CHP'de günlerdir tuhaf bir tartışma yaşanıyor.

Bir tarafta mahkeme kararları, hukuk ve parti tüzel kişiliği var.

Diğer tarafta ise koltuklarını kaybetmek istemeyenlerin telaşı...

Bazı çevreler, Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP Meclis Grubu'nda konuşup konuşamayacağını tartışıyor.

Asıl sorulması gereken soru şudur:

Bir siyasi partinin genel başkanı, kendi partisinin grup toplantısında konuşmak için kimden izin alacak?

Parti sözcüsünden mi?

Grup başkanvekillerinden mi?

Belediye başkanlarından mı?

Yoksa sosyal medyadaki sanat-sepet korosundan mı?

Elbette hayır.

Bir partinin genel başkanı, kendi partisinin kürsüsüne çıkar ve konuşur.

Bunun için hiç kimseden izin almaz.

Son dönemde bazı isimlerin hukuk yerine fiilî durum üretmeye çalıştıkları görülüyor.

Sanki partiyi ele geçiren, binaya yerleşen veya koridorları kontrol eden kişi partinin sahibi oluyormuş gibi bir anlayış yayılmaya çalışılıyor.

Oysa hukuk devletlerinde işler böyle yürümez.

Siyasette esas olan bina değildir.

Koridor değildir.

Sosyal medya değildir.

Esas olan hukuktur.

Yetkidir.

Meşruiyettir.

Bugün CHP'nin yaşadığı tartışmanın merkezinde de bu mesele bulunmaktadır.

Birileri yıllardır "hukukun üstünlüğü", "demokrasi", "meşruiyet" ve "kurumsallık" kavramlarını dilinden düşürmedi.

Şimdi aynı çevrelerin işlerine gelmeyen gelişmeler karşısında bu kavramları unutması dikkat çekicidir.

Demokrasi sadece işinize geldiğinde savunulacak bir ilke değildir.

Hukuk sadece rakipleriniz için uygulanacak bir sistem değildir.

Meşruiyet sadece kazandığınız günlerde hatırlanacak bir kavram değildir.

Eğer bir siyasi hareket hukuku savunuyorsa, sonuçları hoşuna gitmediğinde de hukuka saygı göstermek zorundadır.

Aksi halde ortaya ilke değil, çıkar siyaseti çıkar.

Bugün yaşanan tartışmanın özü budur.

Koltuklar geçicidir.

Makamlar geçicidir.

Siyasi güç geçicidir.

Ama hukuk kalıcıdır.

Ve siyaset ne kadar sert olursa olsun, günün sonunda herkes dönüp hukukun kapısını çalmak zorundadır.

Mühür kimdeyse, yetki ondadır.

Siyasetin de hukukun da temel kuralı budur.