En son söylenecek sözü yazının başlığında söylemiş olalım ki tarafımız belli olsun.

Lafı eğip bükmeye, gevelemeye, başlanan cümleyi ‘ama’ ile bölüp sonrasına mazeretleri sıralamak gibi bir duruma düşmeye gerek yok.

Şırnak gibi bir ilimizde;

(Gibi diyorum zira kayyım atanmasıyla yaşanan başarılar olmasaydı eğer, o zaman zihinlerimizde hâlâ farklı bir Şırnak hayal ediyor olacaktık.)

Barcelona’da 200 takımın davet edildiği futbol turnuvasında Şırnak Futbol Takımımız şampiyon oldu. Şampiyon olmasalardı; oraya gitmiş olmaları bile bir başarıydı ve bu görmezden gelinemezdi. O nedenle gitme başarısının yanında şampiyonlukla dönüyor olmaları başarı üstüne ayrı bir başarıdır bu hakkı sahiplerine vermemiz lazım.

Peki; bu çocuklarımız kayyım öncesi yeteneksiz miydi?

Hayır!

Yetenekleri vardı ama teröre müzahir belediye yönetimi tarafından köreltildiler, bu yetenekleri ortaya çıksın istemediler. Onlara başarı kazanan değil, aksine körelen, kendisini çaresiz hisseden bir nesil lazımdı. Bu tipte olanlar onlar için insan kaynağı idi.

O nedenle kayyımla başlayan dönem sadece Şırnak, Hakkâri için değil Türkiye için bir milattır.

Şırnak’a kayyımın göreve başlamasıyla yapılan yatırımları yazmak için bu köşe yetersiz; kısmetse ilerleyen zamanda geniş bir çerçevede onu kaleme alırız.

Lakin gençlerin yeteneklerini sergileyecekleri, çalışacakları ortamın olması kendilerine güvenen ağabey, abla ve devlet yöneticilerinin olması en önemli eksikleriydi. Ve gençler kendilerine verilen bu değeri karşılıksız bırakmayarak büyük bir başarıyla ülkemize döndüler.

Her birinin başarılarının daim olması dileklerimizi ileterek, emeği geçenlerin tamamını tebrik ettiğimizi buradan tekrarlamış olalım.

İyi ki kayyım var, iyi ki gençler bu imkânı değerlendirme fırsatı yakaladılar…