Papa 14. Leo’nun Ankara–İstanbul–İznik ziyareti, bir dinî liderin rutin seyahati değil; Türkiye’nin medeniyetler arası denge unsuru olarak taşıdığı tarihsel rolün uluslararası arenada yeniden teyit edildiği kritik bir diplomatik dönemeçtir.
Daha altı ay önce seçilen bir papanın ilk yurt dışı ziyaretini Türkiye’ye yapması, tek başına bile şu mesajı veriyor:
“Dünya, coğrafyanın ve tarihin merkezi olarak yine Türkiye’ye bakıyor.”
*
ANKARA VE İSTANBUL
SİYASİ VE MANEVİ MERKEZLER
Ziyaretin Ankara’da başlaması, Türkiye’nin bölgesel barış ve istikrar politikalarına verilen önemin bir göstergesi. Papa’nın devlet zirvesiyle yapacağı görüşmeler, Orta Doğu’daki çatışmalar, göç krizleri, dini özgürlükler ve küresel barış gündemlerinin merkezinde Türkiye’nin kritik rolünü yeniden hatırlatacak.
İstanbul ise Hıristiyanlık tarihinin, İslam medeniyetinin ve modern dünyanın kesişim noktasında benzersiz bir semboldür. Papa’nın burada geçireceği her dakika, medeniyetler beşiği İstanbul’un evrensel ağırlığını bir kez daha öne çıkaracak.
*
İZNİK: 1700 YILLIK TARİHİN DÜNYAYA AÇILDIĞI AN
Papa Leo’nun programındaki en dikkat çekici başlık, Birinci İznik Konsili’nin 1700. yılı için yapacağı ziyaret.
Dünyanın dört bir yanındaki Hıristiyan topluluklar için İznik, inancın şekillendiği toprak. Onlar için Kudüs neyse, İznik de odur.
Aziz Neofitos Bazilikası’nın sular altından çıkarılan kalıntılarında ayin yönetmek:
- Türkiye’nin kültürel mirasını nasıl koruduğunun,
- Tarihi barış ve diyalogun anahtarı kıldığının,
- İnanç turizmi için nasıl bir cazibe merkezi haline geldiğinin
dünyaya gösterilmesidir.
**
CAMİ, KİLİSE, PATRİKHANE: TÜRKİYE’NİN HOŞGÖRÜ FOTOĞRAFI
Sultanahmet Camisi’nden Süryani Kadim Kilisesi’ne, Fener Rum Patrikhanesi’nden Ermeni Apostolik Katedrali’ne uzanan bu program, dünyada başka hiçbir ülkede bu kadar yoğun bir çok dinli diplomasi zincirinin kurulamayacağını ispatlıyor.
Bu ziyaret, Türkiye’nin:
- Müslüman çoğunluğun ülkesi olmasına rağmen tüm inançların serbestçe yaşadığı,
- Tarih boyunca barışı ve hoşgörüyü merkezine alan bir medeniyetin temsilcisi olduğu,
- Doğu ile Batı arasındaki en güçlü köprü olduğu
gerçeğini, dünya kamuoyuna bir kez daha hatırlatıyor.
*
ORTAK BİLDİRİ: İKİ BÜYÜK MAKAMIN TARİHİ BULUŞMASI
Papa Leo ile Fener Rum Patriği Bartholomeos’un imzalayacağı ortak bildiri, sadece kiliseler arası bir metin değil; Avrupa ile Asya’nın, Hristiyanlık ile İslam dünyasının kesiştiği coğrafyada Türkiye’nin “arabulucu güç” rolünün altını kalın çizgilerle çizen bir diplomatik işarettir.
**
BU ZİYARET BİR PROTOKOL DEĞİL, BİR MEDENİYET TUĞLASIDIR
Türkiye, Papa’nın bu ziyaretiyle yalnızca bir misafir ağırlamıyor;
tarihini, kültürünü, diplomatik gücünü ve barış vizyonunu bir kez daha dünya sahnesine çıkarıyor.
Dünyanın çatışma ve kutuplaşmadan yorulduğu bir dönemde, Papa Leo’nun ilk adımını Türkiye’ye atması;
bu toprakların hâlâ dünyanın vicdan merkezi olduğunun en açık göstergesidir.
Bu ziyaret, Türkiye’nin yumuşak gücüne, tarihsel rolüne ve medeniyet birikimine yapılmış güçlü bir saygı duruşudur.