Bazen bir yapının kusuru, onu diğerlerinden daha özel hâle getirebilir. Ben Pisa Kulesi'ni düşündüğümde aklıma ilk olarak bu geliyor. Eğer bu kule hiç eğilmeseydi, belki de bugün dünyanın en ünlü yapılarından biri olmayacaktı. Bana göre onun hikâyesi, sadece taşlardan oluşan bir yapının değil, sabrın ve vazgeçmemenin de hikâyesidir.
Her şey 1173 yılında, İtalya'nın Pisa şehrinde başladı. O yıl ünlü Pisa Kulesi'nin yapımına başlandı. O zaman yaşayan insanların, yüzyıllar sonra bu yapının dünyanın dört bir yanında tanınacağını tahmin edip etmediğini merak ediyorum. İlk başlarda her şey normal gidiyordu. Fakat kule yükselmeye başladıkça işler değişti. Daha kule tamamlanmadan, zeminin yumuşak olması nedeniyle yapı yavaş yavaş yana doğru eğilmeye başladı...
Ben olsaydım, yaptığım binanın daha inşaat sırasında eğildiğini görünce büyük bir hayal kırıklığı yaşardım. Belki de hemen bırakmak isterdim...
Fakat Pisa'daki insanlar vazgeçmedi. 1178 yılında kulenin üçüncü katına gelindiğinde eğiklik artık fark edilir hâle gelmişti. Buna rağmen yapım durdu ve uzun bir ara verildi.
Yıllar sonra, 1272'de kulenin yapımına yeniden başlandı. İnşaat sırasında eğikliği düzeltmek için üst katlarda farklı yöntemler uygulanmaya çalışıldı. Bence bu durum, insanların karşılaştıkları bir soruna rağmen çözüm aramaya devam etmelerinin güzel bir örneği. Kule artık kusurlu görünüyordu ama belki de onu özel yapan şey tam olarak buydu.
*
Her insanın kusuru vardır... Önemli olan kusurlarımızın olumlu yanlarını görebilmek...
*
Sonunda, yaklaşık iki yüzyıl süren çalışmaların ardından kule 1372 yılında tamamlandı. Düşünüyorum da, bir yapının tamamlanmasının bu kadar uzun sürmesi insana inanılmaz geliyor. Bir insanın ömründen bile uzun süren bu hikâyenin sonunda ortaya herkesin tanıyacağı bir eser çıktı.
Pisa Kulesi'nin hikâyesi beni en çok şu yönüyle etkiliyor: Bazen hayatımızdaki hataları tamamen ortadan kaldıramayız. Ama onlarla yaşamayı ve onları birer güzelliğe dönüştürmeyi öğrenebiliriz. Pisa Kulesi de bana göre, bunun taşlardan yapılmış en güzel örneklerinden biri.
Bugün kuleye baktığımda sadece eğilmiş bir bina görmüyorum. Yüzyıllara meydan okuyan, defalarca sorun yaşayan ama sonunda ayakta kalmayı başaran bir yapı görüyorum. Belki de Pisa Kulesi'nin asıl güzelliği kusursuz olmasında değil, kusuruna rağmen ayakta kalabilmesinde saklıdır.
*
Ne olursa olsun hayattaki zorluklara karşı ayakta durmalıyız. Ayakta duran var olur... O yüzden ayakta duracağız!..
*