Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Muhammed bin Zayed ile Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdülhamid ed-Dibeybe’nin cumartesi akşamı Şampiyonlar Ligi Finali’nin oynandığı Atatürk Olimpiyat Stadı’nda verdikleri samimi görüntüler oldukça dikkat çekiciydi.

Arap sokağında da çokça konuşulan fotoğraflar “Libya’da yeni bir sayfa mı açılıyor?” sorusunu gündeme getirdi.

Abdülhamid ed-Dibeybe, Türkiye’nin desteklediği ve uluslararası toplum tarafından tanınan meşru hükümetin başbakanı ve Muhammed bin Zayed de Trablus’u işgal ederek o hükümeti askeri darbeyle devirmek için uzun süre savaşan Hafter’in en büyük destekçisi.

Fakat bu BAE Devlet Başkanı ve Libya Başbakanı’nın ilk görüşmeleri değil.

Abdülhamid ed-Dibeybe, şubat ayında Abu Dhabi’yi ziyaret etmiş ve Muhammed bin Zayed tarafından kabul edilmişti.

Son günlerde de Libya Başbakanı’nın ülkenin doğusunu kontrol altında tutan Hafter ile yeni bir hükümet kurmak için pazarlık yaptığı konuşuluyordu.

Diğer bir ifadeyle, dengeler çoktan değişmeye başlamıştı.

Libya’da parlamento ve devlet başkanlığı seçimlerinin yapılarak ülkenin “iki yakasının bir araya getirilmesi” için toplantılar düzenlenmesine ve ilerleme sağlanmış görüntüsü verecek açıklamalar yapılmasına rağmen nihai hedefe bir türlü ulaşılamıyor.

Bunun en büyük nedeni, koltuklarını ve elde ettikleri nüfuzu kaybetmek istemeyen çok sayıda aktörün varlığında herkesi memnun etmenin mümkün olmaması.

Halid el-Mişri başkanlığındaki Libya Devlet Yüksek Konseyi ve Akile Salih başkanlığındaki Temsilciler Meclisi’nin altışar üyesinden oluşan Seçim Yasalarını Belirleme (6+6) Komitesi çalışmalarını tamamlayıp bir taslak ortaya koydu.

Henüz Halid el-Mişri ve Akile Salih tarafından imzalanmayan taslağa itirazlar var.

Akile Salih komitenin çalışmalarını bir iki hafta daha sürdürmesini talep ederken, Libya toplumunun ileri gelen isimlerinden 114 kişinin imzasıyla yayımlanan ortak bildiride 6+6 Komitesi’nin onayladığı seçim yasalarının kabul edilemez olduğu ifade edildi.

ABD vatandaşlığı da bulunan Hafter, çifte vatandaşlığı sebebiyle adaylığı engellenirse seçim yapılmasına izin vermez.

Aday olur ve seçimi kaybederse elindeki askeri gücü Trablus’a teslim etmesi beklenmiyor.

Seçimi Hafter kazansa devrimci grupların yıllarca kendilerine karşı savaşan emekli generali devlet başkanı olarak kabullenmeleri zor.

Kısacası Libya’da yılsonu yapılması öngörülen seçimlerle ilgili soru işaretleri varlığını koruyor.

Türkiye, Mısır, BAE gibi ülkelerin garantörlüğünde “aktörler arasında güç paylaşımı” mevcut koşullarda en yakın çözüm olarak görünüyor.

“En iyi” olduğu söylenemeyecek böyle bir çözüme ulaşmak da o kadar kolay değil.

Türkiye, her hâlükârda çıkarlarını korumak için Libya’daki tarafların hepsiyle bir şekilde temas halinde.

Halid el-Mişri cuma günü Türkiye’ye geldi ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’la görüştü.

Önceki gün Hafter’in kontrolündeki Bingazi’de “Türk İhraç Ürünleri Fuarı” açıldı.

Türkiye’den 38 firma ve 65 işadamının katıldığı fuarın açılışını Trablus Büyükelçimiz Kenan Yılmaz yaptı.

Tüm bilinmezliklerin ve yoğun diplomasi trafiğinin arasında bilinen tek gerçek şu:

Libya’da Ankara’nın onaylamadığı hiçbir denklemin hayata geçme şansı yok.