Hayat bir mücadeledir elbet. Önemli olan hangi safta durduğundur. Amacın ve hedefinin ne olduğudur. Bazı insanların hedefi sadece nefsinin emrinde koşmaktır. Onlar için hayat, sadece yaşamak ve mutlu olmaktır. Para ve güç elde etmektir. Bu insanlar, parayı bulsa da mutluluğu bulamayanlardır. Zaten yanlış yola girdikleri için de bulamayacaklardır.
Bazı insanlar ise ortaya konan insani fikirlerin peşinden koşar. İnsan şaşmaz bir yaratılmış değildir elbet, dolayısı ile insan şaşar. Yaratıcının insanoğluna ulaştırmış olduğu ilahi Ahkâma (Kur’an) aykırı işlerin peşinden koşanlar ise bir gün koştuklarının boş olduğunu görür.
İman etmek ayrı bir duygudur. İman, ayrıca dini bir kavramdır da… Kuran’ı Kerim’de ‘Ey İman Edenler’ diye başlayan ayetlerin sayısı 89’dur.
Yaratıcı olan Allah (cc) kullarının, yani insanların iyiliği için koyduğu kuralları yaşamasını istemektedir. İnsanların mutluluğunu isteyen yaratıcıdır. Yaradan, yarattığının hangi hayat tarzı ile mutlu olacağını elbette bilir. Ancak, hayatın içinde iyi ve kötüyü de yaratan Allah, insanın kendini bulması, imtihan sürecinden geçmesi, aklını kullanarak doğruyu bulmasını istemiştir. Bu nedenle peygamberler ve kitaplar göndermiştir. Böyle dileyerek yaradan, aklın ne kadar önemli olduğunu da ortaya koymuştur. Bu yüzden Müslüman’a ilk emir ‘Oku’dur. Tabi ki, iyi ve kötünün yaratıldığı yerde bilginin de iyisi ve kötüsü vardır. Doğru bilgileri, doğru kaynaklardan, işin ehli alimlerin ortaya koymuş olduğu eserlerden öğrenmemiz gerekir.
Bu yüzden Kur’an’da birçok ayette Allah (cc) ‘aklınızı kullanınız’ diyor. Kur’an, Müslüman’ın anayasasıdır. Sünnet ise onun insanlıkta hayat bulmasıdır. İnsanı yaratan Allah (cc), insanı yaşattıkça mutluluğun reçetesini de vermiştir. Ödül ise hem dünyada hem ölüm ötesi hayatta vaat edilmiştir. Ancak, İslam’ın özünde olmayan, kural ve kavramlar, daha çok birilerinin keyif sürebilmesi için ortaya konulmuştur.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın söylediği de budur.
Alimler kolay yetişmiyor. Liderler de kolay yetişmiyor. Fitne ile ortaya çıkmış olan meselelere dikkat ederek davranmamız gerekir. Ne alimlerimizi ne de liderlerimizi bu tür fitnelere kurban edemeyiz. Hatasız kul arayan, önce kendine bir baksın. Kendi hatan dururken, başkasına ahkam kesmek Müslüman’a yakışmaz.
Ortaya çıkmış olan bu fitneden ders çıkartarak hatalarımızı da düzeltmek zorundayız. Şimdi, birliğimizi ve dirliğimizi de güncelleme zamanı. Şimdi safları sıklaştırma, fitneyi engelleme zamanı. Şimdi, dinimizin güzelliklerini milletimize doğru bilgilerle ulaştıran üstatlara, kurum ve kuruluşlara sahip çıkma zamanı.
Selam ve dua ile…