Ankara Kalesi’ni gezerken bazen insanı bir şehrin geçmişine götüren şey, tarihi surlar ya da eski taş yapılar değil, bir köşeden yükselen mis gibi fırın kokusu oluyor...
Ben de kaleyi gezdiğim sırada sağ köşede simit satan simitçi dayıyı gördüm. İlk bakışta sıradan bir sokak lezzeti gibi görünse de tadına baktığımda Ankara simidinin neden bu kadar özel olduğunu daha iyi anladım.
Çıtır çıtır, sıcacık ve kendine has lezzetiyle Ankara simidi, damağımda diğer yerlerde yediğim simitlerden farklı bir tat bıraktı... Her şehirde simit var ama her simidin hikâyesi aynı değil. Ankara simidinin koyu rengi, yoğun kıvamı ve susamıyla bütünleşen lezzeti, onu diğerlerinden ayırıyor...
Hele bir de tarihi Ankara Kalesi’nin atmosferinde, ayaküstü alınan sıcak bir simidin tadına bakıyorsanız, bu lezzet sıradan bir atıştırmalığın ötesine geçiyor.
Ankara Kalesi’nin ara sokaklarında yaklaşık 120 yıldır hizmet veren tarihi taş fırınlarda yaşatılan simit geleneği, şehrin kültürel hafızasının da bir parçası. Odun ateşinde pişirilen, geleneksel yöntemlerle hazırlanan Ankara simidi; ustalığın, emeğin ve yıllardır değişmeyen alışkanlıkların izlerini taşıyor.
Bu geleneği 45 yıldır sürdüren Mustafa Tümer’in oğullarıyla birlikte mesleğini devam ettirmesi de ayrı bir anlam taşıyor... Çünkü bazı lezzetler yalnızca malzemeyle değil, ustadan çırağa, babadan oğula aktarılan birikimle ortaya çıkıyor.

Tadı bir köşede saklı!..
Kale sokaklarında yürürken karşınıza çıkan bir simitçi, sizi yalnızca doyurmakla kalmıyor; şehrin gündelik yaşamına da ortak ediyor. Sıcacık simidi elinize alıp tarihi sokakların arasında dolaşmak, Ankara’yı tanımanın en samimi yollarından biri…
Benim için Ankara Kalesi gezisinin akılda kalan duraklarından biri de işte o köşedeki simitçi dayı oldu. Ne gösterişli bir sunum vardı ne de uzun bir menüsü... Sadece sıcak simit, gerçek bir emek ve yılların içinden süzülüp gelen bir lezzet…
Bazen bir şehri tanımak için uzun uzun anlatılan hikâyelere gerek yok. Bir sokaktan geçmek, bir ustanın emeğine tanık olmak ve sıcacık bir simidin tadına bakmak yeterli.
Ankara Kalesi’nin taş sokaklarında tarih gözlere, Ankara simidi ise damağa hitap ediyor. Yolunuz kaleye düşerse bir simit molası vermeyi unutmayın. Belki siz de benim gibi, o küçük köşede Ankara’nın en güzel hatıralarından birini bulursunuz…