Yeni Arayışlar Girişimi Platformu Derneği (YAPDER) tarafından gerçekleştirilen 18. Küresel Isınma Kurultayı’nda, iklim krizinin giderek derinleşen etkilerine, çevresel risklerinin yanı sıra ekonomik ve toplumsal sonuçlarına dikkat çekildi.
Küresel Isınma Kurultayı, ortak aklın ve ortak sorumluluğun güçlü bir buluşmasına dönüştü. Kuruyan toprakta, taşan derede ve mevsimini şaşırmış bir çiçekte hissedilen iklim krizi, artık yalnızca çevresel değil, hayati bir mesele olarak ele alındı.
Bu önemli organizasyona YAPDER öncülük ederken, ev sahipliğini eğitimi merkeze alan Alko Okulları üstlendi. Medya sponsorluğunu ise Türkiye’de İş Dünyası dergisi yaptı. Akademisyenler, iş dünyası temsilcileri, yerel yöneticiler, sivil toplum ve öğrenciler hepsi bir aradaydı.
İklim meselesini gündeme taşımak
YAPDER Başkanı ve Türkiye’de İş Dünyası dergisi Genel Yayın Yönetmeni Celal Toprak’ın açılış konuşması, bir mücadelenin hafızası gibiydi. Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri olduğu dönemde iklim değişikliğini gündeme getirdiğinde karşılaştığı direnç, aslında toplumun genel refleksinin bir yansımasıydı: Oysa bugün gelinen noktada, “bizimle ne alakası var?” sorusu yerini “biz ne yapacağız?” sorusuna bırakmış durumda. Mesele haber yapmak ama aynı zamanda iş dünyasını bilgilendirmek, harekete geçirmek ve sürdürülebilirliği bir seçenek ve bir zorunluluk haline getirmek.
“Yaşayan Okul” ve doğayla kurulan bağ
Kurultayın ev sahibi olan Alko Okulları adına konuşan Murat Çeliker’in “yaşayan okul” mottosu, belki de günün en anlamlı ifadelerinden biriydi. Eğitim sınıfın içinde olmalı ama aynı zamanda toprağın üzerinde, ağacın gölgesinde, suyun kıyısında da verilmeliydi. Çocuklara doğa sevgisini aşılamak, geleceğin mühendisini, iş insanını, siyasetçisini dönüştürmenin en kestirme yolu. Çünkü doğayla bağ kurmamış bir neslin, iklim kriziyle bağ kurması beklenemez.
İstanbul’un gıda güvenliği
İstanbul Tarım ve Orman İl Müdür Yardımcısı Murat Levent’in konuşması, iklim krizinin somut sonuçlarına dair çarpıcı veriler sundu. 39 ilçede 800’ü aşkın gıda kontrol görevlisi, yaklaşık 135 bin gıda işletmesi, 2025 yılında 230 bini aşkın denetim… Türkiye’nin gıda ithalatının yaklaşık yüzde 60’ının, ihracatının ise yüzde 30’unun bu süreç üzerinden yönetilmesi, İstanbul’un stratejik konumunu daha da belirginleştiriyor.
Ancak asıl dikkat çekici olan, Kağıthane’de yer alan Kapalı Dikey Tarım Uygulama Merkezi. Yer altında, eksi 30 metrede, tohumdan fideye uzanan kapalı bir üretim modeli… Londra’daki örnekten sonra dünyada ikinci sırada yer alan bu merkez, kentsel tarımın uygulanabilir bir model olduğunu bize gösteriyor.
Toprak azaldıkça, şehir büyüdükçe ve iklim belirsizleştikçe, tarım da dönüşmek zorunda. Yer altında yapılan tarım, belki de gelecekte konuşulacak bir başarı hikâyesi olacak.
İnsanlığın büyük sınavı “İklim Krizi”
ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer’in konuşması, meselenin küresel boyutunu gözler önüne serdi. Kuraklık, içme suyu kıtlığı, gıda arzındaki daralma, okyanusların asitlenmesi, biyoçeşitlilik kaybı vs… İklim krizi artık istatistiklerden ibaret değil; yaşanan bir gerçeklik. İmer’in vurguladığı gibi, insanlığın bu sınavdan başarıyla çıkması, ulusal çıkarların ötesinde bir dayanışmayı gerektiriyor. Türkiye’nin 2053 karbon nötr hedefi ve çıkarılan iklim yasası, bu sürecin hukuki zeminini oluşturuyor. Ancak yasa çıkarmak tek başına yeterli değil; uygulama, denetim ve toplumsal bilinç gerekiyor.
“Sıfır atık” kavramının, atığı bir kaynak olarak görmesi ise zihinsel dönüşümün temel taşlarından biri. Doğada atık yoktur; yanlış yerde duran ham madde vardır.
