Aylardan mayıstı

kaf dağının kuğuları ve kartalları

bir bir kırılmıştı

sürülmüştü Kafkasyanın

dev meşeleri, kanadı kırık kuşları

büyük bir sürgündü

bir çoğrafyanın

kara bir denize sürgünüydü insanlığın

mayıs ve deniz

karaya çalan hüznümdür

karadeniz gözyaşlarım

denize rengini veren tenimdir

Kafkasyanın kara bahtıdır karadeniz

Karadeniz

çocukların çığlıklarıdır

dalga dalga büyümüş göz yaşlarımız

Karadeniz

Bakanlar görecektir

Ufkuna Karadenizin

karabulutları

tepesinde toplanan kafkasyamın

Bir kara bulut

içinde ejderhalar iblisler

kasaplar, insan tacirleri

el ele yürümüşler

yıldırımlar gibi düşmüşler

üşüşüp başına kafkasyamın

parça parça üleşmişler

iblisin çar olduğunu o tarih bulvarında

sarayında kaygısız cadıların

kadeh kadeh kanını sunduğunu kafkasyamın

bakanlar görecektir

 kesik iki koluyla

dağ gibi çökmüş omuzlarıyla

artık bir çoğrafya değilim

karadenizde kırık bir tekneyim

gözlerim gözlerimi aramaktan yorulmuş

dev dalgaları içinde çığlık denizlerin

kefkende

Karadeniz karadeniz kanıyor yüreğim

deniz fenerleri gibi görmekteyim

bir bir ferleri sönen gözlerini

denizin kara kucağına

terkedilmiş çocukları

daldığım hayallerimden

dalgalar atıyor beni kefkene

dönüp arkama umutla bakıyorum

benim adım mansur

bedenim Kafkasya üzerimde

Çerkes elbisem

kırıldım

sürüldüm

ama ölmedim

elimde bir dıjın kame

sürgün vermekteyim…