İnsan biyolojik, psikolojik ve sosyal bir varlıktır. İnsanın bu üç yönüyle de beslenmeye ihtiyaç duyar. Biyolojik yönümüz midemize giden gıdalarla beslenir. Psikolojik yönümüz ilgi, bilgi ve sevgiyle beslenir. Sosyal yönümüz ise kendimizi gerçekleştirmekle gördüğümüz saygı ve tatmin duygusuyla beslenir.

İnsan bu üç cihetten gelişebilmek için öğrenmeye ihtiyaç duyar. İnsan sağlıklı beslenmek, sağlıklı yaşamak, başarılı ve mutlu olmak için doğru bilgi edinmelidir. Doğru bilgiyi hayatı boyunca öğrenen insana, “öğrenen insan” denir. Öğrenen insanlar öğrenmenin gücüyle zinde, sağlıklı ve gürbüz olur. Öğrenmek bilmenin ötesinde gerçekten yaşamaktır. Bildiğini yaşamak öğrenmenin en son aşamasıdır.

Doğru yaşamak için bilmek gerekir. Bilmek için birçok farklı yol vardır. Bunlardan bazıları, görmek, işitmek, okumak, yazmak, gezmek, görmek, tatmak, koklamak, yapmak ve yaşamaktır.

Çocuklarımızı iyi insan olarak yetiştirmek için onlara iyi ve doğru bilgiler öğretmeliyiz. Bunun için, çocuklara kitap okumayı sevdirmeliyiz. “Öğrenen aileler” olmak için ailenin bir okuma saatinin olması etkili bir yoldur. Okumak hayattır ve öğrenirken uçmaktır. Bazen okuyup öğrendiğimiz bilgiler sayesinde Fuat Sezgin’in dediği gibi uçtuğumuzu hissederiz. Çocuklarımızın öğrenmenin zevkine varması için evde bir okuma saatinin olmasını tavsiye ediyorum.

Okumak çaba ve emek ister. Okumak sabır ve gayret ister. Okumak için önce niyet etmek gerekir. Okumaya niyet ettikten sonra okuyacağınız kitabı seçmelisiniz. Seçilen kitabın bedelini ödeyerek almanız icap eder. Kitabı elinize almanız ve kitaba dokunmanız sizi okumaya hazırlar. Aldığınız kitabın kokusunu hissetmeniz yeni kitapla sahaflardaki tarihi kitap arasındaki farkı anlamanızı sağlar. Arşiv raflarının kokusu ile yeni bir kitabın kokusu farklıdır.

Okunacak kitap temin edildikten sonraki aşama, okumak için bir zaman ve mekân bulma ihtiyacıdır. Mekân bulunduğunda aslında zaman da bulunmuş olur. Okuyacağınız zamanı geçireceğiniz mekân sabit de olabilir seyyar da. İyi bir kitap okuyucusu zamanın geçmesinden ıstırap duyup otobüste, vapurda da okuyabilir. Hatta yolda yürürken okuyan insanları görebilirsiniz. Bazı kişiler arkadaşının koluna girerek okula giderken bile okuyarak gidebilir.

Çocuklarımıza evde okumayı sevdirmeliyiz. Bunun için evimizde bir okuma saatinin olması son derece yararlıdır. Akşama doğru hane halkının eve geldiği saatlerden sonra şahsi temizlikler yapıldıktan ve akşam yemeğinin yenilmesinin ardından ailece bir okuma saati konulabilir. Okunacak kitaplar yaş seviyesine göre ve okuyucuların kendi isteklerine göre seçilebilir. Ortak bir aile kültürü oluşturmak için aynı kitabın setleri de okunabilir.

Okumak aktif bir faaliyettir. Okumak için okumayı sevmek lazım. Sevmek için anne ve babanın çocuklarına kitap okumayı sevdirmesi iyi olur. Okumak zorla yapılacak ya da yaptırılacak bir olay değildir. Bir Fransız atasözü şöyle der: “Bir atı yularından çekerek akarsu kenarına getirebilirsiniz fakat ata zorla su içiremezsiniz.”

Çocukları zorla okuma saatine getirmek, kitap sevgisinden ziyade kitaptan ve okumaktan uzaklaşmayı doğurabilir. Anne ve baba çocuklarına okuma sevgisi kazandırmak için başta kendileri okumayı sevmelidir. Ailece yapılacak zevkli bir okuma faaliyeti okumayı sevdirmenin tesirli bir adımıdır. Okumayı sevdirmek için çocuklarla birlikte küçük yaşlardan itibaren birlikte okumalar yapılabilir. Okunanlar anlatılabilir, öğrenilenler drama tarzında canlandırılabilir. Okunan kitaplar ödüllendirilebilir.

Öğrenen insanlar öğrenen ailenin, öğrenen aileler de öğrenen Türkiye’nin teminatı olacaktır.