Bir zamanlar filmler yıllandıkça değer kazanırdı. Aradan on, yirmi, hatta elli yıl geçse de insanlar aynı sahneleri yeniden izler, aynı replikleri tekrar eder, yeni kuşaklar o filmleri ilk kez keşfederdi. Çünkü bazı hikayeler zamana ait değildir. İnsana aittir.
Bugün ise başka bir tabloyla karşı karşıyayız. Henüz beş yıl önce sosyal medyada günlerce konuşulan, gişe rekorları kıran, “yılın filmi” ilan edilen birçok yapımın adını bile hatırlamıyoruz. O filmler kötü olduğu için değil, sadece içinde bulundukları döneme ait oldukları için eskidiler.
Kalıcı eserlerle dönemlik içerikler arasındaki fark tam da burada ortaya çıkıyor. Sorun filmlerin eskimesi değil, onları tüketme hızımız. Artık bir film vizyona girmeden aylar önce fragmanlarıyla, afişleriyle, röportajlarıyla ve sosyal medya kampanyalarıyla tüketiliyor. Vizyona girdiği hafta herkes aynı sahneleri konuşuyor, aynı replikleri paylaşıyor. Bir hafta sonra ise yeni gündem geliyor ve bir önceki “olay film” sessizce unutuluyor. Sinema, uzun süre hafızada yaşayan bir sanat olmaktan çıkıp, hızlı tüketilen dijital içeriklerden biri haline geliyor. Oysa gerçek klasikler, ilk haftalarında değil, yıllar içinde kazandıkları anlamla klasik oldular. Onları ölümsüz yapan gişe rakamları değil, zamanın kendisiydi. Bugün hala “Baba” aileyi, gücü ve ihaneti anlatıyor.

“Esaretin Bedeli” hala umudu anlatıyor. “Selvi Boylum Al Yazmalım” hala sevgiyi ve emeği tartıştırıyor. Çünkü bu filmler gündemi değil, insanı merkeze alıyor.

Oysa bugün birçok yapım güncel tartışmaları, sosyal medya dilini ve dönemin popüler alışkanlıklarını yakalamaya çalışıyor. O an için ilgi görüyorlar. Fakat zaman değiştiğinde filmin omurgası da dağılıyor. Bir eserin ömrünü belirleyen şey ne kadar çok konuşulduğu değil, yıllar sonra konuşulup konuşulmadığıdır.
Gerçek sinema vizyon haftasıyla sınırlı değildir. Bir film, üzerinden yıllar geçmesine rağmen yeni seyirciler bulabiliyor, her izleyişte yeni anlamlar üretebiliyorsa yaşamaya devam ediyor demektir. Zira iyi filmler yaş alır. Sadece modaya göre çekilmiş olanlar ise yaşlanmaz… Eskir.
