Bugün insanı insan yapan değerlerden bahsedelim mi? Mesela, argo, küfürlü ve saygısızca yapılan konuşmaları düşünün. Bu kültürde konuşan kişi ve kişilerin değerini düşünün. Sizce bu konuşmaları kendilerine hayat tarzı seçen insanlar ne kadar saygı görür? Ya da görmeli mi? Veya bu kültür neden benimsenir oldu?

Küfürlü konuşma tarzı ilkokullar seviyesine indiğine de tanık oluyoruz. İki cümleden birinde küfür dolu konuşmalara ‘sokak ağzı’ bile diyemiyoruz. Esasen ‘Sokak ağzı’ teriminin alt yapısında sokak satıcılarının kaba söylemleri yatar. Ama bugün konuşma kültürümüz ‘sokak ağzı’nın çok daha ötesine geçmiştir.

Atalarımız ne güzel söylemiş ‘tatlı söz yılanı deliğinden çıkarır’ diye… Güzel sözler insanın içini de ısıtır. Pozitif enerji yayar ve gerginlikleri de alır götürür. Kaba, hakaret edici, aşağılayıcı, küfürlü sözler ise insanı gerer ve mutsuzluğun, kavganın ve kötülüğün kapısını açar. Gerçi atalarımız demiş ya ‘Kötü söz sahibine aittir’ diye…

Al-i İmran Suresi, 159. ayette Allah (cc) Peygamber Efendimiz’e (sas) ne diyor:  “Allah’tan bir rahmet dolayısıyla, onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın onlar çevrenden dağılır giderlerdi. Öyleyse onları bağışla, onlar için bağışlanma dile ve iş konusunda onlarla müşavere et. Eğer azmedersen artık Allah’a tevekkül et. Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever.”

Siyasetçiler milletin verdiği güçlerini kaybettiklerini düşünüyorlarsa bu ayeti hatırlasınlar bence… İnancımız da kültürümüz de, örf ve adetlerimiz de güzel ahlaklı olmayı gerektiriyor. Güzel ahlakın yolu da güzel kalpten, güzel dile, güzel dilden güzel söze gitmekten geçer.

Söz uçar derler ya, esasen sözler inancımıza göre kaydedilir. İyisi de kötüsü de… Kim bilir belki bir zaman karşımıza çıkar ve bizi utandırır, ya da sevindirir. Çünkü kimsenin yaptığı yanına kar kalmaz. Eğer hakaret, küfür ve aşağılamalar inanç kılıfı ile yapılıyorsa, bunun vebali daha büyük.

45 yaş üstü insanlar bilir. Eski sinema filmlerindeki konuşma edep ve adabı ile güzelliği bir başkaydı. Kavgalarda bile nezaket elden bırakılmazdı. Küfür utanılacak bir sözdü. Çok konuşan olmazdı gerçi ama toplumda küfürlü konuşan dışlanırdı. Sinemalarda en çok sevilen sanatçıların konuşmalarındaki “N’ayır, N’olamaz” sözleri kibarlıklarının yansıması idi.  İşte tüm bunlar, insanı yükselten ve yücelten önemli değerlerdi. İşte o dönem belki daha fakirdi millet, ama daha mutluydu. Yardımlaşma ve dayanışma daha fazlaydı.

Şimdiki sinema filmlerinde özellikle küfürlü konuşma adeta moda oldu. Eğer bu konuşmalar özgürlük diye lanse ediliyorsa, bu asla özgürlük değil, insani değerleri yok etme ve kavga ve kaygıları artırmaya sebep olmadır. Şeytana hizmet etmedir. Ben şahsen çocuklarımla şimdilerde sinema filmi izlemeye korkuyorum.

Sokaklarda çoğumuzun karşılaştığı durumlar var. Küçücük çocukların küfürlü konuşmaları… İnanın duyunca benim yüzüm kızarıyor. Sahi, okullarda ahlak bilgisi dersleri artık yok mu?

“Sosyal medyanın bu işte payı yok mu?” dediğinizi duyuyorum. Var tabi, olmaz mı? Ama daha çok eğitime yönelme ile ve sosyal medyadan da bu eğitimi yayma ile kötü sözlerle, küfürle mücadele etmemizin zamanı gelmedi mi?

Bu yönde sivil toplum örgütlerine ile birlikte projeler üretilmesi gerektiğini de düşünüyorum. Bu sorumluluk hepimizin.

Selam ve dua ile…