Adalet Bakanı Akın Gürlek, Adli Yargı Değerlendirme Toplantısı'nda yaptığı konuşma ile, bu dönemin kodlarının altını çizen ve yeni paradigmaları vurgulayan tarihe geçecek beyanlarda bulundu.
"Bu soruşturma, devletimizin vatandaşlarımızın iyi niyetine ve emanetine kararlılıkla sahip çıktığını göstermektedir,yardımlaşma duygusunun istismar edilemez. Afet, krizler ve toplumsal dayanışmada 'sivil toplum kuruluşlarının' en büyük zenginliktir.
İyiliği çoğaltan, milletimizin yarasına merhem olan her girişimin yanında olduk. Bundan sonra da yanında olmaya devam edeceğiz"
Bu soruşturma, devletimizin vatandaşlarımızın iyi niyetine ve emanetine kararlılıkla sahip çıktığını göstermektedir.
Sivil toplum, hukuki denetimden kaçmanın, keyfiliğin veya milletin emanetini hesap vermeksizin yönetmenin kalkanı olamaz. Yardımlaşma duygusu istismar edilemez. Sivil toplum kuruluşları bakımından şeffaflık bir tercih veya lütuf değil, hukuki ve ahlaki bir zorunluluktur. Hukuk devletinde hiçbir makam, şöhret, unvan veya sosyal medya nüfuzu kanunların ve bağımsız yargının üzerinde değildir.'
Bu cümlelerin her biri güçlenen hukuk devleti ile daha adil, daha temiz, daha huzurlu, daha istikrarlı Türkiye döneminin kodlarını vurguluyor.
Artık herkes kanun önünde, hiçbir ayrıma tabi tutulmaksızın eşit. Herkes özgürlüklerini kullanırken, kanuni ciddiyet farkındalığı ile diğer kişilerin özgürlük alanına ve hukuk kurallarına tecavüz edemeyeceğinin bilincinde olacak, olmalı...
Artık yetim hakkı, garibin hakkı, ezilenin, mağdur edilenin, mazlumun hakkı, bu hakka zarar veren kim olursa olsun soruluyor.
Türkiye daha iyiye, daha güzele, daha adil ve temiz bir ülke olma hedefine doğru hızla ilerliyor.
Sıklıkla vurguladığım bir gerçek var. Türkiye bir mücadelenin içinde. Bu mücadelede bir taraf iyiliği, huzuru, istikrarı, güzeli, temizi temsil ederken, diğer taraf ise, sapkını, hırsızı, kötüyü, kaos ve huzursuzluk isteyeni temsil ediyor.
İkinci grup çok çok minik bir azınlık olmasına rağmen zaman zaman kalabalıkları manipüle edip, özellikle gençleri çıkarları için kullanabiliyorlar.
Ama artık Türkiye'de yetimin bir lokma hakkını savunan, onun hesabını soran adalet adamları var. Hiçbir hukuki kurala uymadan, fiili dokunulmazlık taşır gibi yaşayan kişi ve grupların yaşadığı hazımsızlık bundan kaynaklanıyor.
BAKIRKÖY BAŞSAVCILIĞI'NIN UYUŞTURUCU OPERASYONU YENİ GELİŞMELERE GEBE OLACAK
Toplum sağlığı ve kamu gübvenliği kadar, gençliği, geleceğimizi tehlikeye atan bir bela uyuşturucu belası.
Son dönemde savcılıklarımız bu belaya karşı çok ciddi bir savaş ve mücadele içinde.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı da bu konuda yaptığı çok önemli çalışmalardan birine dün yaptığı operasyonla imza attı.
Kamuoyunda sanatçı, oyuncu, yapımcı, iş insanı, sosyal medya fenomeni, model ve işletmeci gibi sıfatlarla tanınan bazı şüphelilerin, uyuşturucu ve uyarıcı madde kullandıkları, uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırdıkları, bu amaçla yer temin ettikleri yönündeki makul şüpheyi destekleyen delillerin varlığı ile önemli bir soruşturma başlatılmış.
Soruşturma çok önemli, deliller çok kritik ve bu dosya kapsamında ortaya konacak yeni vakıalarla, uyuşturucu illetini topluma, gençliğimize enjekte edip özendiren kişiler tespit edilecek.
Türkiye uyuşturucu illetinden çocuklarını, gençlerini koruyor. Bu konuda sırtındaki ağır yük ile fedakar şekilde görev ifa eden Bakırköy Başsavcılığımız'a, ve Başsavcı Doç. Dr. Barış Duman liderliğinde görevini ifa eden, adalet neferi savcılarımıza teşekkürü bir borç biliyorum.