Karadeniz’in sessiz devrimi

Geçen hafta 9 Mayıs’ta Samsun’un Yakakent ilçesinde “1. Yakakent Türk Somonu Festivali” düzenlendi. Limanda dalgalanan Türk bayrakları, kıyıya yanaşan tekneler, meydanı dolduran insanlar ve Karadeniz rüzgârı; Türkiye’nin yeni ekonomik hikâyelerinden birinin artık saklanamayacak kadar büyüdüğünü gösteriyor.

Bir zamanlar kıyı balıkçılığıyla anılan bu sahil kasabası, bugün milyar dolarlık ihracat hedeflerinin konuşulduğu bir üretim merkezine dönüşüyor. Türk somonu artık bir su ürünü olmanın dışında Karadeniz’in dünyaya açılan yeni markası hâline geliyor.

Norveç somonu dünya çapında yıllardır güçlü bir algıya sahip. Türkiye’nin önündeki hedef ise Türk somonunu bir coğrafi kimlik ve gastronomik değer olarak konumlandırmak. Yakakent’te düzenlenen festival tam da bu nedenle önemliydi. Çünkü gastronomi artık mutfakla birlikte kültürde, turizmde ve uluslararası ticarette de belirleyici bir güç.

Festivale katılım çok yüksekti

On bini aşkın insanın katıldığı organizasyon, devlet kurumlarından akademiye, üreticilerden belediyelere kadar geniş bir dayanışmanın ortaya çıktığını gösterdi. Yakakent Belediye Başkanı Şerafettin Aydoğdu, Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü Turgay Türkyılmaz, Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Akbaş, Yetiştiricilik Daire Başkanı Tanju Özdemirden, İl Müdürü Kemal Yılmaz, Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Necmi Çamaş, SUYMERBİR Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Sermed ve Türk somonu üretiminin öncü isimlerinden Osman Parlak festivalin merkezindeki isimlerdi.

Bunun yansıra bürokrasi ve siyaset de oradaydı. Ak Parti Samsun Milletvekilleri Ersan Aksu ile Orhan Kırcalı, MHP MYK Üyesi Mustafa Çavuş, Yakakent Kaymakamı Muhammed Sadi Taşyapan, Bafra Kaymakamı Mustafa Altınpınar, Alaçam Kaymakamı Fatih Kayabaşı, Bafra Belediye Başkanı Hamit Kılıç, Alaçam Belediye Başkanı Ramazan Özdemir, Bafra Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Serdal Sefa Kocabaş, OMÜ Rektörü Fatma Aydın, Samsun Üniversitesi Rektörü Mahmut Aydın, SAMKON Genel Başkanı Hasan Kaya Aşcı, YADEF Genel Başkanı Eyüp Baş, MASİYAD Yönetim Kurulu Başkanı Enes Eğerci, ALDEF Genel Başkanı Şinasi Aydın ve Japonya Büyükelçiliği Misyon Şefi Yardımcısı Tahara Koji da organizasyonda yer aldı.

500 Milyon dolarlık somon ihracatı

Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü Turgay Türkyılmaz tarafından açıklanan verilere göre Türk somonu üretimi, 2015-2017 yıllarında oldukça sınırlı seviyedeyken bugün yüz binli tonlar konuşulmaya başlandı. Bu üretimin ekonomik karşılığı ise yaklaşık 500 milyon dolarlık ihracat geliri. Türkiye’nin ekonomisi için bu rakam sıradan sayılmaz. Üstelik sektörün önünde çok daha büyük hedefler bulunuyor. Bakanlık verilerine göre izinlendirilmiş 100’ün üzerinde tesis mevcut. Bu tesislerin tam kapasite çalışması hâlinde üretimin kısa sürede 200 bin tona ulaşabileceği belirtiliyor. 2028 yılı için belirlenen hedef ise 3 milyar dolarlık ihracat. Bu rakam gerçekleşirse Türk somonu, Türkiye’nin tarımsal ihracatında stratejik ürünlerden biri hâline gelebilir. Fındık, zeytinyağı ve kuru meyve gibi geleneksel ihraç kalemlerinin yanına güçlü bir su ürünleri markası da eklenmiş olacak.

Osman Parlak ve Karadeniz’in yeni üretim modeli

Festivalin ruhunu anlamak isteyen herkesin yolu bir noktada Osman Parlak ismine çıkıyor. Samsun ve Sinop İlleri Su Ürünleri Yetiştiricileri Üretici Birliği Başkanı ve Su Ürünleri Yetiştiricileri Üretici Merkez Birliği Başkan Yardımcısı.

