Gazeteci Burak Doğan’ın haberi dün akşam önüme düştü.

Ünlülere yönelik uyuşturucu ve fuhuş soruşturması kapsamında tutuklanan E.O.’nun ifadesinde, Klass Medya Grubu Başkanı Muammer Kapucuoğlu hakkında uyuşturucu kullanılan fuhuş partileri düzenlediği ve “Yüzükler Kulübü” adı altında özel bir topluluk kurduğu yönünde ciddi iddialar yer alıyordu.
Haberde isim açıkça yazılmasa da “Yüzükler Kulübü” denildiğinde kimin kastedildiğini anladım. Öncelikle gazeteci arkadaşım Burak Doğan’a bu konuyu kamuoyunun gündemine taşıdığı için teşekkür ederim.
Muammer Kapucuoğlu’nu uzun yıllardır tanırım. Aylar önce kulüple ilgili kulağıma gelen duyumlar üzerine kendisini telefonla aradım. Kulübün amacını, resmî bir yapısının bulunup bulunmadığını sordum. Hatırladığım kadarıyla kendisi, bunun resmî bir yapısı olmayan, kendi kurduğu bir topluluk olduğunu söyledi.

Ancak bugün kamuoyuna yansıyan iddialar, sıradan bir kulüp tartışmasının çok ötesinde. Uyuşturucu ve fuhuş iddiaları son derece ciddi. Elbette bir kişinin ifadesinde geçen iddialar tek başına suçun kanıtı değildir. Fakat bu kadar ağır suçlamalar da görmezden gelinemez. Doğruysa gereği yapılmalı, doğru değilse gerçekler ortaya konulmalıdır.
BİR MİLYON LİRALIK ÜYELİK, PEKİ KARŞILIĞINDA NE VAR?
Kulüple ilgili kulağıma gelen iddialardan biri de üyelik ücretleri. Erkek üyelerden yaklaşık bir milyon lira, bazı iddialara göre ise bir buçuk milyon liraya kadar para alındığı konuşuluyor. Üyelerin önemli bölümünün iş dünyasından olduğu, yurt içinde ve yurt dışında özel partiler düzenlendiği ileri sürülüyor.
Daha da dikkat çekici olan, evli çiftlerin birlikte katılamadığı ve bazı kadınların organizasyonlara dışarıdan getirildiği yönündeki iddialar.

Bunların doğruluğu araştırılmalı. Ancak insan sormadan edemiyor: Bir kulübe üye olmak için bu kadar yüksek meblağlar ödendiği iddiası doğruysa, karşılığında ne sunuluyor? Kulübün asıl faaliyeti ne? İş bağlantıları mı kuruluyor, yoksa iddia edildiği gibi başka organizasyonlar mı düzenleniyor?
Benim eleştirim kimsenin özel hayatına değil. Ancak uyuşturucu ve fuhuş iddiaları söz konusuysa mesele artık yalnızca özel hayat çerçevesinde değerlendirilemez. Bu iddiaların dayanağı varsa ortaya çıkarılmalı, yoksa da kimsenin haksız yere zan altında kalmasına izin verilmemelidir.
DERGİ, ÖDÜL TÖRENLERİ VE BENİM YILLARDIR ELEŞTİRDİĞİM MESELE!
Gelelim benim yıllardır eleştirdiğim konuya: Ödül törenleri!
Muammer Kapucuoğlu’nun ismi de dergi ve ödül organizasyonlarıyla anılıyor. Benim duyduğum iddialara göre, ödül alacak kişilerden çeşitli ödemeler talep ediliyor. Bunların doğruluğu elbette araştırılmalı. Ancak ödül organizasyonlarıyla ilgili eleştirilerim yeni değil.
Arkadaş, artık bir durun! Ödül törenlerinde “Yılın Kasabı”, “Yılın Pimapençisi” gibi kategorilerle karşılaştık. Yeni şarkı yapmayan, ortalarda görünmeyen, uzun zamandır gündemde olmayan kişilere bir kulp bulunup ödül verildiğini bile gördük.
Allah aşkına, bu ödüller hangi ölçütlere göre dağıtılıyor? İnsanlar gerçekten başarıları nedeniyle mi ödüllendiriliyor, yoksa bu iş ticari bir organizasyona mı dönüşüyor?
Benim yıllardır söylediğim tam da buydu. Ödülün bir anlamı, bir ağırlığı olmalı. Başarıyı temsil etmesi gereken ödüller, eğer yalnızca bir törenin parçasına dönüşüyorsa burada ciddi bir sorun var demektir.
Derginin tirajı, dağıtımı ve gelir modeli nedir? Ödül organizasyonlarında para alınıyorsa bu ödemeler hangi hizmetin karşılığında yapılıyor? Bunlar açıkça ortaya konulmalı.
Bir kişinin servet sahibi olması elbette suç değildir. Ancak yüksek üyelik bedelleri, ödül organizasyonları ve gelir kaynakları hakkında somut şüpheler varsa bunların incelenmesi gerekir. Savcılık ve MASAK’ın görev alanına giren bir durum bulunup bulunmadığına ilgili makamlar karar vermelidir.
SAVCILIK İŞİN ÜZERİNE GİTTİYSE GEÇMİŞ OLSUN!
Benim de kulağıma yıllardır çok şey geldi. Ancak duyduğum her şeyi gerçekmiş gibi yazmadım. Çünkü iddia başka, kanıt başka. Şimdi ise konu ciddi suçlamalarla kamuoyunun gündemine taşınmış durumda.
Eğer savcılık bu iddialarla ilgili soruşturmayı derinleştirip gerekli incelemeleri yapıyorsa, geçmiş olsun! Bundan sonra hep birlikte gerçeklerin ne olduğunu göreceğiz.
Kim ne yapmış, hangi iddia doğru, hangi iddia asılsız; hepsi delillerle ortaya konulmalı. Mali konularda da incelemeyi gerektiren somut bulgular varsa gelirlerin kaynağı araştırılmalı.
Muammer Kapucuoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada iddiaları reddetti ve bunların gerçeği yansıtmadığını belirtti. Elbette kendisinin de cevap verme ve hukuki haklarını kullanma hakkı var. Hiç kimse kanıtlanmamış iddialarla suçlu ilan edilemez.
Ancak iddiaların reddedilmesi, bütün soruların ortadan kalktığı anlamına da gelmiyor.
Yüzükler Kulübü hangi amaçla kuruldu? İddia edilen üyelik ücretleri doğru mu? Organizasyonlarda neler yaşanıyor? Uyuşturucu ve fuhuş iddialarının somut bir dayanağı var mı? Ödül törenlerinin mali yapısı nasıl işliyor?
Bunların cevabını zamanla ve yapılacak incelemelerle göreceğiz.
Benim meselem kimsenin özel hayatı değil. Benim meselem, kamuoyuna yansıyan ağır iddiaların aydınlatılması ve yıllardır eleştirdiğim ödül organizasyonlarının nasıl işlediğinin açıklığa kavuşması.
Ben kimseyi peşinen suçlamıyorum. Ama yıllardır kulağıma gelenler, bugün ortaya çıkan iddialar ve cevap bekleyen sorular var. Şimdi bekleyelim, görelim; bu işin sonu nereye gidecek!
Gerçek neyse ortaya çıksın. Suç varsa gereği yapılsın, iddialar asılsızsa bu da kanıtlarıyla açıklansın. Kimse makamı, serveti veya çevresi nedeniyle ayrıcalık görmesin.
Çünkü kamuoyunun ihtiyacı söylenti değil, gerçektir. Adalet de herkese eşit uygulanmalıdır.