Kavgalı, gürültülü olsa da beklenen bölünme ve ayrılık nihayet gerçekleşti. CHP bölündü ve bir kez daha içinden bir parti çıktı. CHP genel başkanlık koltuğunu butlan kararıyla kaybeden Özgür Özel ve İmamoğlu yeni bir siyasi yolculuğa ilk adımı attılar.
CHP’den istifa eden 91 milletvekili ile Yeni Parti’yi kuran Özgür Özel, parti organlarını da oluşturarak adeta gövde gösterisi yaptı. Doğrusu kimse bu kadar çok milletvekilinin CHP’den istifa edeceğini düşünmemişti. Anlaşılan o ki, CHP’nin artık bir umut olmadığını CHP’nin merkezindeki milletvekilleri de anlamış.
Yazılanlara ve yapılan yorumlara baktığımda CHP’den daha önce ayrılan isimlerin kurduğu partilerin başarılı olmadığı yönündeki tespitler dikkat çekiyor. Bu yorumlara iki sebepten dolayı katılmıyorum.
Birincisi daha önce yaşanan ayrılıklar kişilerin şahsi hesapları için ayrılmış olmalarıydı. Bundan dolayı da CHP’den ciddi bir kopuş gerçekleştirememişlerdi. İkincisi Özgür Özel liderliği ve İmamoğlu’nun gölgesindeki Yeni Parti’nin ayrılığı kişisel değil çok ciddi toplu bir kopuştur.
135 milletvekilinden 91’inin kaybeden CHP ana muhalefet olmayı içinden çıkan Yeni Parti’ye kaptırdığı gibi bir anda mecliste beşinci parti konumuna düştü. Yapılacak ilk seçimde de CHP için bu tablonun değişeceğini düşünmüyorum.
Kabul edelim ya da etmeyelim Yeni Parti, eski sol seçmen için olmasa da yeni nesil Kemalist sol seçmen için bir umut ve heyecan olacaktır. Medyadaki yorumların CHP’yi korumaya çalışan yayınları ilk seçimde yine medyanın milleti yanıltması olarak karşımıza çıkacaktır.
Başta sormamız gereken soruyu burada sorayım. CHP bölündü mü, bitti mi? Bana göre CHP bölünerek bitti. Bu bitiş CHP’nin kepenk indireceği anlamına gelmiyor ama CHP artık Türkiye’de bırakın iktidar olmayı ana muhalefet olmayı bile rüyasında göremez.
CHP’nin bitip bitmediğini tabi ki ilk seçimde göreceğiz ancak bu bitişi hızlandıracak olan ve CHP’yi baraj altına kadar düşürebilecek asıl gelişme daha gerçekleşmedi.
Nedir o gelişme?
Şu anda CHP’de olan belediye başkanlarının vereceği karar CHP ve Yeni Parti için hayati öneme sahip. İstanbul, Ankara, İzmir, Mersin gibi illerin ve İstanbul ile Ankara’nın ilçe belediye başkanlarının CHP’de kalıp kalmayacağı ya da Yeni Parti’ye geçip geçmeyeceği çok önemli.
Belediye başkanlarının yapacağı seçim, yapılacak olan milletvekili ve belediye başkanlığı seçiminde CHP ve Yeni Parti’nin geleceğini belirleyecek öneme sahip. CHP yönetimi ve Yeni Parti yönetimi bunun farkında ve belediye başkanlarının kendilerini desteklemeleri konusunda ciddi çalışmalar yapıyorlar.
Benim bu noktadaki öngörüm CHP’de kalacak belediye başkanları olacaktır ama milletvekillerinde olduğu gibi CHP’den ciddi sayıda belediye başkanı istifa edip Yeni Parti’ye katılacaktır.
Buraya kadar yazdıklarımdan da anlaşılacağı üzere medyada yapılan yorumların aksine ben Yeni Parti’nin CHP’ye karşı daha başarılı olacağını, seçimlerde CHP’den daha yüksek oy alacağını, daha fazla milletvekili ve daha fazla belediye başkanı kazanacağını düşünüyorum.
CHP’den daha önce ayrılanların başarısız olmaları Yeni Parti’nin de başarısız olacağı anlamına gelmiyor. Önceki kopuşlarda CHP’nin başında güçlü bir lider vardı. Oysa şimdi CHP’nin başında çok zayıf bir isim var. CHP’nin Yeni Parti karşısındaki en zayıf olduğu nokta Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin genel başkanı olmasıdır.
Bu tabloda Türkiye için çok sevindirici olan iki önemli nokta var. Birincisi Türkiye yüz yıldır ayağına vurulmuş CHP prangasından kurtulmuş olacak. İkincisi ilk cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan yeniden cumhurbaşkanı seçilecek.
Bunlar Yeni Parti için olmasa da Türkiye için önemli başarı ve kazanımlar olacak. Yeni Parti’nin başarı hanesine yazılmayacak ama Türkiye’nin başarı hanesine mutlaka yazılacaktır. Teşekkürler Yeni Parti!