Ah Asena ah… Özrün cidden kabahatinden büyük. Ne diyeyim sana? İnan bilemedim. Belki herkes bu açıklamaları yer ama ben yemedim. Açık söyleyeyim şimdiden. Neden mi? O halde anlatayım.
Geçtiğimiz günlerde Oryantal Asena ve evli iş insanı Kani Kudu hakkındaki yasak aşk iddialarını belgeleriyle kaleme almıştım. Oturup tek tek araştırdım, belgeleriyle ve tarihleriyle yazdım. Demek ki hâlâ mağdur kraliçeyi oynamaya devam ediyor iddiaları gündemde. Aslında belgelere cevap aradım. Yasak aşk iddialarına bir açıklaması vardır elbet diye düşündüm. Ne olabilirdi ki gerçekler bu kadar detaylı ortadayken. Ne olabilirdi ki diye düşünüyordum ki bugün o beklenen açıklama geldi. Hem de ne açıklama.
Zaten her şeyi kendi ağızlarından itiraf ettikleri yönünde yorumlar yapılıyor. Kabahat büyük ama senaryo çok acemice yazılmış gibi duruyor. Asena, sevgilim dediği Kani Kudu'yu da yanına almış, sahne aldığı mekâna götürmüş. Anladık uzun zamandır dans etmiyorsun, bayağı uzak kaldın. Şarkıcılık yapmak istiyorsun. Her şey aslında çok normal. Yetmemiş, basını da davet edip açıklamalar yapmışsınız.
Bir açıklama da Kani Bey’den gelmiş. Ayrıca eskilerden kalan bir şarkıcı alışkanlığı sanki şarkı arasında geri gelmiş. Adettendir ya, sahnede konuşup “Bakın ben buradayım” mesajı vermek istemişsin. Bu konuda İmparator İbrahim Tatlıses’in taktiği sende kalmış belli ki. Derse iyi çalışmışsın.
Gelelim yaptığın bu acemi olduğu iddia edilen açıklamaya...
Biraz da ilgi çekici olsun diye senaryoya süs vermeye çalışmışsın.
Diyorsun ki:
“Hiçbir kadının gözyaşı olmadım. Huzursuzluğu ve mutsuzluğu olmadım. Boşanmış, bekar bir adamla yola çıktım. Öyle de devam edecek. Herkes kendi çöplüğüne baksın. Bir kurye geldi, içinde boşanma belgesi vardı. Yanında da bir kuzu... İşte böyle tavladı beni.”
Açık konuşayım...
Bu açıklamanın provasının önceden yapıldığı yönünde yorumlar yapılabilir. Üstelik oldukça çiğ kalmış.
Şimdi soruyorum sevgili Asena...
Bu adamı geçtiğimiz günlerde bize eşinin yanında tanıtmadın mı?
“Bu benim abim, bu da eşi” demedin mi?
Sorarım yahu, bu mide bu sözleri nasıl kaldırdı?
Hatta bırak onu...
Murat Başaran’ın sahnesinde Kani Kudu ortadaydı. Bir yanında sen, diğer yanında Meltem Kudu vardı. O kareler ortada duruyor. Paylaşım tarihleri belli.
Bu da mı yalan?
Adamın karısının yanında nasıl bir aşk yaşanmadığı iddia ediliyorken şimdi sevgili olduğunuz açıklanıyor?
Akla mantığa uyan, basit bir anlatımla değerlendirilecek bir durum görünmüyor.
Tarihleriyle yazdım.
Belgeleriyle yazdım.
Kamuoyu gördü.
Bu yüzden kusura bakma ama bu açıklama tutmadı.
Hiç mi hiç olmadı.
Derya Tuna da Tatlısesle birlikteydi, onu da düşünmemiştin iddiaları yıllarca konuşulmuştu. İbrahim Tatlıses’in uzun süreli sevgilisi olmuştun. Derya Tuna’nın senin yüzünden ikinci kadın olduğu yönünde iddialar da uzun yıllar gündemde kalmıştı. Bu günler çok geride kalsa da unutulmadı. Sen unutmuş olabilirsin ama kamuoyu bu olayları hâlâ böyle biliyor.
Bir de diyorsun ki Kani Bey sana bir kutu içinde Meltem Kudu ile ayrıldığına dair boşanma belgesi göndermiş. Sen de buna çok sevinmişsin. Anlatırken normal bir şey anlatıyormuş gibi anlatıyorsun.
