ABD ile müzakereleri yürütmek için hafta sonu Pakistan’a giden Meclis Başkanı Kalibaf son derece hüzün verici bir paylaşım yaparak ABD-İsrail ittifakının ne derece katil bir anlayışta olduğunu bir kez daha tüm dünyaya göstermiş oldu

*

İran’ın onurlu mücadelesi için Pakistan’daki görüşmelere katılan İran heyetinin başkanlığını da yapan Kalibaf, savaşın ilk saatlerinde Minab Saldırısı’nda ABD-İsrail tarafından öldürülen 168 çocuğa istinaden yaptığı paylaşıma “Bu uçuşta benimle olan yoldaşlarım” notunu düştü.

*

Güvenilmeyecek ülkelerin güvenilmeyecek ateşkesini konuşurken verilen bu mesaj aslında ABD-İsrail ittifakının caniliğine ses çıkarmayan onlarca ülkeye verilen güçlü bir mesajdı.

*

Yine heyetin ‘Minab 168’ ismiyle adlandırılması ve Minab’ın gerek BM’de gerek ise çeşitli görüşmelerde İranlı yetkililerin yakasında rozet olarak yer alması İran’ın sahanın dışında olan psikolojik savaşta çok haklı ve üstün olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır.

*

Bu noktada unutulmaması gereken esas mesele çocuk ölümlerinin hiçbir siyasi hesapla açıklanamayacağı gerçeğidir. Hangi bayrak adına hareket edilirse edilsin hele ki çocukların kanı üzerine kurulan hiçbir eylem meşruiyet kazanamaz.

*

Minab’da yaşanan katliam da tam olarak bu yüzden yalnızca bölgesel değil insanlığın ortak vicdanına yazılmış kara bir lekedir.

*

Ama vurgulamak isterim ki vicdanlı insanların, toplumların öfkesi ve hafızası son derece diridir. Minab hadisesi de bizler için asla unutulmayacak bir olay olarak hafızamızda yerini almıştır. Gün gelecek Netanyahu ve yancıları öldüğünde ya da İsrail’i yerle bir edecek füzeler semalardan her düştüğünde bu dirilik ortaya çıkacak ve haklı bir onurla birlikte yüzümüzde tebessüm olarak yer alacaktır.

*

Minab’ı unutmayacağız ki hiçbir çocuk ölümü diplomasiyle örtülmeye çalışılmasın. Bugün Gazze’yi de aynı şekilde konuşabiliyorsak sebebi tam olarak bu dirayettir.

*

Varsın kirli masalarda, savaş meydanlarında, ileri teknolojilerde düşman güçlü olsun lakin çok sevdiğimden hep alıntılarım ki sapan taşların yanında füze başka alemlerle farkımız bizim, dolayısıyla mazlumların ahı ve sessizliği savaş uçaklarından çok daha güçlü olacaktır. Savaşta ölen çocuklar unutulmayacak, sıradanlaştırılmayacak ve bu hesap asla kapanmayacaktır.

*

Sonuç olarak bana da düşen bu 168 çocuğun –en azından isimleri açıklananların- isimlerini tekrar yazarak unutulmamalarına vesile olmaktır. Vesselam.

Hana Dehqani, Fatemeh Salari, Reza Habashian, Arya Bahadori, Ali Asghar Zaeri, Zahra Bahrami, Ahmad Soltani, Hamed Par, Fatemeh Yazdan, Mahdis Nazari, Athena Chamani, Amirghasem Zaeri, Fatemeh Dorazehi, Arad Ahmadizadeh, Saman Karimzadeh, Fatemeh Shahdadi, Nadia Shahmiri, Parham Ranjbari, Mahmoud Gholamyani, Fatemeh Rahdar, Amir-Hassan Rasouli, Zahra Behrouzi, Mohammadhatam Raisi, Asna Raisi, Benyamin Jangjou, Mohammad-Sadra Zarei, Maryam Pazark, Liana Mohammadi, Mandana Salari, Sara Shayesteh, Zoha Pasand, Esra Zakeri, Salma Zakeri, Zahra Ansari, Fatemeh Fadavi, Mahna Zarei, Athareh Zarei, Alireza Zarei, Mohammadreza Shahsavari, Samira Basarde, Ehsan Saleminia, Fatemeh Zahra Karimi, Zeynab Bahrami, Mohammad Shah, Reza Barani, Athena Ahmadzadeh, Khadijeh Darvishi, Roqayyeh Karimi, Reza Ranjbar, Marzieh Bashiri, Mohammad-Mehdi Chegini, Mohammadian Bahrami, Ali-Akbar Karyani Pak, Hananeh Mehdikhah, Fereshteh Sangarzadeh, Mohammad-Ali Karyani Pak, Parsa Mokhtari, Arina Arab, Makan Nasiri, Esra Farahi.