İstanbul’u her görüşümde gözüm mutlaka Galata Kulesi’ne takılır. Asırlardır şehrin siluetine eşlik eden bu yapı, yalnızca bir seyir noktası değil; aynı zamanda geçmişi bugüne taşıyan sessiz bir tanıktır.
İlk olarak 528 yılında Bizans İmparatoru I. Justinianos döneminde ahşap olarak inşa edildiği bilinse de, bugün gördüğümüz taş kule 1348 yılında Cenevizliler tarafından “Christea Turris” adıyla yeniden yapılmıştır. Yüzyıllar boyunca yangın gözetleme kulesi, zindan ve rasathane gibi farklı amaçlarla kullanılmıştır.
Galata Kulesi’nin tarihine dair en çok anlatılan anekdot ise, 17. yüzyılda Hezârfen Ahmed Çelebi’nin buradan kanatlarını açarak Üsküdar’a kadar uçtuğu rivayetidir. Evliya Çelebi’nin aktardığı bu olayın tarihsel doğruluğu tartışılsa da, İstanbul’un en güçlü efsanelerinden biri hâline gelmiştir. Kule ayrıca depremler, yangınlar ve onarımlarla defalarca yeniden ayağa kalkmış; her seferinde şehrin değişimine sessizce tanıklık etmiştir.
Bugün Galata Kulesi’ni ziyaret eden insanların büyük bölümü yalnızca manzarayı görmek için gelmiyor. Kuleye çıkan R. A, "Galata Kulesi; aşk, dilek ve efsanelerle çevrili İstanbul’un simgelerinden biridir. Rivayete göre birlikte çıkan çiftler evlenir, içten dilekler kabul olduğuna inanılıyor" dedi.
İstanbul Boğazı’nı, Haliç’i ve Tarihi Yarımada’yı aynı noktadan izleme imkânı sunması, fotoğraf tutkunlarının ilgisini çekmesi ve bulunduğu semtin tarihî atmosferi ziyaretçileri buraya çekiyor. Dar taş sokaklar, eski binalar ve çevredeki kültürel yaşam, kuleyi yalnızca bir yapı olmaktan çıkarıp İstanbul deneyiminin önemli bir parçasına dönüştürüyor. Kuleye çıktığımda taş duvarların arasında dolaşırken, geçmişin ayak izlerini hissetmemek mümkün olmuyor. Sonuç olarak Galata Kulesi, yalnızca yüzyıllardır ayakta kalan bir mimari eser değildir.
O, İstanbul’un hafızasını taşıyan, efsaneleriyle merakı canlı tutan ve her gün binlerce ziyaretçiyi tarih ile bugünü aynı noktada buluşturan simge yapılardan biridir. Bana göre bu kuleye bakmak, aslında İstanbul’un geçmişine kısa bir yolculuk yapmaktır.