Dünya siyasetinde kartlar yeniden değil, baştan aşağı yepyeni bir masada dağıtılıyor. Yıllarca bize "tek kutuplu" diye dayatılan, Batı'nın kural koyup geri kalanın itaat ettiği o sistem artık çatırdıyor. Geçtiğimiz günlerde Çin’in başkenti Pekin’de gerçekleşen Şi Cinping ve Vladimir Putin zirvesi, bu çöküşün ve yeni inşanın en net fotoğrafıydı.

Meseleyi doğru okumak için Çin’in (Ejderha) o ince işlenmiş, iki cepheli diplomatik satrancına bakmak lazım. Zamanlama ve sıralama asla tesadüf değildir. Pekin yönetimi, önce "yorgun hegemon" ABD’yi ağırladı ve onlarla olan küresel rekabetini bir süreliğine "dondurma" kararı aldı. Hemen ardından, asıl büyük hamleyi yaparak Putin'i (Ayı) stratejik ortak olarak masaya oturttu.

Washington'la durumu idare et, Moskova'yla omuz omuza ver!

Çok Kutupluluk Artık Bir Slogandan İbaret Değil!

Eskiden Çin ve Rusya'nın yakınlaşması, Batılı analistler tarafından "mecburiyet ekseni" veya "geçici çıkar ortaklığı" diye küçümsenirdi. Ancak Pekin'deki zirvede imzalanan “Çok Kutuplu Dünya ve Yeni Tür Uluslararası İlişkiler” bildirisi, bu ezberleri paramparça etti.

Bu bildiri, 1997'den beri ufak ufak dillendirilen itirazların artık resmi bir "devlet doktrini"ne dönüştüğünün ilanıdır. Çin ve Rusya, dünyanın o eski "orman kanunlarına" dönmesine izin vermeyeceklerini açıkça deklare ettiler. Bugün BRICS, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ve devasa Kuşak-Yol projesi, sadece birer ekonomik platform değil; işte bu yeni "Batı karşıtı" doktrinin ete kemiğe bürünmüş kaleleridir.

Kissinger'ın Meşhur Üçgeni Darmadağın Oldu

Amerika'nın efsanevi Dışişleri Bakanı Henry Kissinger, 1970'lerde Soğuk Savaş'ın kaderini belirleyen altın bir kural koymuştu: "ABD'nin Moskova ve Pekin ile olan ilişkisi, bu ikisinin birbiriyle olan ilişkisinden her zaman daha iyi olmalıdır." Washington yıllarca bu kural sayesinde Asya'nın iki devini birbirine düşürdü, aralarına kama soktu.

Ancak yarım asır sonra bugün oyun tamamen tersine döndü. Bugün jeopolitik üçgenin diğer iki köşesi (Çin ve Rusya), Washington'a olan mesafelerinden çok daha sıkı bir şekilde birbirine kenetlenmiş durumda. ABD artık o üçgenin dışında, yalnızlaşan bir köşedir.

Ejderha'nın Acımasız Kuralları: Asimetrik Ortaklık

Tüm bu büyük hizalanmaya rağmen, madalyonun diğer yüzünde çok daha sarsıcı bir gerçek yatıyor: Bu ortaklıkta eşitlik yok! Terazi, Ejderha'nın lehine çok sert bir şekilde yatmış durumda.

Rusya, Ukrayna savaşının ve Batı yaptırımlarının getirdiği sıkışmışlıkla bu ittifaka adeta mecbur. Çin ise bu "zarureti" kendi lehine acımasızca kullanıyor. Bunun en büyük ispatı, Moskova'nın can simidi olarak gördüğü o meşhur "Sibirya'nın Gücü-2" doğal gaz boru hattı anlaşmasının Pekin'de yine masada kalmasıdır. Rusya, gazı 249 dolara satmak isterken, Çin 120 dolar dayatıyor. Üstelik boru hattının kapasitesi konusunda da kendi kurallarını dikte ediyor.

Çin hiç acele etmiyor. İttifakın tüm jeopolitik nimetlerinden faydalanırken, maliyetin altına elini koymaktan ustaca kaçınıyor.

Sonuç olarak; yorgun hegemon ABD'nin karşısında artık "ilan edilmemiş bir stratejik ittifak" var. Ayı ve Ejderha, asimetrik de olsa birbirine kenetlenerek Batı'nın o dar elbisesini yırtıp atmış, dünyaya çok kutuplu yeni bir nizam inşa etmeye başlamıştır. Bu inşanın temeli Pekin'de atıldı; şimdi sıra duvarları örmekte!