İsrail ordusunun 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırıların birinci hedefinin Hamas yönetimine ve direnişe son vermek olduğu artık biliniyor.

Netanyahu’nun bu hedefi Biden yönetimi tarafından da destekleniyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı, Hamas’ın teslim olması ve silah bırakmayı kabul etmesi hâlinde savaşın anında sona ereceğini açıkça söylüyor.

İsrail ve ABD’nin direnişi sona erdirip Hamas yönetimini devirmekte kararlı olduğunu gören ve savaştan sonra Gazze Şeridi’ni yönetme hayali kuran Muhammed Dahlan, Selam Feyyad gibi birçok isim var.

Onlardan biri de Ramallah’taki yönetime bağlı istihbarat biriminin başındaki Macid Ferec.

İsrail medyası, İsrail Savunma Bakanı Yoav Galant’ın ateşkes anlaşmasının imzalanmasının ardından Gazze Şeridi’ni yönetecek isim olarak Ferec’i önerdiğini bildirdi.

Ferec’in isminin İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Tzachi Hanegbi’yle yaptığı görüşmeden sonra gündeme geldiği kaydediliyor.

İsrail ana muhalefeti lideri Yair Lapid, kendileriyle birlikte Hamas’a karşı en çok çalışan isimlerden biri olduğu için Ferec’in Gazze Şeridi’ne yönetici olarak önerilmesinin normal olduğunu söyledi.

İsrail Kanal 14 televizyonu da Ferec’in Gazze Şeridi’nin güneyinde Hamas’a karşı olan aşiretlerden silahlı bir güç oluşturmak için çalışmaya başladığını ve söz konusu gücün görevinin güneyden kuzeye yardım dağıtmak olacağını öne sürdü.

2009’dan bu yana istihbarat teşkilatını yöneten Ferec, Mahmud Abbas başkanlığındaki yönetimin İsrail ve ABD istihbaratlarıyla ilişkilerini koordine eden isim.

Dolayısıyla Tel Aviv ve Washington’da güçlü tanıdıkları var.

Ferec, görev süresi yaklaşık 10 yıl önce bitmesine rağmen yasalara aykırı olarak görevine devam etti ve Abbas, bir yıl önce yayınladığı kararnameyle Ferec’in sınırsız bir şekilde istihbaratın başında kalmasının önünü açtı.

Abbas’ın bu kararı İsrail, ABD ve Avrupa Birliği’nin talebi üzerine aldığı söyleniyor.

Bazı Arap ülkeleri tarafından da desteklenen Ferec, Filistin Sivil İşler Bakanı Hüseyin eş-Şeyh gibi Abbas’ın ardından Filistin Devlet Başkanlığı koltuğuna oturabilecek adaylar arasında gösteriliyor.

Bu arada, Refah kentindeki çadırlara Abbas ve Ferec’in talimatıyla yardım dağıtanların görüntüleri gelmeye başladı.

Hamas, 2007 yazında Dahlan ve adamlarını kovup Gazze Şeridi’nin kontrolünü tamamen ele geçirdikten sonra aşiretlerin elindeki silahlara el koymuş, bazı aşiretler silahlarını teslim etmemek için sonuna kadar direnmişti.

O aşiretlerin başında yaklaşık 100 yıl önce Osmanlı döneminde Filistin’e göç eden Türk asıllı Doğmuş aşireti geliyor.

Üyelerinin tamamı Fetih yanlısı olan aşiret “İslam Ordusu” adı altında 2007’de Gazze’de İngiliz gazeteci Alan Johnston’u kaçırıp rehin almış ancak İzzeddin El-Kassam Tugayları’nın baskısı sonucu bir süre sonra serbest bırakmak zorunda kalmıştı.

Gazze Şeridi’ndeki aşiretlerin İsrail’in iş birliği teklifine şu ana kadar olumsuz cevap verdiği ve savaşa rağmen El-Kassam Tugayları’nın hâlâ çok güçlü olmasının bunda rol oynadığı ifade ediliyor.

Aşiretler Yüksek Komitesi Başkanı Ebu Selman El-Muğni’nin “Hükûmetin alternatifi değiliz” açıklaması da Hamas’a karşı aşiret kartının en azından şimdilik kullanılamayacağını gösteriyor.