Siyasetin sorumululuğu ve ülkemizde siyasete yüklenen yetki alanı kapsamında, siyasetçilerin özel hayatının da kamuya mal olduğu ve siyasetçinin atacağı birçok adımda millete karşı sorumlu olduğunun bilincinde olması lazım.

Bu sorumluluk fikrine güncel olarak en çok karşı çıkanlar Özgür Özel-Ekrem İmamoğlu çevresinde siyaset yapanlar.

Çünkü alkol başta olmak üzere türlü bağımlılıkları ile yaşadıkları rezaletler, ahlaka aykırı ilişkiler, otel odalarında bornozlu toplantılar, kırılan bacaklar, çatlayan eller ve bu ilişkiler kapsamında yetkilerinin verdikleri imtiyazları kullanma...

Bunlar ortaya çıktıkça ve kendilerine sorulduğunda da, yanıt hepsinde aynı : Ama o bizim özel hayatımız.

Özel hayatına o kadar önem veriyorsan siyaseti bırakacaksın. Siyasetçi özel hayatını tüm ülkenin önünde yaşar ve sorumluluğunu ona göre taşır.

Bunları düşünürken 25 Ocak 2016 tarihli bir haber geliyor aklıma. Başlık şöyle ; CHP Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet'in eşine bıçaklı saldırı..

Dönemin CHP Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet'in eşi Murat Hürriyet bıçaklı saldırıya uğruyor ve ağır yaralanıyor. Haber buraya kadar çok ilginç ancak failin kimliği olayı daha da ilginç hale getiriyor. Murat Hürriyet'i yaralayan kişi, milletvekilinin kardeşi Emrah Kaplan.

Ve olay bir aile meselesi olarak lanse edilip üstü örtülüyor. Ne de olsa özel hayat değil mi ? Fetö tarafından hala domine edilen o günlerin atmosferinde kimse, bıçaklamaya kadar giden bu anlaşmazlığın konusu olan rant paylaşımını seslendirmiyor, sormuyor, dile dahi getirmiyor. Ancak Kocaeli'nde birçok yerde gerçekler konuşuluyor. Aile meselesi, özel hayat bahaneleri ile kapatılan dosyanın üstü örtülüp ödül olarak vekil hanım belediye başkanlığı ile taltif ediliyor.

Hukuk devletinin en temel ilkelerinden biri şudur: Makamlar, unvanlar ve siyasi kimlikler yargının önüne geçtiği gün adalet zedelenir. Ama bazı kişiler makamlarının da önüne özel hayat zırhı koyarak çifte dokunulmazlıktan faydalanıyor.

Ve bugün gelinen noktada, Türkiye'de adalet tecelli ediyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İzmit Belediyesi ile ilgili yapılan operasyon hayati önemi haiz.

İzmit Belediyesi'ne yönelik yürütülen soruşturmada, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından; bazı belediye ihalelerine ilişkin iddialar kapsamında aralarında Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet'in de bulunduğu 31 kişi hakkında "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "rüşvet" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlamalarıyla gözaltı kararı verildi ve bazı şüpheliler tutuklandı.

Soruşturma kapsamında alınan ifadeler, belediyedeki ihale ve para trafiğine ilişkin çarpıcı gerçekleri ortaya çıkardı.

Özgür Özel'e yakınlığı ile tanınan Turgut Koç, araç kiralama ihalesi sürecinde Belediye Başkanı Hürriyet'e Kuzey Marmara Otoyolu'nda 3 kilo altın verdiğini itiraf etti.

Bir gizli tanık ifadesinde ise tüm ihalelerden yüzde 7 ile 10 arasında nakit para olarak rüşvet alındığını, paranın altına çevrilerek başkana ulaştırıldığını söyledi.

Özel kalem müdürü Ümit Duygu Çetiner makam katında, para dolu çantaları başkanın aracına taşıdığı yönünde ifade verdi.

Bunlar sadece birkaç örnek, İmamoğlu-Özel belediyeciliğinin her noktasında olduğu gibi İzmit Belediyesi'nden de yolsuzluk, hırsızlık, pislik fışkırıyor. Artık bunların ortaya çıkması engellenemiyor.

Bir belediye, yalnızca hizmet üreten bir kurum değildir; aynı zamanda milyarlarca liralık kamu kaynağını yöneten bir emanettir. O emanetin yönetiminde ortaya çıkan her ciddi iddia, siyasetin değil hukukun konusu olmak zorundadır. Ama artık iddiaların ötesine geçtik. Gerçek günyüzü gibi önümüzde; Bu milletin, yoksul halkın, yetimlerin parasını çaldınız.

Adalet neferleri artık gerçek adalet tecelli etsin diye savaşıyor.

Yapıp yapıp üstünü kapatma devri bitti.