Dün gece X’te bir video dolaşıyordu.
Trump’ın (ya da Trump-vari birinin) Grönland haritası önünde durup “This is gonna be beautiful, folks. Very beautiful. The best purchase since Alaska” dediği, arkadan da “Yallah yallah” diye bağıran birileri olduğu iddia edilen 47 saniyelik bir klip.

Gerçek mi sahte mi tartışılır ama şu gerçek:
Grönland meselesi 2019’da şaka gibi başlamıştı, 2025 sonu-2026 başı itibarıyla “ciddi stratejik opsiyon” kategorisine terfi etti.

Şimdi Avrupa medyası panik atak geçiriyor.
Le Monde manşet: Grönland, Avrupa'nın birleşmesi için yeni bir tehdit mi?
Der Spiegel: Trump Grönland'a ve AB'ye zarar mı verdi? Guardian daha klasik İngiliz usulü ağlak: Arktik'e yönelme, Amerika'nın Grönland takıntısı Avrupa'yı nasıl parçalayabilir?

İşin komik yanı şu;

Batı Avrupa 1980’lerden 2020’lere kadar “Kürt meselesini Türkiye’nin başına bela etmek için her türlü numarayı çekti. PKK’ya para, lojistik, pasaport, siyasi sığınma, Brüksel’de ofis, Strasbourg’da stant, Oslo’da Nobel’e yakın seminerler, Stockholm’de parlamento önünde çadır…
Liste uzar gider.
Sonra da dönüp “insan hakları” diye nutuk atıyorlardı.

Şimdi aynı Avrupa, kendi toprak bütünlüğü söz konusu olunca birden egemenlik, bölünmez bütünlük, tarihi haklar diye ağlamaya başladı.

Grönland üzerinden nasıl bir bölünme mi geliyor?

Grönland bağımsız olsun da Avrupa’yı bölsün
demiyor tabii kimse.

Ama şöyle bir domino etkisi var:

1. ABD Grönland’ı satın alır ya da çok uzun süreli üs, madencilik, egemenlik paketi yapar
2. Danimarka fiilen “Grönland’ı kaybettik” diye kabul eder
3. Bu, Danimarka’nın iç siyasetini allak bullak eder
4. Faroe Adaları “Biz de ayrılsak mı?” diye sesini yükseltir
5. İzlanda birden “Kuzey Atlantik’te biz de varız” diye hatırlanır
6. Norveç Svalbard’da Rusya’yla kapışırken bir de ABD’yle kapışmaya başlar
7. Ve en önemlisi, Kuzey Denizi’nde enerji paylaşımı, balıkçılık hakları, yeni deniz yetki alanları kavgası patlar
Yani İskoçya, Katalonya, Flamanlar, Korsika derken bir de “Kuzey Avrupa’nın dağılması”senaryosu devreye girer.

Avrupalılar şimdi “Ama bu emperyalizm” diye bağırıyor.
Evet.
Siz 40 yıl boyunca Türkiye’ye yaptığınız şeyin adı da oydu ama siz ona “değerler diplomasisi” diyordunuz.

1995-2025; Avrupa Türkiye’ye “Bölünmek demokrasidir”
2026-2035; ABD Avrupa’ya “Bölünmek jeopolitik zorunluluktur”

Bir de şu var:
Grönland’ın yerlileri (Inuit nüfusu) bağımsızlığa sıcak bakıyor ama “ABD toprağı olmak” fikrine de mesafeliler.

Yani işin en ironik tarafı şu olabilir;
ABD Grönland’ı alsa bile orası ne tam ABD eyaleti olur ne de bağımsız bir devlet.
Tam bir “özel statülü sömürge” gibi kalır.
Tıpkı 90’larda-2000’lerde Avrupa’nın Türkiye’ye dayattığı “özel statü” gibi.

Sonuç

Avrupa şimdi kendi kendine “keşke 2015’te PKK’ya 5 milyon euro yerine 5 milyon euro’luk insansız hava aracı verseydik de şimdi kendimize kullansaydık” diye iç geçiriyor.

Ama geç kaldınız..
Artık drone’lar başkasının elinde.
Ve o drone’lar kuzeyden geliyor.