İş dünyasında yeşil dönüşüm
Okan Üniversitesi öğretim görevlisi Dr. Beyza Toksoy’un moderatörlüğünde “İş Dünyasında Yeşil Dönüşüm Zamanı” başlıklı panelde, dönüşümün sertifikalardan ibaret olamayacağı açıkça dile getirildi.
Çepneli Holding Yönetim Kurulu Başkanı Saadettin Çay, “mış gibi yapma” kültürünü eleştirirken aslında toplumun kronik bir hastalığına işaret ediyordu. Yönetmeliklere uymuş görünmek ile gerçekten duyarlı olmak arasındaki fark, iklim mücadelesinin kaderini belirleyecek.
Ekizoğlu Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Ekiz ise yeşil bina üretmenin topluma karşı sorumluluk olduğunu vurguladı. 40-50 yıl ayakta kalacak bir yapıyı inşa ederken bugünün maliyet hesabıyla değil, yarının iklim koşullarıyla düşünmek gerekiyor.
Doğanlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Davut Doğan ise geri dönüşüm yatırımlarını somut rakamlarla anlattı. Çöpten elektrik üretmek, geri kazanılan plastikleri ekonomiye kazandırmak ve Aliağa’da 300 milyon dolarlık piroliz yağı yatırımı…
Atığın enerjiye, plastiğin yeniden ham maddeye dönüşmesi; çevresel sorumluluğun aynı zamanda ekonomik bir fırsat olduğunu gösteriyor.
COP31 ve güvenli gelecek
Gazeteci Recep Erçin’in moderatörlüğünde gerçekleşen “COP31 ile Güvenli Gelecek” panelinde, Antalya’da düzenlenecek COP31’in Türkiye için büyük bir fırsat olduğu vurgulandı.
Çevre ve Sürdürülebilirlik Uzmanı Umay Yılmaz, iklim krizinin gıda fiyatları üzerindeki etkisine dikkat çekti. Bugün pazarda gördüğümüz fiyatların ardında enflasyonun yansıra kuraklık, verim kaybı ve artan maliyetler var.
Enerji Verimliliği Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Altuğ Karataş ise israfı önlemenin en kârlı yatırım olduğunu söyledi. Evde 1 derece daha düşük ısı, standby modundaki cihazlar, küçük görünen ama büyük tasarruf sağlayan adımlar…
ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer, Sıfır atık yaklaşımının çevresel ve aynı zamanda teknik ve finansal bir mesele olduğuna dikkat çekti. İmer, atığın bertaraf edilmesinden ziyade doğru yönetildiğinde ekonomiye yeniden kazandırılabilecek değerli bir kaynak olduğunu vurguladı.
8. Yeşil Ekonomi Ödülleri
1. Bambum Genel Müdürü Selman Yar
2. Doğanlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Davut Doğan
3. Gıda Perakendecileri Derneği Başkanı Alp Önder Özpamukçu
4. Hasan Usta Kebap Sahibi İzzettin Oral
5. İhlas Matbaacılık ve Ambalaj Genel Müdürü Kadri Yeltekin
6. İMES Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Akar
7. İstanbul Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Ahmet Özer
8. Köklü Zeytincilik Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kürlek
9. Mahkeme Lokantası Sahibi Emin Selim Akgül
10. Mata Butik Hotel Yönetim Kurulu Üyesi Cihan Kuruoğlu
11. Oğuz Gıda CEO’su Enes Örer
12. ORGE Elektrik Yönetim Kurulu Başkanı Nevhan Gündüz
13. Red Colour Yönetim Kurulu Başkanı Oya Sertdemir Düşmez
14. Royal Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Türkeş Öngel
15. TGRT Haber Editörü Özay Erat
16. Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği Başkanı Bilgehan Engin
17. Uyumsoft Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Önder
18. Üsküdar Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Pelin Kıvrıkoğlu
Her biri kendi alanında, kimi israfı azaltarak, kimi alternatif enerji yatırımlarıyla, kimi lojistikte karbon ayak izini düşürerek, kimi yerel yönetimde sıfır atık uygulamalarını yaygınlaştırarak bu ödüle layık görüldü.
Ortak geleceğin inşası
Küresel Isınma Kurultayı bir gerçeği bir kez daha hatırlattı: İklim krizi ertelenebilecek bir gündem maddesi değil. Ne ekonomi ondan bağımsız ne tarım ne enerji ne de eğitim…
Eğer bir çocuk doğa sevgisiyle büyüyorsa, bir iş insanı yatırımlarını karbon ayak iziyle birlikte planlıyorsa, bir belediye atığı kaynak olarak görüyorsa ve bir medya kuruluşu sürdürülebilirliği manşetine taşıyorsa; umut hâlâ var demektir.
Özetle, asıl mesele doğayla kavga etmeden onunla barışık bir medeniyet inşa edebilmek.