“Ermeni Soykırımı” Kararı Bakü-Tel Aviv Hattında Güven Krizini Tetikledi
İsrail hükümetinin sözde “Ermeni soykırımı”nı tanıma yönünde aldığı karar, Azerbaycan’da hem devlet kurumlarının hem de kamuoyunun sert tepkisine yol açtı. Bakü, tarihi olayların siyasi kararlara konu edilmesini kabul edilemez olarak değerlendirirken, kararın Güney Kafkasya’daki barış sürecine zarar vereceğini vurguladı.
Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, 1915 olaylarının hukuki ve bilimsel zeminden uzaklaştırılarak siyasi karar konusu haline getirilmesinin tarihi gerçeklerin çarpıtılması anlamına geldiğini belirtti. Açıklamada İsrail hükümetine kararı yeniden gözden geçirme çağrısı yapıldı.
Ancak tartışma yalnızca diplomatik boyutta değil. Karar, Bakü’de yıllardır oluşturulan “İsrail Azerbaycan’ın stratejik ortağıdır” algısını da ciddi biçimde sarsmış durumda.
İsrail neden şimdi?
Uzun yıllar boyunca İsrail, Ermeni lobisinin baskılarına rağmen sözde “Ermeni soykırımı”nı tanımayan ülkeler arasında yer aldı. Bu süreçte Azerbaycan ile savunma sanayii, enerji, istihbarat, tarım ve yüksek teknoloji alanlarında örnek gösterilen stratejik ortaklık kuruldu.
Tam da bu nedenle zamanlama dikkat çekiyor.
Bazı siyasi gözlemciler, İsrail’in son kararının yalnızca tarihi bir mesele olmadığını, aynı zamanda bölgesel jeopolitik hesapların bir parçası olduğunu değerlendiriyor.
Özellikle İran ile yaşanan son gerilim sırasında Tel Aviv yönetiminin Azerbaycan’dan beklediği ölçüde siyasi ve askeri destek göremediği yönünde yorumlar yapılıyor. Bakü ise süreç boyunca Türkiye ile koordineli hareket etmeyi tercih etti ve bölgesel istikrarı önceleyen bir politika izledi.
Bu nedenle bazı uzmanlar, İsrail’in aldığı kararın Ankara ve Bakü’ye dolaylı siyasi mesaj niteliği taşıdığı, hatta Azerbaycan üzerinde baskı oluşturmayı amaçlayan diplomatik bir hamle olarak okunabileceğini ifade ediyor. Bu değerlendirmeler resmi makamlar tarafından doğrulanmış değildir; ancak kararın zamanlaması nedeniyle kamuoyunda geniş şekilde tartışılmaktadır.
Revizyonist çevrelere moral mi veriliyor?
Kararın en çok tartışılan yönlerinden biri de Ermenistan’daki revizyonist çevrelere vereceği psikolojik destek oldu.
Uzmanlara göre uluslararası alanda alınan bu tür siyasi kararlar, Ermenistan’da barış sürecine mesafeli duran çevrelerin elini güçlendirebilir. Güney Kafkasya’da kalıcı barış için yürütülen müzakereler devam ederken, böylesi adımların yeni siyasi tartışmaları tetikleme riski taşıdığı belirtiliyor.
Bu nedenle Azerbaycan kamuoyunda, İsrail’in attığı adımın yalnızca tarihi bir karar olmadığı, aynı zamanda bölgesel dengeleri etkileyebilecek siyasi sonuçlar doğurabileceği yönünde değerlendirmeler yapılıyor.
Güven yeniden tesis edilebilir mi?
İsrail ile Azerbaycan arasındaki enerji, savunma ve güvenlik alanlarındaki stratejik iş birliğinin kısa vadede tamamen sona ermesi beklenmiyor. Ancak kararın iki ülke arasındaki siyasi güvene zarar verdiği ve kamuoyunda yıllardır oluşturulan olumlu İsrail algısını ciddi biçimde zedelediği açık şekilde görülüyor.
Önümüzdeki dönemde Tel Aviv yönetiminin Bakü’nün tepkisini nasıl değerlendireceği ve bu kararın iki ülke ilişkilerine nasıl yansıyacağı, yalnızca Azerbaycan-İsrail ilişkileri açısından değil, Türkiye-İsrail hattındaki bölgesel dengeler bakımından da yakından takip edilecek.