Türkiye uzun yıllardır uyuşturucu, suç örgütleri, sokak şiddeti ve gençlerin aidiyet krizini konuşuyor. Bir yanda operasyonlar büyüyor, diğer yanda suça sürüklenen çocukların yaşı her geçen gün düşüyor. İşte tam bu noktada Kayseri’de ortaya çıkan bir model, sadece güvenlik politikalarını değil; devletin topluma nasıl dokunması gerektiğini de yeniden tartışmaya açtı.

Whatsapp Image 2026 05 12 At 13.28.16 (2)

Kayseri Valisi Gökmen Çiçek öncülüğünde hayata geçirilen ERVA Spor Okulları, klasik bir spor projesinin çok ötesinde. Çünkü burada mesele yalnızca çocuklara spor yaptırmak değil; onları yeniden hayata, devlete, aileye ve topluma bağlamak. Bir annenin, “Oğlum ölsün diye dua ediyorum” feryadıyla başlayan süreç bugün 17 bin çocuğa ulaşan büyük bir sosyal dayanışma hareketine dönüşmüş durumda.

Whatsapp Image 2026 05 12 At 13.43.29

Kayseri’de kurulan sistem yalnızca polisiye tedbirleri değil; sporu, eğitimi, psikolojik desteği, iş dünyasını, öğretmenleri ve aileleri aynı hedefte buluşturuyor. Yani mesele “suç işleyen çocuğu cezalandırmak” değil; o çocuğu yeniden kazanmak…


“BİR ANNENİN FERYADI HER ŞEYİ DEĞİŞTİRDİ”

Çetin Ağaşe: ERVA Spor Okulları çıkışıyla asıl beklentiniz neydi?

Gökmen Çiçek: Bir gün bir anne yakama yapıştı ve bana, ‘Sayın Valim, evladı ölsün diye dua eden bir anne gördünüz mü? Ben her gün oğlum ölsün diye dua ediyorum’ dedi. Sebebini sorduğumda; uyuşturucu bağımlısı oğlunun kendisini her gün dövdüğünü, para vermediği zaman yumrukladığını anlattı. ‘Bir yıl önce namaz kılarken ayaklarımın altını öpen çocuğum bugün bana işkence ediyor’ dedi.

İşte ERVA’nın hikâyesi o annenin feryadıyla başladı.”


“SADECE POLİSİYE TEDBİRLERLE BU İŞ ÇÖZÜLMEZ”

Çetin Ağaşe: Uyuşturucuyla mücadelede yapılan operasyonlar yeterli olmadı mı?

Gökmen Çiçek: Evet, torbacılarla mücadele edeceğiz. Emniyetimiz, jandarmamız operasyon yapacak. Ama sadece polisiye tedbirlerle bu işi çözemezsiniz. Çünkü siz içeri attıkça yenileri çıkıyor. Demek ki burada talebi azaltacak bir sosyal modele ihtiyaç vardı. Biz de çocukların aidiyet hissedeceği, sporla, eğitimle, millet bilinciyle yeniden bağ kuracağı bir sistem kurmaya karar verdik.”


“HER ÇOCUĞUN BİR AMCASI, BİR DEDESİ OLSUN İSTEDİK”

Çetin Ağaşe: Kayseri Modeli’nin en dikkat çeken taraflarından biri de “hamilik sistemi”

Gökmen Çiçek: Aynen.. İş adamlarımıza dedik ki; siz sadece bina yaptırmayacaksınız. Bu çocukların amcası olacaksınız, dedesi olacaksınız. Şimdi çocuklar Ticaret Odası Başkanına ‘Ömer dede’ diye sarılıyor. Bir çocuk Avrupa’dan madalya ile dönüyor, onu şirket konvoylarla karşılıyor. Çocuk artık kendisini sahipsiz hissetmiyor.


Çetin Ağaşe: Bugün sistemin içinde kaç çocuğumuz var?

Gökmen Çiçek: 17 bin öğrenci, 120 antrenör, 180 eğitimci, psikolojik danışmanlar, tarih öğretmenleri, üniversite öğrencileri, iş dünyası temsilcileri aynı anda görev yapıyor.

Çocuklar yalnızca spor yapmıyor; tarih bilinci, aidiyet duygusu ve özgüven de kazanıyor.


Çetin Ağaşe: Kayseri’de kurulan model yalnızca spor alanıyla mı sınırlı?

Gökmen Çiçek: GÖKTİM Akademileri’nde gençler robotik, yazılım, roket sistemleri ve mühendislik eğitimleri alıyor. Marifet Mektebi’nde ise sosyal bilimler, düşünce üretimi ve kültürel çalışmalar destekleniyor. Biz sadece mühendis değil; yazar, gazeteci, sosyolog, düşünür de yetiştirmek zorundayız. Türkiye’nin yeni hikâyesini yazacak çocukları yetiştirmek istiyoruz.


Çetin Ağaşe: Sayın Valim beni en çok etkileyen proje “Sensiz Olmaz” projesi..

Gökmen Çiçek: Çetin Bey.. Kim ne derse desin, o çocuklar bizim evlatlarımız. Onları yalnız bırakamayız.


Whatsapp Image 2026 05 12 At 13.28.16 (3)

ÇETİN AĞAŞE’NİN NOTU

Kayseri’de anlatılan şey yalnızca bir spor projesi değil…

Bu model; devletin, milletin, ailenin, okulun ve iş dünyasının aynı hedefte birleştiği büyük bir toplumsal dayanışma hareketi.

Belki de Türkiye’nin bugün en çok ihtiyaç duyduğu şey tam olarak bu:

Bir çocuğa yeniden “yalnız değilsin” diyebilmek…