Geçtiğimiz yıl olan 2025 yılının son 3 ayı olan ekim, kasım ve aralık aylarında ülkemizde yapılan bir araştırmaya göre vatandaşın borcunun ciddi anlamda arttığına dair veriler yer almakta.
Araştırmayı OWL Intelligence LTD şirketi yapmış araştırmanın başlığı ise Finansal İyilik Hali Monitörü (FWBM) dür.
Araştırma şunları söylüyor bizlere; vatandaşımızın yaklaşık yüzde 35 i kredi kartı yüzde 23.3 ü ise bireysel kredi kartı borçlusu. Bunun yanında vatandaşımız ay sonunu getirebilmek adına eşe, dosta ve etrafındaki esnaflara da borçlu durumda.
Vatandaşın borç yükü ve borç oranı devamlı artar bir duruma gelmiş vaziyette.
Araştırmadan ortaya çıkan bir başka veri ise borcu olan haneler arasında ödeme vadesi geçen borca sahip olanların oranının yüzde 45 ile yüzde 49 arasında değiştiğini ortaya koyuyor.
Yani kişiler borçlanmakla kalmıyor borçlarını zamanında da ödeyemiyor ve zamanında ödenemeyen borçlar daha da artarak içinden çıkılamaz bir hal alıyor.
Bu öngörümüzü destekleyen veri ise şu şekilde; kredi kartının sadece asgari tutarını ödeyerek çevirmeye çalışanların oranı yüzde 38.4 e ulaşırken borcunu hiç ödeyemeyenlerin oranı ise yüzde 6.6 olarak ortaya çıkmış durumdadır.
Borçlanan 100 kişiden yaklaşık 7 kişisi borcunu hiç ödeyemez bir durumla karşı karşıya kalmış vaziyettedir ki bu son derece yüksek bir rakam olarak karşımızda durmaktadır.
Bu şekilde devam eden bir borçlanma oranıyla her geçen gün borçlanma rakamlarının ve oranlarının daha da içinden çıkılmaz bir duruma sürüklendiğini görmek hiçte zor değildir.
Tüm bu verilerin yanında bir de finansal verilere yansımayan yöntemlerle de insanların borçlandıkları gerçeğini de ifade etmekte oldukça büyük yarar vardır.
Finansal verilere yansımayan yöntemlerin başında yakın arkadaşlardan ve aile bireylerinden alınan el borçları ilk sırayı yüzde 12.4 oranıyla almaktadır.
Bunun ardından ikinci sırayı ise yüzde 7.1 ile esnaftan alınan borçlar oluşturmaktadır.
Borçluluk oranlarının hanede yaşayan kişi sayısı arttıkça arttığı gerçeğinin üzerinde de ayrıca durulmalıdır.
Öyle ki tek kişinin yaşadığı hanelerde borçluluk oranı yüzde 47.7 iken beş ve üzeri kişinin yaşadığı ailelerdeki borçluluk oranı ise yüzde 62.2 düzeylerindedir.
Bunun sebebi ailede yaşayan fazlalaştıkça harcama oranı artmakta haneye giren gelir ise harcama oranı düzeyinde artmamaktan başkası değildir.
Zaten borçlanmanın altındaki en önemli sebep haneye giren gelirin artışı ile haneden çıkan harcama oranının aynı düzeyde artmamasıdır.
Araştırmadan çıkarılan bir veri ise gelecek bir ay için borçlanma beklentisi göstergeleri borçların gündelik bütçe üzerinde doğrudan baskıyı ortaya koyduğuna işaret etmektedir.
Borçların oranlarına bakıldığında ilk sırayı yüzde 40.4 oranıyla temel harcamalar almıştır.
Bunun yanında toplumun yüzde 26.1 i yeniden borç alacağını ifade ederek borçlanma oranlarının önümüzdeki aylarda daha da artacağını bize bildirmektedir.
Diğer önemli bir veri ise kredi kartı borçlarının sadece asgarisini ödeyeceklerin oranı ise yüzde 23.6 dır.
Borçlanma oranlarını düşürmek için yapılması gerekenler aslında son derece basittir.
Öncelikle vatandaşımız gelirine göre yaşama yolunu seçmeli kesinlikle ve kesinlikle lüks harcamadan kaçınmalıdır.
Ayrıca aile bütçesini bozacak ani harcamaların da önüne mutlaka ama mutlaka geçilmelidir.