Hafızasını kaybeden Hüsrev oğlu Mehmetlere şanlı geçmişimizi kim hatırlatacak?

Kaybolmaya yüz tutan değerleri yaşatmak önce ailenin görevidir. Gençleri ahlak, iffet, fazilet, iyilik, fedakârlık gibi değerlerle teçhiz edip kıymetli kılacaklar öncelikle anne ve babalardır.

Ülkemizi ileriye götürecek bir gençliğe ruh verecek en önemli kişi öğretmendir. Tarihin şanlı sayfalarını çevirerek gençliğe tanıtmak tarihçinin görevidir. Ebediyete inanan bir gençliği ihya etmek din adamlarının vazifesidir.

Filmlerden sihri ve büyüyü söküp atmak ve gençliğe hakikati tanıtmak televizyoncunun işidir. Yalanın körpe zihinlere hücum ettiği bir dünyada, medeniyet değerlerimizi hatırlatmak sinemacının işidir. Kötülüklerin ortalığa saçıldığı bir dönemde zamana dur diyebilmek hatiplerin ve şairlerin işidir.

Adaletin ve zulmün birbirine karıştığı, vatan ve din düşmanlarının kucaklaştığı bir dünyada, Türk evladına şanlı mazisini hatırlatacak kişi cami imamıdır. Irkçılığın akılları esir aldığı ve faziletin hırslara kurban edildiği zalim bir dünya karşısında, insanlığa hizmet etmeyi gençlere fark ettirecekler camideki vaizlerdir. Şu temelsiz dünyada, cepsiz kefenlerin içine bir dirhem dünya malı koyulamayacağı şuurunun verileceği yerler Kur’an kurslarıdır. Ebedi gençliğin ebet için çalışmakta gizli olduğunun gençliğe kazandırılacağı mekânlar camilerdir.

Türk ve Kürt, Laz ve Çerkez fark etmeksizin bu vatan geçlerinin kardeş olduğunu söyleyecek kişiler öğretmenlerdir, imamlardır. Gençlerin aynı ülkü etrafında birleşip, bu vatan için çalışması gerektiğini anlatacaklar, gazeteciler ve yazarlardır.

Kan gölüne dönen dünyanın, parçalanan İslam’ın umudu bu vatan gençleridir. Gençliği şaha kaldırmak bu milletin en önemli derdi olmalıdır. Nesli tükenen Avrupa’nın, sahipsiz kalan Asya’nın, imdat bekleyen Afrika’nın, ümit ışığı arayan uzak doğunun umudu Müslüman Türkiye’nin gençleridir. Gençleri derin uykudan uyandıracak liderler ordudaki kahraman komutanlarıdır.

Zevk, sefa ve eğlence içinde yüzen ve sahte sevgililer günü kutlayan bir gençliği ayağa kaldıracak yegâne çare onlara bir dava şuuru vermekle mümkündür. Bunu anlatacak kişiler ise şuurlu senaristlerdir. Anadan, yardan, serden geçmenin henüz geçmediğini ve icap ederse Çanakkale ve 15 Temmuz gibi destanlar yazabilecek bir gençlik yetiştirilebileceğini ispat edecek kişiler, edebiyatçılar, tiyatrocular ve film yapımcılarıdır.

Gençliğe heyecan verecek kişinin önce kendisi heyecanlı olmalıdır.Gençleri coşturacak olanların önce kendileri coşmalıdır.Gençliği koşturacak bir lider, önce kendisi koşmalıdır ve koşuyor.Gençliği uyandıracak bir müezzinin önce kendisi derin uykudan uyanmalıdır.

Başarı hikâyesi yazacak bir gençliği ancak destanlar yazmış bir millet yetiştirebilir. Bayraklar dalgalanmak için rüzgâr beklediği gibi, gençlerimiz de gönülleri coşturacak şairler ve müzisyenler bekliyor.

Yunus gönüllü gençler yetiştirmek için, Taptuk Emre gibi rehberler; şiir gibi bir gençlik yetiştirmek için Itri gibi bestekârlar lazım. Fatihler, Selimler, Süleymanlar yetiştirmek için Ak Şemsettinler, Kemal Paşazadeler, Yahya Efendiler gibi akademisyenler lazım. Fuzuliler, Nedimler, Yahya Kemaller, Akifler, Necip Fazıllar yetiştirmek için Zülcenaheyn öğretmenler lazım. Mimar Sinanlar yetiştirmek için Enderun’daki gibi hocalar lazım. Gençliğe karakter ve şahsiyet kazandırmak için, okulu bir ibadethane olarak kabul edecek ve her derse abdestli olarak girecek Nurettin Topçu gibi öğretmenler, felsefeciler ve yazarlar lazım.

Milletini ve topyekûn insanlığı ayağa kaldıracak bir dava ruhuna sahip gençler yetiştirmek için, dava şuuruna sahip liderleri takip edecek devlet adamları lazım.

Türk Gençliğine sahte sevgililer yerine en sevgiliyi (sas) sevdirecek, Allah (cc) ve peygamber (sas) sevdalısı bir millet lazım.