‘İnsan’, varlık sınıflaması içinde en üst basamaktır.

‘İnsan olarak hepimiz kardeşiz.’ dediğimizde, ait olduğumuz hakikat bağlamından sözü açmış oluruz…

‘Kardeş, kardeşe bunu yapar mı’ denildiğinde, kardeşlik denilen bağın hakikatinden dem vurmuş oluruz.

Biyolojik ortak bağlarımız, eşyanın hakikatinde mevcut olan ‘muhtaç/ihtiyaç’ denilen afaki/dış sebeplerin bir toplamından ibarettir.

‘İnsan/İnsanlık’ denildiğinde ise enfüsi/içsel hakikatimizin ‘değerler’ olarak dışımıza tezahür eden bağlarımızdır.

İnsanlar arasındaki en üst seviyedeki bağ ‘Akıl’ bağıdır ve akıl biyolojik bir bağ değildir.

‘Kalpsiz’ derken aslında kastedilen şey akılsızlıktır.

Dünyanın en eski dillerinden biri olan Çerkes dilinde, akıl yerine kalp kullanılır. ‘Akl etmiyormusun’ denmez Çerkesçe, ‘kalbin his etmiyor mu / fıkh etmiyor mu’ denir…

A’raf 179. Ayette mealen; “Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da fıkhetmeyen, gözleri olup da basiretleri kör, kulakları olup da sağır olan birçoklarını cehennem için var ettik.

İşte bunlar hayvanlar gibi, hatta daha da aşağıdadırlar (belhum-adal). İşte bunlar gaflet ehlinin ta kendileridir.”…

İnsanlar olarak hepimiz, bu yeryüzüne, bir anne baba (aile) bağı ile geliriz. Yeryüzünde her birimiz gibi biricik şahsiyetlerin bulunuşu böyle somut bir bağa muhtaçtır. Yeryüzünde bu biyolojik sebep ile bulunuyor olmamız Allah’ın eşya üzerine koyduğu yasanın/sünnetullahın bir neticesidir…

Yeryüzünde bulunuşumuz esnasında kişiliğimiz, bütün münasebetlerimiz asli ve izafi ihtiyaçlar muvacehesinde bu yasa içinde hayat bulur…

Ailemiz, soy ve aşiretimiz, kavmimiz biyolojik varlığımızın bir sosyolojisidir. Bu biyolojik varlığımızı, İnsanlık hakikatimizi kalbimizle fıkhedebildiğimiz (ince derin kavrayış), basiretle gördüğümüz ve hakikati işittiğimiz derecede ‘İnsanlık’ içinde tutabiliriz…

Uzun bir zamandır yeryüzüne hâkim olan ‘Belhum Adel’lerin, bütün bir insanlığı düşürdükleri bu gaflet, bu kalpsiz Dünya’dan daha büyük bir mağduriyet olamaz…

Kalpsiz, gönülsüz, kör ve sağır bir dünyadan daha büyük bir mağduriyet mi olur vesselam…