Son zamanlarda günlük sabah rutinlerimden biri haklı bir şekilde gerçekleştiğini düşündüğüm gözaltı haberlerini takip etmek. Ünlü ve ünlü olmak için her şey mübahtır mottosunu benimsemiş kişilere karşı yapılan uyuşturucu operasyonlarından oldukça keyif alıyorum. Aslında yıllardır olması gereken fakat nedenini tam olarak anlamadığım şekilde pek de somut adım göremediğimiz bir durumdu.

Tabii bu durumda bile politik zırvaları bir şekilde görüyor olmak oldukça mide bulandırıcı.

Sözde örnek olması gereken profiller uyuşturucu kullanıyor, özendiriyor, alem yapıyor, ülke sosyolojisine ve toplum ahlakına zarar veriyor ama kendini aydın sanan muhalif güruha göre yok bu operasyonlar politikmiş de gündem değiştirmek içinmiş de bilmem neler. Tamamen zırva! Şahsen bu amaçla bile yapıldığını bilsem tekrar tekrar bu operasyonları gerçekleştirenlere teşekkürlerimi sunarım.

Bu vesileyle yakın zamanda İçişleri Bakanı olarak göreve başlayan Mustafa Çiftçi’nin ve Adalet Bakanı olarak göreve başlayan Akın Gürlek’in bu konuda çok olumlu işler yapacağına yürekten inanmakta olduğumu belirtmek isterim. Bu operasyonları olması gerektiği gibi devam ettireceklerdir.

Ünlü isimlere yönelik bu tür operasyonlar eminim ki uyuşturucu kullanımını oldukça azaltıyor. Toplumda “la bu x isim bile içeri alındıysa bizi her türlü alırlar” korkusu olumlu görebileceğimiz bir hadise. Aynı zamanda bu operasyonlar toplumdaki adalet, hukuk gibi kavramlara olan inancı da pekiştirmekte.

Bu gibi birçok haklı nedene dayanarak söylemeliyim ki çok daha fazlası yapılması gerekiyor ve uyuşturucuyu özendiren, satan ve hatta bağımlı olarak kullanan kişiler terörle eş değer bir yargılamayı hak ediyor. Günümüzde öyle bir noktaya geldik ki bazı boş beyinler neredeyse uyuşturucu kullanmayı çağdaşlık, batıcılık olarak görüyor ve bunu empoze etmeye çalışıyor.

Yine sinema, müzik gibi sanatların uyuşturucudan tamamen arındırılması ve bu konuda hiçbir şekilde taviz verilmemesi şart. Gerekirse kurunun yanında yaş da yansın ama gençlerimizin sağlığını ve mentalini daha fazla zehirletmeyelim.

Gözden kaçırmamak lazım ki Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı’nın geçtiğimiz aralık ayında yayınlandığı rapora göre uyuşturucuya başlama yaşı giderek düşmüş. Özellikle esrar ve sentetik maddelere gençlerin ulaşması kolaylaştı ve birden fazla madde kullanan kişi sayısı da oldukça fazla. Bu durumun uyuşturucuyla olan mücadeleyi zorlaştırdığı bir gerçek. Gençlerin kötü alışkanlıklara kolay şekilde özenen bir beyine sahip olduklarını unutmamak gerekiyor.

Çok kapsamlı hazırlanan ve yaklaşık 200 sayfa olan bu raporda ilgimi çeken bir diğer konu ise bazı şehirlerdeki atık su analizlerinde uyuşturucu kullanımına yorabileceğimiz metabolitlere rastlanılması. Atık su analizleri sahadaki kullanım eğilimlerini izlemek için oldukça etkili bir yöntem. Bu da böyle bir bilgi olsun.

Ülkemizde yıllardır mücadele ettiğimiz terörün bitmiş duruma gelmesinden ne kadar memnun olsak da vurgulamak isterim; uyuşturucu da bir terördür ve ülkemizde uyuşturucu ile mücadele ciddi anlamda esas alınması ve rehavete kurban edilmemesi gereken bir mesele. Bugün ne yazık ki hemen hemen her şehirde bir şekilde uyuşturucu ve türevlerine erişim sağlayabilirsiniz ve bu durum yok edilmediği sürece ülkemiz sosyolojik açıdan büyük sıkıntılar yaşayacaktır.