Yaklaşık on beş yıl önce Bafra Derbent Barajı’nda başlatılan üretim süreci, bugün Karadeniz açıklarında dev bir ekonomik modele dönüşmüş durumda. Osman Parlak’ın en önemli başarısı, dünya somon pazarında Türkiye adına yeni bir alan açabilmiş olması. Bugün Osman Bey gibi girişimciler sayesinde Türkiye’de üretilen Türk somonu özellikle Rusya, Japonya ve çeşitli Asya pazarlarında ciddi talep görüyor. Parlak’ın festivalde verdiği rakamlar sektörün ulaştığı boyutu net biçimde ortaya koyuyor:

100 bin ton somon ihraç edildi, 15 bin ton ise iç piyasada tüketildi. Üretilen somonun yaklaşık yüzde 87’si dış pazara gönderiliyor. Ancak Osman Parlak’ın asıl dikkat çektiği nokta iç tüketim. Türkiye’de kişi başı balık tüketimi hâlen 7-8 kilogram seviyesinde. Dünya ortalaması ise bunun oldukça üzerinde. Bu nedenle sektör ihracata olduğu kadar, iç pazara da yatırım yapmak istiyor.

“Haftada iki gün balık, ömür boyu sağlık” sloganı aslında ekonomik olduğu kadar halk sağlığına dönük bir çağrı niteliği taşıyor. İç tüketimin 2030 yılında 50 bin tona çıkarılması hedefleniyor.

Türk somonunda Japonya açılımı

Festivalde dikkat çeken önemli ayrıntılardan biri de Japonya ile kurulmak istenen iş birliğiydi. Japonya Büyükelçiliği Misyon Şefi Yardımcısı Tahara Koji organizasyona katılarak Türkiye ile Japonya arasındaki su ürünleri ilişkilerine dikkat çekti. Bu temas sembolik açıdan oldukça önemli. Çünkü Japonya, dünyanın en güçlü deniz ürünü tüketim kültürlerinden birine sahip ülkelerden biri. Japon pazarında kabul görmek, ekonomik bir başarı ve aynı zamanda kalite standardının da tescili anlamına geliyor.

Karadeniz’in geleceği denizin içinde saklı

Karadeniz kıyısındaki küçük ilçeler yıllarca göç verdi. Gençler büyük şehirlere gitti, limanlar sessizleşti, balıkçılık eski bereketini kaybetti. Bugün ise somon üretimi ilçenin ekonomik yapısını değiştiren lokomotif sektörlerden biri hâline geliyor. Şerafettin Aydoğdu da yaptığı konuşmada somon yatırımlarının üreticiyi; nakliyeciyi, liman çalışanını, yem üreticisini, soğuk hava deposunu, restoranı ve turizmi de olumlu etkilediğini dolayısıyla ilçeyi de kalkındırdığını belirtti.

Bugün dünya giderek daha fazla protein arıyor. Nüfus artıyor, tarım alanları daralıyor, iklim krizi gıda üretimini zorlaştırıyor. Böyle bir dönemde su ürünleri sektörü stratejik bir hale geliyor. Türkiye üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olmasına rağmen bu potansiyeli uzun yıllar yeterince kullanamadı. Türk somonu ile bu algı değişebilir. Karadeniz’in düşük tuzluluk oranı, zengin plankton yapısı ve serin su sıcaklığı Türk somonuna farklı bir karakter kazandırıyor. Bilimsel araştırmalar da bu ürünün besin değerleri açısından güçlü sonuçlar verdiğini ortaya koyuyor.

Samsun’un Yakakent ilçesi şenlendi

Festival boyunca meydanda konuşmalar yapıldı, stantlar kuruldu, yemek yarışmaları düzenlendi, Halk Oyunları Ekibi ve mehteran takımının gösterileri yapıldı, halka üç bin kişilik somon ikram edildi. Akşam saatlerinde Rüyagezer Grubu, Ferdi Kuzu ve Salih Yılmaz’ın konserleriyle festival büyük bir şenliğe dönüştü.

Türk somonu artık Karadeniz’in gastronomik kimliğinin bir parçasına dönüşüyor.

Bu nedenle Yakakent’te başlayan hikâye bir ilçe festivali olarak okunmamalı.

Bu hikâye; Karadeniz’in yeniden ayağa kalkma iradesi,

Bu hikâye; kıyıda unutulmuş ilçelerin yeniden görünür olma çabası,

Bu hikâye; Türkiye’nin katma değerli ihracat üretme ideali.