Şimdi sorarım sevgili Asena...
Yahu durup dururken bu adam neden sana boşanma kâğıdı göndersin?
Komik değil mi?
Sana neden boşandığını gösteren bir evrak göndersin?
Hayırdır demezler mi?
Üstelik işin içine bir de kuzu hikâyesi eklemişsin.
Senaryo çok havalı bir hâl almış gibi dursun diye duygusal bir hava katma çabası olduğu yorumları yapılabilir.
Ama inanın, tatmin edici değil.
Benim görüşüm şu:
Sen daha dün bu adamın karısıyla aynı masada oturdun.
Hem de birçok yerde bir araya geldiniz ailece.
Sana yakışır mı?
Kamuoyunda, senin Kani Kudu’ya Meltem Kudu’dan boşanması yönünde telkinde bulunduğun iddiaları da konuşuluyor. Eğer böyle bir durum yoksa, o boşanma belgesini sana neden göndersin?
Hem de kutuda göndersin.
Niye böyle ağzın kulaklarına varmış gibi anlatasın ki?
İspat etme ihtiyacı neden duysun?
Bir de anlatırken öyle bir ifade kullanıyorsun ki sanki “Oh boşanmış, ne güzel” der gibi.
Anlatımına göre seni çok mutlu etmiş bu olay.
Eğer senin hiçbir etkin yoksa, boşanma gerçekleşti diye neden bu kadar sevinçli anlatasın ki?
Yahu bu adam neden sürekli sana kendini ispat etmek zorunda kalsın?
Bir de merak ediyorum...
Bu adam senin adresini nereden biliyor da boşanma evrakını kapına kadar gönderiyor?
Kusura bakma ama ben bu hikâyeyi yemedim.
Bu arada seni severdim.
Ama evli erkek meselesi beni bozuyor.
Düşmanın da değilim.
Ama gördüğüm tablo bu.
Hiç kusura bakma.
Her zaman söylerim.
Belge konuşur, herkes susar.
Bana göre burada bir yuva yıkıldığı yönünde ciddi iddialar ve kamuoyunda oluşan kanaatler var.
Maalesef gördüğüm tablo bu.
Ancak bununla ilgili farklı görüşler de elbette olabilir.
Bana göre burada aldatma şüphesi bulunduğu yönünde ciddi iddialar ve soru işaretleri var.
Kani Bey de çıkıp senin yanında açıklama yapıyor.
Düzen kurulmuş gibi duruyor.
Mart ayından beri birlikte olduğunuz iddiaları konuşuluyor.
Ama doğrusu bu mudur, onu kamuoyu takdir edecektir.
Açıkçası Kani Bey zengin ve varlıklı.
Ne güzel de anlatıyor.
Anlatırken her şey aslında ortaya çıkıyor gibi.
Meltem Hanım’a ayrılık sözleşmesi sonucu konuşmaması için bazı şartlar sunulduğu yönünde iddialar da kamuoyuna yansıyor.
Bir de “Mal verdim, mülk verdim” diyor.
Sorarım size;
Bu açıklamalar gerçekten masum bir ayrılığın sözleri mi?
Yoksa “Al sana mal mülk, hadi yoluna git” ve kimseye konuşma mesajı mı veriliyor?
Takdiri kamuoyuna bırakıyorum.
Bu arada Kani Bey ve Asena, bunu da bilin.
Elbette herkes kendi hayatını yaşar.
Herkes özgürdür.
Ama keşke her şey usulüne uygun olsaydı.
Bu yazıyı aslında yazmayacaktım.
Fakat yapılan bu çiğ açıklamalar yeniden kaleme sarılmama neden oldu.
İşin aslında, diğer iddialara göre önce karşılıklı bir reklam iş birliği vardı.
“Sen beni taşı, ben seni taşıyayım” hesabı yapılmıştı.
Sonra bu durumun aşka dönüştüğü iddia edildi.
Şimdi işin içinden çıkamıyorsunuz.
İsterseniz buna da “Hayır” deyin.
Yine belgelerle konuşuruz.
Belli ki birilerinden cesaret almışsınız.
Fakat unutmayın...
Tarih ve belgeler ortada durdukça, yapılan yanlış olduğu iddia edilen açıklamalar gerçeği değiştirmez.
Ben böyle görüyorum.
Ben böyle yorumluyorum.