Irak’ta geçen yıl yapılan seçimlerden zaferle çıkan Sadr grubunun çoğunluk hükümeti kurmak isteyip başarılı olamamasının ardından parlamentodan çekilmesi üzerine eski başbakanlardan Nuri el-Maliki’ye yeniden başbakanlık koltuğuna oturma şansı doğmuştu.

Geçenlerde sızdırılan ses kaydıyla o şans artık büyük ölçüde buhar oldu.

Nuri el-Maliki’nin de dahil olduğu İran yanlısı Şii gruplardan oluşan “Koordinasyon Çerçevesi” içinden sızdırıldığı tahmin edilen ses kaydında eski başbakan, Mukteda es-Sadr’ı ve grubunu adeta yerden yere vuruyor.

“Sadr grubu konusunda ben uzmanım. Basra’da, Kerbela’da, Bağdat’ta onlara karşı savaştım. Onlar korkaklar” diyen el-Maliki, ellerinde yeterli silah olmadan Sadr grubunu yendiklerini ve Asaibu’l-Hak adlı Şii milis grubuyla çatışan grubun geri adım attığını söylüyor.

İranlıların Sadr grubuna füze vererek Mukteda es-Sadr’ı ikinci bir Hasan Nasrallah yapmak istediklerini fakat bunun mümkün olmadığını ifade eden el-Maliki, Sadr grubunun liderini kastederek, “Bu mu seyyid? Bu hiçbir şey bilmeyen bir cahil” diyor.

Sadr grubu üyelerinin İngiltere’de eğitim gördüklerini ve ihanet ile suçladığı Mukteda es-Sadr kullanılarak Irak’ın yönetiminin Şiilerin elinden alınmak istendiğini öne sürüyor.

İç savaş tehdidinde bulunuyor.

Nuri el-Maliki’ye ait olduğu iddia edilen ses kaydında Mesut Barzani de “Sünnilerin lideri olmaya ve Mukteda es-Sadr’ı Şiilerin tek temsilcisi olarak kendi eksenine dahil etmeye çalışmakla” suçlanıyor.

Sadr grubu her ne kadar Irak Parlamentosu’ndan çekilse de hâlâ siyasi denklemin göz ardı edilemeyecek önemli bir bileşeni.

Ses kaydının kendisine ait olmadığını iddia eden el-Maliki’nin Cuma günü başkent Bağdat’ta gövde gösterisi yapan gruba düşmanlığı ise zaten biliniyor.

Mukteda es-Sadr, Cuma hutbesinde nakledilen açıklamalarında “denenmiş kimselerin yeniden denenmeye kalkışılmaması ve geçmişteki acıların tekrarlanmaması” gerektiğini söyledi.

Sadr grubu liderinin “denenmiş” dediği kişiler ile en başta el-Maliki’ye işaret ettiğini tahmin etmek zor değil.

Geçmişte yaşanan acılar sözüyle de eski başbakanın döneminde DAEŞ’in önünün açılması ve örgütün Musul dahil birçok bölgeyi ele geçirmesine izin verilmesi akla geliyor.

Barzani ve Sünnilerle çoğunluk hükümeti kurmak isteyen fakat Irak Parlamentosu’nun “Koordinasyon Çerçevesi” tarafından kilitlenmesi sebebiyle başarılı olamayan Sadr grubunun parlamentodan çekilmesinin ardından yeniden başbakanlık koltuğuna oturma ihtimali beliren Nuri el-Maliki’nin şansını kaybettiğini söylemek yanlış olmaz.

Cumhurbaşkanı seçilemediği ve yeni hükümet kurulamadığı için başbakanlık görevini sürdüren Mustafa el-Kazımi, önceki gün Cidde’de ABD Başkanı Joe Biden’ın katılımıyla gerçekleştirilen Güvenlik ve Kalkınma Zirvesi’ndeydi.

Irak Başbakanı, ülkesinin hiçbir eksende yer almadığını söylese de o toplantıya davet edilmesinin sebebi sır değil.

Bir yandan İran diğer yandan Körfez ülkeleri tarafından çekiştirilen Irak’ın içinde bulunduğu krizden çıkmasının yolunun parlamentoyu feshederek yeniden sandığa gitmek olduğunu savunanlar var.

Fakat sistem ve koşullar değişmeden yapılacak seçimlerden farklı bir sonuç çıkmasını beklemek aşırı iyimserlik ve hayal olur.