“Diller, sayfalar, satırlar

‘Ebu Leheb öldü’ diyorlar:

Ebu Leheb ölmedi, ya MUHAMMED; 

Ebu Cehil, kıtalar dolaşıyor!”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ ile mücadele ederken, FETÖ’nün mağdur ettiği başka kişi ve kurumlar altı yıldır ne yapıyor acaba? Merak etmeyin kimsenin bir şey yaptığı yok. Hatta FETÖ’yü kabullenip, alkışlayan, birlikte iş tutanları görüyoruz…

Bugün sizi biraz gerilere götüreyim…

Biliyorsunuz 3 Temmuz 2011’de FETÖ’cü polis ve savcıların kumpasıyla futbol dünyasına bir operasyon çekildi. Bu operasyonun başladığı saatlerde kumpasın medya ayağını oluşturan FETÖ yayın organları da hemen devreye girmişti. Samanyolu TV sabahın ilk saatlerinde Ekrem İmamoğlu’nu yatağından uyandırıp yayına alıyor ve operasyonun kara propaganda ayağına start veriyordu.

Henüz kimse ne olduğunu anlamadan, bilgi sahibi olmadan İmamoğlu her şeyden haberdar bir şekilde şunları söylüyor; “Bu operasyonu çok olumlu yorumluyorum. Bugüne kadar şike ispatlanmak istenmiyordu. İlk defa bu konuda kesin, kararlı bir süreç yaşanıyor. BU SÜRECİ YÜRÜTEN HERKESİ KUTLUYORUM…” Ekrem bey, operasyonu yapan, bugün FETÖ üyesi oldukları için cezaevinde olan veya yurt dışına kaçan FETÖ’cü hakim, savcı ve polisleri alınlarından öpüyordu…

Eskiye burada bir nokta koyalım…

EKREM, ŞİKECİ DEDİĞİ TAKIMLARIN MAÇLARINDA NE ARIYOR?

11 Nisan 2019’da Fenerbahçe’nin efsane futbolcusu Can Bartu vefat etti. 12 Nisan’da Fenerbahçe stadında tören düzenlendi. O da ne? “Fenerbahçe’ye şikeci, hırsız” diyen; eski başkanını “şikeci” diye suçlayan Ekrem törende en önde. Hem de Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’un yanında. Ekrem’in Fenerbahçe’yi şike yapmakla suçladığı dönemde Fenerbahçe’nin başkan yardımcısı olan Ali bey yanına Ekrem beyi almış kameralara poz veriyor. Ekrem, hangi vasfından dolayı en önde durmuştur? Sayın Koç bunu açıklamalı. Bu fotoğraflarla kime ne mesaj veriliyor?

Rezalet bitti mi?

13 Nisan akşamı Ekrem, şike kumpasının kurbanlarından, FETÖ’nün operasyon çektiği Beşiktaş’ın Başakşehir ile oynadığı maçta başmisafir olarak ağırlanıyor…

Utanmazlık ve pişkinlik bitti mi? Bitmedi…

14 Nisan akşamı Ekrem ve saz arkadaşları, şikeci, hızsız dedikleri Fenerbahçe’nin tribününde taraftarları selamlıyor. Bir grup taraftar ne yapıyor? Beşiktaş stadında olduğu gibi, “Mazbatayı Ekrem’e verin” sloganları atıyor. Hadi Ekrem utanmaz, arsız, yüzsüz anladık. İstanbul’u ve Türkiye’yi karıştırmak için sürekli bir şeyleri kaşıyor, bir yerlere gidiyor. Bunu anlıyorum ve kendisine verilen görevi ve rolü çok iyi oynadığı için bir şey demiyorum…

Peki sana ne oluyor Beşiktaş ve Fenerbahçe taraftarı? FETÖ’nün takımlarınıza yaptığı operasyonların medyadaki sözcülüğünü yapan adamı nasıl alkışlar ve sloganlarla desteklersiniz? Bu iki kulübün başkanları ve yönetim kurulları siz ne işe yararsınız? Bu rezilliğe nasıl izin verir, nasıl zemin hazırlarsınız?

Ekrem, seçimden önce Beşiktaş’ın, Fenerbahçe’nin hangi maçına gelmiştir de bugün bu maçlara gelme gereği duymuştur? Adam zaten başka takınım taraftarı. Hatta başka bir takımın yönetim kurulu üyeliğini yapmış…

Bahçeli’nin dediği gibi, “Mazbatayı tribüne taşımak, futboldaki rekabeti siyasi düşmanlığa dönüştürmek için ekilen bir tohumdur.” FETÖ’nün ve FETÖ’cülerin en iyi yaptığı şey bu değil mi zaten? İnsanlarımızı birbirine düşman edip, ülkenin anahtarını Haçlılara vermek değil mi tüm hesap. Birileri de buna giden yolda kendilerine verilen görevi yerine getiriyorlar.

Yazının girişindeki dörtlüğe geri dönelim.

“Gazeteler, televizyonlar, siyasetçiler

‘FETÖ öldü’ diyorlar:

FETÖ ölmedi, ya ERDOĞAN;

Ekrem, statlar dolaşıyor!”

Haa unutmadan. FETÖ’nün patronlarının bize çektiği ekonomik operasyonun ortasında devletimiz bu spor kulüplerini mi kurtaracaktı? Nasipse onu da haftaya değerlendirelim!…