Ukrayna’nın hikâyesini hatırlıyor muyuz? Doğu ile Batı arasına kurulan satranç tahtası Ukrayna! Bu satranç tahtasında hangi ülke, hangi maksatla, nasıl bir hamle yaptı ve piyonlar kimler eliyle hareket ediyor? Ukrayna birilerinin Ortadoğu’su mu yapılmak isteniyor? Soruları daha da çoğaltabiliriz? Bence birlikte birkaç yıl geriye bir göz atalım.

Ukrayna 1991 yılında bağımsızlığını ilan etti. 2004 yılında yapılan seçimleri Rus yanlısı Viktor Yanukovski kazandı. 2004 yılında Ukrayna tartışmalı bir başkanlık seçimi yaşadı. Turuncu Devrim adı verilen protestolar başladı; yenilenen seçimleri Viktor Yuşçenko kazandı. En temel propaganda söylemi "Ukrayna'nın Batı ittifakının bir üyesi olduğu ve ülkenin Avrupa Birliği'ne üyelik başvurusu yapacağıydı". AB üyeliği başvurusu yapıldı; ancak Rus yanlıları bu kararın meclisten geçirilmesine engel oldular. AB ve Batı yanlıları 2012 seçimlerini kaybederek iktidarı Rusya taraftarlarına bıraktı. 2013 yılında Kiev meydanında başlayan ve 93 gün süren direniş sonunda Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç istifa ederek Rusya'ya sığındı ve Putin tarafından sığınma hakkı tanındı. Rusya, Rus yanlısı ayrılıkçılara destek vermek iddiasıyla Güney Ukrayna'daki Kırım'a girdi ve 2015 yılında kimsenin tanımadığı bir referandumla Kırım'ı ilhak etti. Aynı tarihlerde Ukrayna’nın doğusunda Donetsk Halk Cumhuriyeti ve Lugansk Halk Cumhuriyeti adıyla Rusya'ya bağlı iki bağımsız devlet kuruldu. Tarih boyunca bölerek yönetme ve hükmetme stratejisi yine kullanılmış ve sonuç alınmıştı.

**

2013 yılında AB ile yapılan ön anlaşma hükümet tarafından rafa kaldırılınca “Ukrayna Avrupa’nın parçasıdır” sloganıyla Kiev meydanında bir direniş başladı. Bu direniş tüm aşamaları gün gün kameralarla kaydedildi ve belgesel olarak gösterime girdi. “Winter on Fire: Ukraine's fight for freedom” [Yanan Kış: Ukrayna'nın özgürlük mücadelesi] isimli belgesel şifreli kanalların birinde yayında.

Belgesel “Doksan ikinci gün, 20 Şubat 2014, Kiev Meydanı” yazısıyla başlıyor. Alttan gelen ses “Bir şey yap. Devrim için bir şey yap” diyor. Cevap: “bir şey yapıyorum, film çekiyorum”. Olaylar, sert müdahaleler, torbalara doldurulan karla yapılan barikatlar, molotoflar, lastikler ve 93 gün süren direniş. Bu süre içerisinde devlet silahlı unsurlarının ateşi sonucu 125 kişi öldü. 65 kişiden bir daha haber alınamadı. 1890 kişi silahla, araba çarpması sonucu yaralandı ve tedavi edildi.

Belgesel sonunda ekranda konuşan genç bir hanım Anna Kovalonko:” Biz 90’lı yıllarda doğduk. Bağımsız bir Ukrayna’da doğduk. Ülkemizin sınırlarını biliyoruz. Vatanseverlik kelimesinin ne anlama geldiğini de biliyoruz” diyor. Görüntüler akarken bir ses: “Bağımsızlık döneminde büyüyen müthiş bir nesil. Özgür insanlar olarak yetiştiler. Hiç kimse özgür birine diz çöktüremez” diyerek son noktayı koyuyor.

**

Savaş, toplumun kendisini tanımladığı kültürel dünya ile toplumu egemen kültür kodlarına bağlı kalmaya zorlayan silahlı güç arasında. Rusya, Ukrayna halkına ‘yaklaşık bir asır birlikte yaşadık ve burada kalmalısınız’ diyor. Bunu söylerken birlikte oldukları süre içinde gerçekleştirdikleri sürgün ve tehcirleri hatırlatmıyorlar. Etnik ve diğer kimliklere müdahalelerden de söz etmiyorlar. Mesela 1900’lerin başında Kırım’da nüfusun ekseriyeti Tatarlardır. Rum ve Ermeni azınlığı ile bir arada yaşarlar. Birinci Dünya savaşından sonra bölge Sovyet denetimine geçince Stalin halkın ‘Hitler’le işbirliği’ yaptığı gerekçisiyle nüfusun büyük kısmını Sibirya’ya ve Kuzey bölgelerine sürgün eder. Rum ve Ermeni nüfus da aynı kaderi paylaşır. Rusya'nın resmî belgelerine göre 1945-1950 yıllarındaki sürgünlerde 32 bin 107 kişi öldü.

**

 İşgal gerekçesi BM 51. madde. “Meşru müdafaa hakkı” maddesi. Meşru müdafaa hakkı nerde başlar? Ukrayna nerelerde sınır ihlali yaptı? Ukrayna, Rusya’ya ilk saldıran ülke miydi? ABD’nin de dünyanın farklı yerlerindeki “vatandaşlarının güvenliğini sağlamak (!)” için çokça kullandığı 51. maddenin yürürlük ve kullanım süresi ne kadar? Zulmü, mermiyi, bombayı(…) meşrulaştıran (!) ve dünyanın hiçbir yerinde huzur ve sükûna imkân tanımayan madde. Gerekçe yapılarak gidilen her yerde sayısız ceset bırakan ve adil bir dünya umudu inşa etmeyen vahşetin, mermi kusan makinelerin, gökte uçan demir yığınlarından bırakılan bombaların yeryüzünü kan gölüne çevirdiği, yaş ve cinsiyet gözetmeksizin masum insanların öldürüldüğü ve ölenlerin kanlarından oluşan göllerde masum insanların ceset taşırken öldürüldüğü bir madde, 51. Madde.

Zulüm ve insanlık acısını, ailelerin bölünmesini, çocukların insan eliyle öldürülmesini hiçbir madde ile meşrulaştıramazsınız. Bazen yasal dayanaklarla yapılanlar vicdanınızı tutuşturur ve utancınızı itiraf edemez noktaya gelirsiniz. Kanunî olan, yasal olan helal değilse ne yapabilirsiniz? Sezai Karakoç’un tespitiyle "Onlar sanıyorlar ki, biz sussak mesele kalmayacak. Hâlbuki biz sussak, tarih susmayacak. Tarih sussa, Hakikat susmayacak. Onlar sanıyorlar ki, bizden kurtulsalar mesele kalmayacak. Hâlbuki bizden kurtulsalar vicdan azabından kurtulamayacaklar, vidan azabından kurtulsalar, Tarihin azabından kurtulamayacaklar. Tarihin azabından kurtulsalar, Tanrı'nın gazabından kurtulamayacaklar."