Dünyayı kasıp kavuran Kovid-19’un yayılmasının başlıca sebebi gerekli önlemlerin hızla alınmaması ve insanların uyarılara kulak asmadan hiçbir şey yokmuş gibi günlük yaşamlarına devam etmesi.

Bir kişinin ihmalinin faturasını koskoca bir ülke ödeyebiliyor.

Çin’in Wuhan kentinden çıkışları yasaklamakta geç kalması sebebiyle binlerce insan koronavirüsü alıp başka ülkelere taşıdı.

Güney Kore’de kendisinde Kovid-19 tespit edilen bir kişinin hastaneden kaçıp kilise ayinine katılması sonucu virüs ülkede hızla yayıldı.

İran’da salgının önüne geçilememesinin sebebi yine vurdumduymazlık ve ihmal.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın da söylediği gibi İranlı yetkililer Kum kentini zamanında karantinaya alsaydı komşu ülkede salgın bu kadar yayılmayacaktı.

Irak’ta da durum İran’dan farksız.

Yıllarca türbelerin her türlü hastalığa şifa dağıttığına inandırılan insanlar bugün hastalık yayılır korkusuyla türbelerin kapatılmasına şiddetle karşı çıkıyor.

İslam ülkelerinin birçoğunda camiler kapatılıp Cuma dâhil namazlar cemaatle kılınmazken Iraklı Şiiler kalabalık törenler düzenlemeye devam ediyor.

Salgını ciddiye almayan ülkelerden biri de Mısır.

Darbeyle iktidara gelen yönetim günlerce ülkede herhangi bir vaka olmadığı propagandasını yaptı.

Oysa Mısır’dan Amerika’ya ve Avrupa’ya dönenlerde Kovid-19’a rastlanıyordu.

Kahire, daha sonra ülkede vakaların olduğunu itiraf etmeye başlasa da salgına karşı mücadelenin gayrı ciddi ve alınan tedbirlerin yetersiz olduğu ortada.

Kiliselerin ısrarla ayin yapmaya devam etmek istemesi sebebiyle camilerin ve kiliselerin kapatılması kararı gecikti.

Hepsinden öte ülkede en iyi korunan kesim olan yüksek rütbeli subaylar arasında koronavirüse yakalanarak ölenler var.

Mısır ordusunun üst düzey komutanlarından Tümgeneral Halid Şeltût ve Tümgeneral Şefi’ Abdulhalim Davud’un Kovid-19 sebebiyle öldükleri açıklandı.

Test sonucu pozitif çıkan Mahmud Ahmed Şahin isimli bir diğer generalin de hayatını kaybettiği, Mısır ordusunun yüksek rütbeli subaylarından birçoğunun virüse yakalanmış olabileceği ifade ediliyor.

Mısır cuntası lideri Abdülfettah es-Sisi, 3 Mart’ta söz konusu generallerin ve çok sayıda yüksek rütbeli subayın katılımıyla bir toplantı yapmıştı.

Subaylardan birçoğunun Kovid-19’a o toplantıda yakalandığı, Sisi ve ailesinin daha sonra 14 gün boyunca gizlice karantina altında tutuldukları öne sürülüyor.

Ülkenin en imtiyazlı tabakasını oluşturan kesimde durum böyleyse fakirliğin kol gezdiği halk tabakasının hâlini siz düşünün.

Bu arada, Mısır hastanelerinde tıbbi malzeme eksikliği yaşanırken rejimin İtalya’ya bir uçak dolusu maske göndermesi tepkilere yol açtı.

“Ayranı yok içmeye” diye başlayan atasözünü hatırlatan bu girişimin İtalyan doktora öğrencisi Giulio Regeni’nin 2016’da Mısır’da güvenlik güçleri tarafından işkenceyle öldürülmesi olayını unutturma çabası olduğu yönünde yorumlar yapıldı.

Fransa’nın Kahire Büyükelçisi Stéphane Romatet geçenlerde yayınladığı bir mesajda Mısır’da durumun ileriki haftalarda oldukça zorlaşacağını ve ülkenin dünyayla bağının kesileceğini söylemişti.

Kalabalık bir nüfusa sahip Mısır’da salgının İtalya ve İran’daki gibi kontrol edilemez hale gelmesi an meselesi.