Tarih boyunca ticaretin, kültürün ve medeniyetin kesiştiği bir şehir oldu İstanbul. Bugün bu kadim şehir, gıda sektörünün geleceğine yön verecek yeni bir buluşmaya daha ev sahipliği yaptı.
Foodist İstanbul Uluslararası Gıda ve İçecek Ürünleri Fuarı
Benim için bu fuarın önemi;
Stantlarda sergilenen ürünlerin dışında panellerin ve workshopların da olması. Bende Foodist fuarında tereyağlı simit konulu bir panelin moderatörlüğünü yaptım. Bu tür etkinlikler fuarın cazibesini artıran unsurlar. Belki de asıl mesele; üreticinin alıcıyla buluşmasının yansıra, fuar içi etkinliklerin katılımcıya katkı sağlaması, yeni pazarların kapısının aralanması ve uzun soluklu ticari ilişkilerin kurulması.
Fuar ve açılış
Bu fuar, TÜYAP (Tüm Fuarcılık Yapım AŞ) ile ALZ Grup iş birliğinde, Türkiye Gıda Platformunun desteğiyle gerçekleştirilen bir organizasyon. Ayrıca Türkiye'nin üretim gücünü dünya pazarlarıyla buluşturmayı hedefleyen bir ticaret platformu olarak dikkat çekiyor. TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen fuara, tahmini 150'yi aşkın ülkeden sektör profesyoneli katılıyor.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe de açılışa katılanlar arasındaydı.
TİM Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Nihat Uysallı; Türkiye’nin kendi ihtiyacını karşılamasının yanında, dünyaya güçlü biçimde ürün sunabilen bir üretim ülkesi olduğuna dikkat çekerek. B2B görüşmeleri ve uluslararası alım heyetleri, fuarın ticari yönünü daha da güçlendirdiğini belirtti.
Tüyap Fuarlar Yapım AŞ Genel Müdürü ve Türkiye Fuar Yapımcıları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı İlhan Ersözlü; Foodist İstanbul'u dünyanın önde gelen gıda fuarları arasına taşıma hedefini açıkça ortaya koyduğunu ve yaklaşık bin markanın, 10’nu aşkın salonda ve 100.000 metrekareyi bulan bir alanda buluşması, ilk yıl için oldukça güçlü bir başlangıç olduğunu ifade etti.
TOBB Türkiye Fuarcılık Sektör Meclisi Başkanı ve ALZ Grup Yönetim Kurulu Başkanı Cihat Alagöz; Uzun süredir devam eden hazırlıkların sonucunda ortaya çıkan bu organizasyonun, Türkiye'nin ihracat yolculuğuna önemli katkılar sağlayacağına inandığını söyledi.
Foodist İstanbul'un önümüzdeki yıllarda hangi noktaya ulaşacağını zaman gösterecek. Ancak ilk yılındaki katılım ve ortaya konulan hedefler, dikkatle takip edilmesi gereken yeni bir yolculuğun iyi başladığını gösteriyor.
Fuarda standına uğradığım bazı firmalar
Charme
Charme, Benhur Şengül ve dört ortağının bir araya gelerek kurduğu, şarküteri ve meze alanındaki deneyimi yenilikçi ürünlerle buluşturan bir marka. Markanın temelinde “Şarküteri ve Meze” anlayışı yer alırken, Charme ismi aynı zamanda “güzel meze” fikrini çağrıştırıyor. Son yıllarda el yapımı, doğal, katkısız ve koruyucusuz grissinileriyle dikkat çeken Charme, iyi satış rakamlarına ulaşmış durumda. Meze, unlu mamul ve atıştırmalık alanlarında büyüyen marka, ürünlerini marketler, şarküteriler, benzin istasyonları ve kahve firmaları aracılığıyla tüketicilerle buluşturuyor.
Seyidoğlu Gıda
Seyidoğlu Gıda, 1952 yılında baklavacılıkla başlayan köklü geçmişini, 1970’li yıllarda Necati Göksu’nun öncülüğünde endüstriyel gıda üretimine taşıyarak bugün sektörün güçlü markalarından biri haline gelmiştir. İstanbul Hadımköy’de 20 bin metrekarenin üzerindeki üretim alanında faaliyet gösteren şirket, helva, reçel, tahin-pekmez ve kakaolu fındık kreması başta olmak üzere 300’ün üzerinde ürün çeşidi sunmaktadır. Yüksek üretim kapasitesi, yenilikçi yaklaşımı ve kalite odaklı üretim anlayışıyla faaliyetlerini sürdüren Seyidoğlu Gıda, Türkiye’nin yanı sıra birçok ülkede tüketicilerle buluşmaktadır. Yurtiçi ve yurtdışı sektörel fuarlarda yer alan marka, uluslararası lezzet ödülleriyle başarısını taçlandırmaktadır. Ödüllü ürünleri arasında özellikle incir reçeli öne çıkmaktadır. Genel Müdürlüğünü üçüncü kuşak temsilcisi Mehmet Göksu yürütmektedir.
