Reklamı Kapat

İstanbul’da köfte ve döner’in 2 adresi

Dünya çapında meşhur olmuş Türk Mutfağının en çok bilinen lezzetlerinden iki tanesi Köfte ve Dönerdir. İstanbul’da bu nefis yemeklerin yenilebileceği belki çok adres bulunur ancak 2 mekân var ki birçok özelliğiyle iyi restoranlarla yarışıyor. Bunlardan biri ünlülerin adresi, Tarihi Ahmet Usta Merkez Efendi Köftecisidir. Ünlülerden ve siyasetçilerden neredeyse uğramayan kimsenin kalmadığı Ahmet Usta Tarihi Merkezefendi Köftecisi İstanbul Zeytinburnu’nda babadan oğula tam 62 yıldır hizmet veriyor. Diğer mekân ise Beylikdüzü, Avcılar, Esenyurt ve Bahçeşehir’de toplam 5 Şubesi ile günde birkaç ton döner satan Enbey Dönerdir. Uygun fiyat politikası, parça etlerden yapılan lezzetli döneri ve hemen orada yaptığı sıcacık lavaşıyla Enbey Döner, döner severlerin uğrak noktası olma yolunda hızla ilerliyor.

Ahmet Usta Tarihi Merkez Efendi Köftecisi

Bu tarihi Köfteci dükkânını, ilk olarak 1962’de Zeytinburnu Merkezefendi’de bulunan Camiinin bitişiğinde kuran Ahmet İlçi Usta, geleneksel usulden hiç şaşmadan 2011 yılındaki vefatına kadar bizatihi işin başında köfte yoğurarak müşterilerine bu lezzetli köfte hizmetini sunuyor. Daha sonra ise oğlu Bülent İlçi babasından devir aldığı usta önlüğünü giyerek aynı titizlik ve kararlıkla günümüze kadar getiriyor.

Ünlülerin mekânı

Lezzet gezginlerinin tarihi durağı olan Ahmet Usta Merkez Efendi Köftecisi, başta Vedat Milör olmak üzere birçok yemek yazarından köftesi için güzel övgüler alarak ünleniyor ve şöhretli misafirleriyle İstanbul’un en iyi köftecilerinden biri haline geliyor. Birçok siyasetçiden sanatçıya, futbolcudan sayısız gazeteciye kadar birçok ünlünün leziz mekânlarından biri olan Ahmet Usta Tarihi Merkez Efendi Köftecisi, bu sayede lezzet gezginlerinin sürekli uğradığı, eski bir İstanbul geleneği, nadide bir restoran haline dönüşüyor. Kurucu Ahmet Usta’nın vefatından sonra oğlu Bülent İlçi, ortakları Adem Demirbaş ve Abdullah Zar işletmeyi daha da ileriye götürmek için en iyi hizmeti vermeye devam ediyorlar.

Köftenin sırrı

Ahmet Usta’dan sonra köfte yoğurma geleneğini devralan oğlu Bülent Usta, bu tarihi lezzeti koruyarak müşterilerine sunmaya kararlı görünüyor. Bülent İlçi, “çok küçükken babamın yanında köfteyi saatlerce yoğurarak öğrendim. Lezzetimiz etimizde saklı, 30 yılı aşkın aynı kasaptan aldığımız etlerimizi titizlikle işliyoruz. Köftemiz dana ve kuzu karışımından oluşuyor ve baharat kullanmadan mangal üzerinde ustalıkla pişiriyoruz. Dışı kebap gibi içi de leziz ve sulu. Köfteyi sürekli çevirerek kendimize özel geleneksel kısık odun ateşinin aleviyle bu lezzet ortaya çıkıyor. Ayrıca köftenin yanında servis edilen sos da en iyi Kahramanmaraş biberi, en iyi marka salça ve en iyi zeytinyağından oluşuyor ve köfte lezzetini perçinleştiriyor” demektedir.

Piyaz

Piyazın fasulyesi akşamdan hazırlanıp dinlendiriliyor. Anadolu’dan getirilen fasulye pişmiş ama hafiftende dişe geliyor. Üzerine soğan ve maydanoz karışımı konuluyor. Ardından taze kesilmiş domates suyuyla üzerine zeytinyağı ve dileyene sirke limon harmanı, isteyene yumurtalı, soğanlı soğansız, domatesli, domatessiz servis ediliyor.

Yayık ayranı

Susurluk usulü, bol köpüklü, enfes, katkısız, tuz miktarı az, sadece yoğurttan mayalanan doğal yoğurttan yapılıyor.

35 yıllık geleneksel Kuzu Fırın

Köfteden farklı olarak değişik lezzetler de sunan Ahmet Usta’nın, ızgara kasap lezzetlerinin yanında Cuma Gününe özel 35 yıllık geleneksel Kuzu Fırın’ın da apayrı bir yeri bulunuyor. En az köfte kadar geleneksel bir İstanbul lezzeti olan, Osmanlı'nın protokol yemeklerinden biri ve padişahların çok sevdiği kuzu tandır, Merkezefendi ’de bulunan bu köfteci dükkânında, davetlerde, kalabalık misafirlere özel yapılan ve tadına doyulmayan bir lezzet haline geliyor.

