Bir vatandaşın yıllarca çalışarak biriktirdiği para, yalnızca banka hesabındaki rakamdan ibaret değildir. O birikimde alın teri, ertelenmiş ihtiyaçlar, çocukların geleceği ve güvenli bir hayat kurma çabası vardır. Bu nedenle fon soruşturmasını değerlendirirken meselenin merkezine vatandaşın emeğini ve hakkını koymak gerekir.
Akın Gürlek’in fon soruşturmasına ilişkin açıkladığı kararlılık, bu açıdan desteklenmesi gereken bir duruştur. Devletten beklenen; mali işlemlerin karmaşıklığı karşısında geri çekilmemesi, para hareketlerinin izini sürmesi ve sorumluluğu bulunan herkesin hukuk önünde hesap vermesini sağlamasıdır. Ekonomik güç, şirket ağı veya toplumsal nüfuz, hiç kimse için dokunulmazlık alanı oluşturmamalıdır.
Gürlek’in 21 Ekim tarihli açıklamasına göre, sermaye piyasalarındaki manipülatif işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında 404 kişi hakkında adli işlem yapılmış, 88 şüpheli tutuklanmıştır. Açıklamada, 351 gerçek kişi ve 102 tüzel kişiye yönelik mal varlığı tedbirlerinin alındığı, iade süreçleriyle adli soruşturmaların birlikte sürdüğü de belirtilmiştir. Bu bilgiler, sürecin kişilerin yanı sıra mali bağlantıları da kapsadığını göstermektedir.
Burada üzerinde durulması gereken temel mesele, vatandaşın hakkının korunmasıdır. Suç iddialarının bütün bağlantılarıyla araştırılması kadar, soruşturma konusu varlıkların kaçırılmasının önlenmesi de önem taşır. Mağduriyetlerin giderilebilmesi için paranın hangi hesaplara aktarıldığının, hangi işlemlerden geçtiğinin ve nerede bulunduğunun ortaya çıkarılması gerekir. Kararlılık, bu ayrıntıların sabırla ve delille takip edilmesinde anlam kazanır.
Kamuoyunda kullanılan “suçluların gözünün yaşına bakılmıyor” ifadesinin hukuk devletindeki karşılığı da budur: Suçu kesinleşen kişiye ayrıcalık tanımamak, hiçbir bağlantının dosyanın önüne geçmesine izin vermemek ve kanunun gereğini uygulamak. Soruşturma aşamasındaki kişilerin suçluluğuna ise bağımsız mahkemeler karar verecektir. Bu ilkeye bağlılık, mücadelenin meşruiyetini ve gücünü artırır.
Akın Gürlek’in açıkladığı yaklaşımın değeri, vatandaşın birikimini koruma iradesini kamuoyuna açık biçimde ortaya koymasındadır. Bu iradenin somut karşılığı; delillerin eksiksiz toplanması, sorumlulukların kişiye özgü biçimde belirlenmesi ve hak sahiplerinin menfaatlerinin hukuki yollarla korunması olacaktır. Toplumun beklediği sonuç da budur.
Finansal sisteme duyulan güven, kuralların herkese eşit uygulanmasıyla korunur. Dürüst yatırımcı, emeğinin ve tasarrufunun hukukun güvencesi altında olduğunu bilmek ister. Hukuka aykırı kazanç peşinde koşanlar ise karşılarında işleyen bir denetim ve adalet mekanizması bulmalıdır.
Bu nedenle fon soruşturmasında ortaya konulan kararlılığın sonuna kadar sürdürülmesi gerekir. Milletin emeğine sahip çıkmak, devletin temel sorumluluklarından biridir. Bu sorumluluğun ölçüsü de açıktır: Hiç kimseye ayrıcalık tanımadan gerçeği ortaya çıkarmak, suçu kanıtlananlardan hesap sormak ve vatandaşın hakkını korumak.