Elatlı
Böreklik yufka, üçgen yufka, lavaş ve çiğköfte lavaşı üretiminde kalite, güven ve sürekliliği esas alan bir marka. Geleneksel lezzetleri modern üretim teknolojileriyle buluşturan firma, yüksek hijyen ve gıda güvenliği standartlarında üretim gerçekleştiriyor. Güçlü üretim altyapısı ve deneyimli kadrosuyla hem yurt içi hem de yurt dışı pazarlara güvenilir çözümler sunmaya çalışıyor. Üretimin her aşamasında izlenebilirlik ve kalite kontrolüne önem veren Elatlı, müşteri memnuniyetini uzun vadeli iş birliklerinin temeli kabul ediyor. Yüksek üretim kapasitesi, zamanında teslim anlayışı ve sürdürülebilirlik yaklaşımıyla sektörde güvenilir bir değer oluşturma yolunda ilerliyor.
Mezea
Mezea, Ahmet Özalp ve kuzeninin ortaklığıyla, Türk mutfağının köklü meze geleneğini modern bir anlayışla buluşturmak amacıyla kuruldu. Türkiye’nin dört bir yanından derlenen otantik meze çeşitlerini toptan ve perakende olarak tüketicilerle buluşturan marka, taze malzemeye ve geleneksel tariflere önem veriyor. Kilo bazlı satış anlayışıyla hem bireysel müşterilere hem de profesyonel mutfaklara hizmet sunuyor. Mezea’nın temel hedefi, Türk meze kültürünü yaşatırken sofralara kaliteli ve özgün lezzetler taşımak.
Aziz Bey Zeytinleri
Aziz Bey Zeytinleri, Gemlik zeytininin köklü lezzetini butik üretim anlayışıyla sofralara taşıyor. Mert Göral ve kardeşinin yönettiği işletme, kendi bahçelerinin yanı sıra güvendikleri üreticilerden temin ettikleri zeytinleri özenle işliyor. Altı çeşit siyah, on iki çeşit yeşil zeytin ve kaliteli zeytinyağıyla geniş bir ürün yelpazesi sunuyor. Gemlik zeytininin özgünlüğünü belgeleyen uygulamalara önem veren marka, üretiminin önemli bir bölümünü Amerika ve Kanada'ya ihraç ediyor. Aziz Bey Zeytinleri, büyüklükten önce kaliteyi ve güvenilir lezzeti korumayı hedefleyen butik bir üretim anlayışını sürdürüyor.
Kafkas Kestane Şekeri
Kafkas, geçmişi 1930 yılına uzanan, Bursa’nın simgesi kestane şekerini Türkiye’ye ve dünyaya taşıyan köklü bir lezzet markası. Şirketin kurucusu Ali Şakir Tatveren, şekerleme ve tatlıcılık alanındaki bilgi ve tecrübesini Bursa’da küçük bir işletmeyle hayata geçirerek kestane şekerinin gelişimine öncülük etti. Kestane ağaçlarıyla çevrili Bursa’nın doğal zenginliği, bu eşsiz tatlının kentin kültürüyle bütünleşmesini sağladı. Titiz üretim anlayışı ve kaliteye verdiği önem, Kafkas’ın bugün kestane şekeri denildiğinde akla gelen markalardan biri olmasının temelini oluşturdu.
Tahmis Kahvesi
Tahmis Kahvesi, 1635 yılında Gaziantep’te kurulan ve kentin kahve kültürünün simgelerinden biri hâline gelen tarihi bir mekânın kahvesi. Türkmen ağası ve Sancak Beyi Mustafa Ağa Bin Yusuf tarafından, Mevlevihane Tekkesi’ne gelir sağlamak amacıyla yaptırılan Tahmis Kahvesi, yüzyıllar boyunca kahve tutkunlarını ve yolcuları ağırladı. 1901 ve 1903 yıllarındaki yangınların ardından onarılan yapı, 2009’da başlayan restorasyonla yeniden hayat buldu. İpek Yolu üzerindeki konumu sayesinde tüccarların uğrak noktası olan Tahmis, menengiç, Türk, dibek ve Osmanlı kahveleriyle geleneksel lezzet mirasını bugün de yaşatıyor. Gaziantep’in tarih kokan sokaklarında, kahveyle sohbetin buluştuğu eşsiz adreslerden biri olmayı sürdürüyor.