Uyuşturucu…
Kara para…
Suç örgütleri…

Bu üç kelime bir araya geldiğinde, yalnızca bir adli dosyadan değil; bir ülkenin ahlak sınırlarından, ekonomik güvenliğinden ve gelecek iddiasından söz ediyoruz. Çünkü uyuşturucu yalnızca bedenleri zehirlemez; kara para yalnızca piyasayı bozmaz; suç örgütleri yalnızca sokakları kirletmez. Bunların tamamı, devlet otoritesine ve toplumsal hafızaya saldırıdır.

Bu Mücadele Yeni Değil, Bu Bir Devlet Geleneğidir

Türkiye, bu karanlık alanlarla ilk kez bugün yüzleşmiyor.
1990’lı yıllar… Devletin içine sızmış karanlık ilişkiler, uyuşturucu rotaları, silah ve para üçgeni…
2000’ler… Küresel finansın arka kapısından ülkelere sokulmaya çalışılan kirli sermaye…
2010’lar ve sonrası… Dijitalleşen suç, sınır aşan örgütler, kripto kanallar…

Her dönemde yöntemler değişti ama devlet refleksi aynı kaldı:
👉 “Suç, er ya da geç ortaya çıkar.”

Bugün Fark Ne?

Bugün fark şu:
Artık bu dosyalar süpürülmüyor, ertelenmiyor, zamana bırakılmıyor.
Üzerine gidiliyor.
Takip ediliyor.
Paranın izi sürülüyor, ağlar çözülüyor, isimler ortaya çıkıyor.

Bu; sadece bir güvenlik başarısı değil, aynı zamanda ekonomik ve ahlaki bir temizliktir. Çünkü kara para, enflasyonu da bozar; rekabeti de bitirir; emeğin karşılığını da çalar.

Sessiz Kahramanlara Bir Selam

Bu mücadele manşetlerden ibaret değil.
Sabaha karşı yapılan operasyonlarda, aylarca süren teknik takiplerde, tek tek incelenen hesap hareketlerinde isimsiz bir emek var.

  • Sokakta gece gündüz görev yapan güvenlik personeli,
  • Masasında binlerce sayfalık veriyi sabırla analiz eden uzmanlar,
  • Tehditlere rağmen geri adım atmayan savcılar,
  • “Bana ne” demeyip dosyanın peşini bırakmayan devlet memurları…

Hepsine tek tek selam olsun.
Bu ülkenin temiz kalması için kirle boğuşanlara alkış olsun 👏

Çünkü Bu Bir Tercih Meselesidir

Bazı ülkeler suça göz yumar, “para girsin de nereden gelirse gelsin” der.
Bazıları ise şunu söyler:

“Bu topraklarda suç para kazanamaz.”

Türkiye bugün ikinci yolu seçmiştir. Zor olanı… Bedeli olanı… Ama onurlu olanı.

Son Söz

Uyuşturucuyla, kara parayla, suç örgütleriyle mücadele;
bir siyasi slogan değil,
bir geçici kampanya değil,
bir manşet hevesi hiç değil.

Bu, devlet olmanın şartıdır.
Ve bu şartı yerine getirenleri alkışlamak, bu ülkeye borcumuzdur.

Temiz kalan milletin arkasında,
kirin üzerine yürüyen bir devlet vardır.