmem ama Allah bizi müthiş bir şekilde imtihan ediyor.
İnsanın içinden; "Kardeşim, beceriksiz, çalan, talan eden, hiçbir iş yapmayan insana destek verince kul hakkına girdiğinin farkında mısın? diye haykırmak geliyor.
Haykırsan ne fayda; gidip oy vermeye devam ediyor, oy vermeyene de hakaret ediyorlar.