Gelecek bilimi, sosyolojik ve ekonomik her alanla ilgili olarak geçmişi bilmek, bugünü anlamak ve geleceği planlamaktır. Değişimi ve yol açtığı etkileri anlamak ve buna göre planlamak gelecek bilim çalışmalarının temel ilkeleridir. Önceden belirlenmiş hedeflerin gerçekleştirilmesine yönelik olarak kaynakların harekete geçirilmesi, etkin ve verimli olarak kullanımı ile sonuç almayı hedefleyen bilgi temelli bir çalışmadır. Gelecekte nereye ulaşılmak istendiğinin ve hedefe nasıl ulaşılacağının önceden belirlenmesidir.

Bizde “Gelecek Bilimi” oldukça yeni bir kavram olmasına karşın, Avrupa’da 1800’lü yılların sonunda ve Amerika’da ise 1900’lü yılların başlarında disipline bir içerik kazanmıştır. Bu ülkelerin üniversitelerin de bu başlıkta yüksek lisans ve doktora programları uygulanmaktadır. Gelecek ile ilgili çalışmaların bunlar tarafından yapılması, geleceğin olanaklarının da zengin ülkeler arasında paylaştırılarak onların çıkarları doğrultusunda yönlendirilmesi gibi bir handikap oluşturmaktadır.

Gelecekle ilgili çalışmaların gelişmiş ülkelerin çıkarlarına hizmet ediyor olması geleneğinin kırılması için bu disipline bakış açısını Türkiye gibi kalıplarını kırmaya çalışan ülkelerinde kazanması gerekmektedir. Gelecek henüz gerçekleşmediğine göre, öngörülebilir, bu öngörü doğrultusunda planlanabilir ve değişim sağlanabilir. Bunun için alternatif senaryolar üretilmesi gerekmektedir.

Yeni bir gelecek tasarlamak için yapılması gerekenler

1- Mevcut durumun tespiti. 2-Gelecekten ne istiyoruz ve ne bekliyoruz? 3-Sahip olduğumuz değerler ve tercihler nelerdir? 4-Gelecek için tahmin edilen gelişmelerin analizi. 5- Alternatif geleceklerin planlanması ve formüle edilmesi. 6- Alternatif gelecek kurgusunun geliştirilmesi ve mantıkî uzantılarının kurulması. 7- Geçiş strateji taslaklarının hazırlanması. 8- Politikaların ve stratejilerin belirlenmesi. 9-Geri besleme. 10-Geri beslemeye bağlı olarak strateji ve politikaların gözden geçirilmesi.  (Ünal ACAR, S.Ü.S.B.E. Dergisi 42 / 2019)

Bilgi toplumu, bilgi ekonomisi, bilgi teknolojileri, yaşam boyu öğrenme, e-öğrenme gibi kavramların toplumları daha fazla etkilediği günümüzde çok hızlı dönüşümler yaşanmaktadır. Günümüz dünyasında gelişmeleri önceden ön görmek elbette kolay değil ama bunun yönetimlere katacağı güç, bölgesel ve küresel değişimlerde sağlayacağı katkı paha biçilmez derecede önemlidir.

Gelecek üzerindeki hesaplarımızı, ne tür bir gelecek istediğimizi belirleyerek ve ona ulaşmak için yapmamız gerekenleri atalete düşmeden bir plan çerçevesinde gerçekleştirmemiz gerekmektedir. Bunun gerçekleşmesi içinde bilgiye ulaşma yol ve yöntemlerine sahibi olmamız ve bu bilgiyi işleyerek uygulayacak kararlı bir iradeye sahip olmamız gerekmektedir.  Gelecek üzerindeki sorumluluğumuzu kabul ettiğimizde ve gereğini yaptığımızda; geleceğine başkalarının karar verdiği ülke değil, kendi geleceğini planlamaya muktedir ülke haline gelebiliriz.

Krizi başarılı yönetmek demek, arkasına kuyruk olup onunla yatıp kalkmak demek değildir. Krizi başarılı yönetmek demek önceden görüp, hazırlık yapmak ve güçlü yanlarımızı harekete geçirerek en az zararla en fazla faydayı elde edebilmektir. Gelecekte büyük, güçlü Türkiye ideali için bu tür krizleri fırsata çevirebilecek becerileri kazanmamız gerekiyor.