Tarih ve İstanbul

Ahmet Usta Tarihi Merkezefendi Köftecisi lezzetlerinin yanı sıra İstanbul’da keşfedilmeyen tarihi mekanlara da komşuluk ediyor. Afiyetle köfte yenildikten sonra, avlusundaki geniş ücretsiz park yeri kullanılarak yürüyüş mesafesinde Panorama müzesi, Yenikapı Mevlevihane’si, Merkezefendi Camii ve Müzesi, Tarihi Surlar, Tıbbi Bitkiler Bahçesi ve Zeytinburnu Mozaik Müzesi gibi tarihi yerler gezilebiliyor.

Enbey Döner

Enbey Döner® 2013 yılında, ilk olarak İstanbul Beylikdüzü’nde 'Merkez Şube' olarak bilinen 'Cami Altı' şubesinde faaliyete geçiyor. Gelen yoğun talep üzerine 1 yıl gibi kısa bir süre içerisinde ikinci şube Beykent’te açılıyor. 2014 yılında 3. Şube Avcılar’da, 2020 Yılında 4. Şube ise Esenyurt’ta açılıyor. Marka, 2021 yılının Ağustos ayında da Bahçeşehir’de yeni bir şube daha açarak toplam 5 döner dükkânı ile hizmet ağını başarılı bir şekilde geliştirerek lezzetli döner hizmet vermeye devam ediyor.

Lezzetli döner

Bahçeşehir şubesinin açılışı münasebetiyle ile Bahçeşehir Enbey Döner’in yetkilisi Harun Yıldırım Bey ile Gölet’teki yeni açılan mekânlarında görüştüm. Öncelikle Bahçeşehir Gölet ülkemizin en iyi mekânlarının sıra sıra dizildiği çok güzel bir lokasyon oldu. Özellikle Akşamüstleri biraz yürüyüş yaptıktan sonra oradaki nezih mekânların birinde yemek yemek bir İstanbul Bahçeşehir klasiği halini aldı diyebilirim. Enbey Döneri önceleri duyuyordum ancak bu kadar çok döner satışında, acaba lezzet geri planda kalıyor mu diye de bir endişe taşıyordum. Ancak Harun beyin daveti üzerine Bahçeşehir ’deki mekâna gelince orada yapılan sıcacık lavaş ve parça etlerden oluşan nefis döneri tattığımda fikrimi hemen değiştirdiğimi söylemeliyim. Ayrıca 100 grama 25 TL olan bir döner yiyeceksiniz ve hem de bu lezzeti yakalayacaksınız, yanında verilen patates kızartması, turşu vs. de cabası. Ardından dönerin yanında satışa sundukları Diyarbakır usulü bir kadayıf var ki bayıldım diyebilirim, fiyatı sadece 13 TL ve en iyi tatlı dükkânlarını aratmayacak nitelikte. Bu mekanı aileler, öğrenciler ve hızlıca yemek yiyecek arkadaş grupları için uygun bir yer olarak düşünüyorum.

Hızla büyüyen ‘Enbey Döner’

Beylikdüzü'nde başlayan döneri markalaştırma serüveni son olarak eklenen Bahçeşehir Gölet’teki 5. Restoran ile yoluna emin adımlarla devam ediyor. İstanbul Avrupa Yakasında Küçükçekmece’den sonraki büyük ve kapsayıcı bir alana tonlarca döneri satmayı başarabilen nadir firmalardan biri haline gelen Enbey Döner, yaklaşık 150’nin üzerinde çalışan ekibiyle ülkenin istihdamına da büyük bir katkı sağlamış oluyor. Servisi gayet hızlı ve döneri çok lezzetli bir mekan olarak hafızalarda yer edinen markanın bir restoranına gittiğinizde kesinlikle çok memnun olarak ayrılıyorsunuz. Yanında verilen ikramlar bir nevi iştahınızı açıyor. Fiyatlarda herkesin rahatlıkla ödeyebileceği tutarda olduğundan şubeler arı kovanı gibi çalışıyor. Belki İstanbul sınırlarında görülebilecek en büyük döneri takan nadir yerlerden bir tanesi Enbey Döner olabilir. Çünkü 400-500 hatta 800 kilo döner taktıkları bile oluyor.

Çok özel döner sosu

Döner için tarifini sır gibi sakladıkları özel sosları, yıllar içerisinde ‘Enbey Döner’i kendi alanında farklı kılan en önemli unsurlarından biri olmuş. Yüksek hassasiyet ve gizlilik ilkesinde hazırlanan sos, tek elden hazırlanıp tüm şubelere dağıtılıyor. Hızla yükselen büyüme grafiğine rağmen Enbey Döner, 'Helal ve Güvenilir' gıda üretmek misyonundan asla taviz vermeden çıktığı bu yolda, yüksek standartlara endeksli 'Lezzet ve Hijyen' vizyonu ile yoluna devam ediyor. Sosyal Sorumluluk Projesi olarak geliştirdiği ve tamamıyla yardımlaşmayı ve paylaşmayı arttırmayı amaçlayan 'Askıda Döner' uygulamasını da 2021 yılı itibariyle hayata geçirmiş.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Talip Bayram - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Diriliş Postası Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Diriliş Postası hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Diriliş Postası editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Diriliş Postası değil haberi geçen ajanstır.



Anket Vitor Pereira Fenerbahçe’de başarılı olur mu?