Bir isim.

Durmadan.

Akın Gürlek.

Bir kelime.

Tekrar tekrar:

“Dosya…”

Dosya nerede?

Yok.

Ama hedef var.

Geri sar.

2010.

Bir dizi.

“Tek Türkiye.”

Ekranda bir isim:

Tahşiye.

Ertesi gün?

Operasyon.

Bu kadar hızlı senaryo yazılmaz.

Bu, kurgu.

Yıllar geçti.

Mahkemeler konuştu.

Ne dendi?

Kumpas.

Peki o kumpası kim yargıladı?

Akın Gürlek.

Şimdi aynı isim yine hedefte.

Tesadüf mü?

İddia şu:

O gün bu işin medya ayağında adı geçen

Cevheri Güven,

bugün yeni “dosyalar” servis ediyor.

Ve bu dosyalar siyaset sahnesine taşınıyor.

Soru basit:

Dosya mı bu?

Yoksa eski hesap mı?

CHP Genel Başkanı çıkıyor:

“Dosya var” diyor.

Peki soralım:

Dosya senin mi?

Yoksa sana verilen mi?

Çünkü bu ülke şunu gördü:

Önce isim atılır.

Sonra algı kurulur.

Sonra yıllar geçer.

Ve gerçek çıkar:

Kumpas.

O yüzden mesele bugün değil.

Mesele şu:

Tahşiye’de yapılanı hatırlayanlar için

bu tablo yeni değil.

Sadece yöntem aynı.

Hedef değişmiş gibi yapılıyor.

Selam ve dua ile

Fiemanillah